Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif


Birçok farklı yurttaş girişimi Gezi Parkı’nda gönüllü çalışmalar yürütüyor. Kitap değiş-tokuşundan yurttaş haberciliğine, dayanışma mutfağından çocuk atölyelerine onlarca otonom faaliyet mekanı hergün yaşıyor, canlı tutuyor, onu sürekli yeniden üretiyor. Bunlardan biri de Sivil İnisiyatif. Polis barikatlarını yeniden işlevselleştirerek yapılan bir masa ve yiyecek/içecek dayanışması ile başlayan çalışmalar kısa sürede devasa bir öz-örgütlülüğe, Park hayatının birçok alanına dokunan bir dayanışma pratiğine dönüşmüş. Sivil İnisiyatif’in manifestosu, Gezi … Okumaya devam et gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif

#direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş


Gezi Parkı direnişi ikinci haftasını doldurmak üzere. Protestolarla ortaya çıkan yoğun enerjinin somut talepler mecrasına akmasının önemi ise artıyor. Bunun için Gezi direnişinin taleplerini bütün ülkeye yaymalı, her yerde bu talepleri dillendirmeli, direnişinin taleplerini ülke çapında yaygınlaştıracak bir kampanya oluşturmalıyız. Talepler her yere ulaşmalı, anlatılmalı. Nasıl mı? Mahallemizde, işyerimizde, okulumuzda sokağımızda Gezi direnişinin taleplerini yayalım. Her yere afişlerimizi asalım. Tüm İstanbul’u, bütün ülkeyi taleplerimizle, Gezi … Okumaya devam et #direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş

1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’


1 Mayıs’a 1 kala Taksim Projesi’ni hatırlayalım ve Meydan’da son duruma bakalım: Taksim’e yapılan müdahale her ne kadar mekânsal olsa bile, aslında çok katmanlıdır: Ekonomik açıdan inşaata dayalı rant ekonomisinin geldiği ‘çılgın projeler’ döneminin iştahını yansıtmaktadır. Küreselleşen İstanbul’un soylulaştırılan merkezinin turist ve tüketim odaklı yeniden yapılandırılması projesi olarak değerlendirmek mümkün. Kültürel açıdan seçici bir miras anlayışı ile tarihi yeniden yazmaktadır. Sık sık ‘Osmanlı – Selçuklu … Okumaya devam et 1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’

‘yeni taksim’in altı’


İBB’den mesaj var! Taksim Tüneli çalışmaları için 20 günlüğüne Tarlabaşı Bulvarı’ndan Meydan’a çıkışı kapatacaklarmış. Haber ve güzergah detayları aşağıda. Ancak benim dikkatimi haber için kullandıkları şu aşağıdaki görsel çekti. Bu ‘neşeli’ haberi bize ileten Başkan’ın fotoğrafını kastetmiyorum. Altında yer alan ‘yeni Taksim’in altı’ isimli tünel görseline göre Taksim Projesi’nin Tarlabaşı – Elmadağ güzergahı dışında iptal edildiği söylenen diğer tüneller de yerli yerinde duruyor. Bu acaba … Okumaya devam et ‘yeni taksim’in altı’

gezi parkı paris’te olsaydı…


Malum, Taksim Meydanı ‘yayalaştırma’ projesiyle büyük bir tehlike altında. Komşusu ve Meydan’ın ayrılmaz parçası Gezi Parkı da bu proje kapsamında yıkılarak arsalaştırılacak ve büyük ihtimal bir AVM olarak yeniden inşa edilecek. Bugün öğrendiğimiz haberler Park’ın etrafındaki işletmelerin tahliye kağıtlarını aldıkları ve daha önce kırmızı ile işaretlenmiş ağaçların kesimine devam edildiği noktasında. Yani Gezi Parkı’nı AVM’leştirme planı yürütülüyor. Tabi bütün bu çıkarımlara, bu projelerin detaylarının şeffaf … Okumaya devam et gezi parkı paris’te olsaydı…

taksim’e taksim için çıkma vakti!


Taksim Meydanı ve Gezi Parkı için artık gün sayıyoruz. Taksim Projesi, tam da binlerce İstanbullu hayvan dostlarının yaşam hakkı için meydanı doldurmuşken, dün Başbakan tarafından bir kere daha dile getirildi. Bugün yarın ilk kazma vurulacak ve burası İstanbul’un kent gündeminin en sıcak noktalarından biri haline gelecek. Yapılacak proje elimizdeki en önemli kamusal mekanı yok etmekle kalmayacak, veya kentin belleğini silip atmayacak sadece. Aynı zamanda projenin … Okumaya devam et taksim’e taksim için çıkma vakti!

taksim projesi veya william whyte’ın kabusu


The Social Life of Small Urban Spaces / Küçük Kentsel Mekanların Sosyal Yaşantısı Amerikalı şehirci ve gözlemci William Whyte, 1980 yılında New York’un kentsel kamusal mekanlarını derinlemesine çalışır. Kentin meydanlarının, parklarının, gökdelenler arasında kalmış açık alanlarının nasıl kullanıldığına, buralarda ne çeşit etkinlikler gerçekleştiğine ve nasıl bir sosyal hayatın var olduğuna dair, politika-yapıcılara dersler çıkartır. Kentsel tasarım / mekansal yaşanabilirlik ilişkisini ‘gözlemleyerek’ inceler. Bazı mekanlar başarılıdır, canlı, … Okumaya devam et taksim projesi veya william whyte’ın kabusu

EDEP YAHU! Taksim – Hasankeyf Hattında Bir Traji-Komedi


31 Ekim Pazar sabahı, bu ülke gene, daha önce onlarca kere olduğu gibi bombalarla uyandı.  Bomba benim mahallemde, milyonların şehrinin merkezinde,  siyasi mesajın mekan ile en sık buluştuğu yerde, Taksim Meydanı`nda patladı. Birileri gene barışa şiddetle karşı çıktı..

Bu ülkede yaşayan hepimize, ucu bir şekilde dokunan bombalardandı. Merak ettirdi bize sevdiklerimizi, ürküttü acaba şiddet şehirlerde mi büyüyecek diye. Hedef polislerdi belli ki ama mekan bu toprakların en demokratik, açık, davetkar yerlerinden biriydi. Her kesimden insanın geldiği, millet, etnisite, inanç, cinsiyet, siyaset tanımayan İstiklal Caddesi`nin girişinde, emekçi Kürtlerin, yoksul göçmenlerin, travestilerin, marjinallerin, ötekilerin ve hızla daha fazla burayla tanışan, farklı renklere karışan orta-üst sınıfların (her ne kadar birbirlerine değmeden) varolabildikleri bu yerde patladı.. Teröre adres arandı ve Başbakanın deyimiyle “Edep Yahu” dedirtecek bir adres bulundu hem de hemen akabinde.. Okumaya devam et “EDEP YAHU! Taksim – Hasankeyf Hattında Bir Traji-Komedi”