Sabit Yazı

15 Temmuz sonrası kent


“Devrim” anlarında zaman ve mekan sıkışır, hayatın normal akışı hiç olmadığı kadar süratlenir, ve yaşadığımız kenti başka bir algı düzeyiyle tecrübe etmeye başlarız. İstanbul gibi bir mega kent bile küçülür, Türkiye’de zaten hızlı akan zaman daha da hızlanır. Gezi Parkı direnişinde de böyleydi, şimdi, darbe karşıtı demokratik süreçte de böyle. Örneğin, ulaşım altyapısının parçası olarak “kullandığımız”, veya İstanbul’un dekoru olarak birer “seyirci” gibi her gün … Okumaya devam et 15 Temmuz sonrası kent

Sabit Yazı

Gezi Parkı, Topçu Kışlası ve ‘Katılımcılık’ Oyunu


Topçu Kışlası için halkoylaması yapmak fikri ne kadar da demokratik, değil mi? Önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 – 2019 Stratejik Planı’nda Topçu Kışlası Restitüsyon Projesi’nin yer aldığı haberleriyle uyarıldık. Haliyle, bütün yaşananlardan, kaybedilen canlardan sonra bile Kışla ısrarının devam ettiğini teyit etmiş olduk. Tek adam siyasetinin, merkezden yönetilen ‘yerel’ yönetimin ve sürdürülmek istenen gerilim politikalarının doğal sonucu olan bu ısrar aslında kimseyi de şaşırtmadı.. Ancak bu … Okumaya devam et Gezi Parkı, Topçu Kışlası ve ‘Katılımcılık’ Oyunu

Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak


Arkitera‘dan Bahar Bayhan’ın 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı ve Yenikapı Miting alanı karşılaştırması üzerinden sorduğu sorulara yanıtlarım: Toplumsal hareketler ile meydanların ilişkisini nasıl değerlendirirsin? 12 yıllık AKP iktidarı bir şeyi öğrettiyse o da siyaset alanı toplumsal alanda genişlemediği müddetçe demokratikleşmenin de ilerletilemeyeceğidir. Siyaset alanının, kentsel ve kırsal dönüşüm projeleri ile yaşam alanlarını kuşattığı mevcut otoriter neoliberalizm döneminde genişleyeceği yer de mekan(da)dır. Yani demokratikleşme aynı zamanda bir … Okumaya devam et Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak

Anket: Polis barikatlarını nasıl geri dönüştürmeli?


Kenti kentliye kapatan, kamusal mekanları kuşatan polis barikatlarının sayıları ve kullanım sıklığı artıyor. 1 Mayıs sebebiyle başta Taksim olmak üzere, İstanbul ve Türkiye’nin birçok kent merkezi yarı açık cezaevine dönüştürülmüş durumda. Peki bu barikatları başka türlü, insanlık hayrına kullanmak mümkün mü? Aşağıda yer alan anketimize katılın! Okumaya devam et Anket: Polis barikatlarını nasıl geri dönüştürmeli?

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları


Taksim kentin sadece birkaç dönüm beton yığını değildir. Taksim Meydanı’nın ne olduğunu, neye ve niye dönüştüğünü merak edenler için bir Mutlu Kent derlemesi: Taksim’in Kuşatma Mimarisi – Nisan 2014 Aslında, özgür olması gereken, toplumsal iradenin ürettiği kent meydanlarını yasaklamak, veya Yenikapı Meydanı gibi devasa iktidar meydanları yaratmak, iktidarlar için bir paradoks. Meydanları ne kadar kapatmaya çalışsanız da, Taksim Meydanı’nda toplanmaya çalışanları şiddetle bastırsanız da, bu … Okumaya devam et 1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

Beyoğlu’nda Durmadan Devam


  Kültürün ve sanatın sahnesi Beyoğlu Beyoğlu’nda sinema ve tiyatrolar kapanırken, Emek AVM, AKM karakol yapılmışken, kültür üzerinden oy istemek!  Kitaba, kitapseverlere, sahaflarımıza hizmet yolunda devam Beyoğlu’nda kitapçılar hızla kapanırken, birçoğu otele dönüştürülmeyi beklerken, kitap ve sahaflar üzerinden oy istemek! Taksim Meydanı Projesi Taksim Meydanı’nın içine edilmişken, Gezi Parkı halen yıkım tehlikesi altındayken, Beyoğlu’nun hukuksuz projelerinden Maksim AVM’nin inşaat paravanı üzerinde sergilenen Taksim Meydanı Projesi … Okumaya devam et Beyoğlu’nda Durmadan Devam

Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan


Bugün Kadir Topbaş, twitter hesabından Taksim Meydanı için gerçekleştirmeyi planladıkları kentsel tasarım projesinin görsellerini paylaştı. Bir süre önce “aslında meydanlarda ağaç olmaz ama madem insanlar istiyorlar, biz de bol ağaçlı bir meydan tasarlarız” mealinde bir açıklaması olmuştu. Gerçi ondan önce de “bundan sonra tek bir otobüs durağının yeri bile değişse halka soracağız” demecinde bulunmuştu. Ne halka, ne konuyla ilgili gruplara ne de uzmanlara sormadan, Kinder çikolata … Okumaya devam et Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan

‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)


Memet Ali Alabora’nın, ağaç/doğa savunusu ile tetiklenen ama (polis şiddetine karşı gelme, ifade de dahil bütün özgürlüklere sahip çıkmak gibi) ilintili alanlara genişleyen direnişin aldığı çoklu boyuta istinaden söylediği ‘mesele sadece Gezi Parkı değil‘ sözüyle nasıl da hedef haline getirildiğine tanık olduk. Mevzunun sadece Park olmadığını aslında herkes biliyor, hele Park’ın kendisi bile sadece Park değilken… Bir mekana yapılan müdahalenin (parkı yıkmak), o müdahaleye imkan sağlayan koşulların (parkın … Okumaya devam et ‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)

kentin merkezini siyasete kapamak!


Başbakan, ‘E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse orada miting yapmak zorundasın. Burası hukuk devleti.‘ demiş. Başbakanın ‘hukuk devleti’ dediği aslında kanun devleti. Kanuni olmak ile hukuki olmak farklı şeyler. Sonuçta diktatörlükler de kanunlarla yönetiliyor. Kanun devletinde şehir merkezini yoksullara/toplumsal hareketlere kapayabilirsiniz. Örneği çok, Bakü, Beyrut, … Okumaya devam et kentin merkezini siyasete kapamak!

‘yeni taksim’in altı’


İBB’den mesaj var! Taksim Tüneli çalışmaları için 20 günlüğüne Tarlabaşı Bulvarı’ndan Meydan’a çıkışı kapatacaklarmış. Haber ve güzergah detayları aşağıda. Ancak benim dikkatimi haber için kullandıkları şu aşağıdaki görsel çekti. Bu ‘neşeli’ haberi bize ileten Başkan’ın fotoğrafını kastetmiyorum. Altında yer alan ‘yeni Taksim’in altı’ isimli tünel görseline göre Taksim Projesi’nin Tarlabaşı – Elmadağ güzergahı dışında iptal edildiği söylenen diğer tüneller de yerli yerinde duruyor. Bu acaba … Okumaya devam et ‘yeni taksim’in altı’

mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası


Ne seneydi ama… Artık olağanüstü hal planlama rejimi ile turbo hızında dönüşen kentlerin gündemini takip edebilmek, artan iletişim olanaklarına rağmen, gittikçe zorlaşıyor. İktidarın mekansal politikaları ile kolaylaştırılan rant üretimi ve bölüşümü, projelerin sayılarını ve boyutlarını artırırken, kültürel hegemonya da mekana yapılan sembolik müdahaleler ile üretilmeye çalışılıyor. Neoliberal konsolidasyon kamusallıklara açıkca saldırıyor. Kentsel dönüşüm uygulayıcıları utangaç ve meşruiyet zemini arayan söylemlerini, otoriterleşen yönetim anlayışı ve siyaset … Okumaya devam et mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası

tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar


Bence de buz pisti yapalım! Bir yere, bir kent meydanına, parka buz pisti yapmak iyi bir proje olabilir. Hatta ücretsiz veya ucuz yaparsınız, farklı yaş grupları birlikte, kışın havanın soğuk olduğu zamanlarda iyi vakit geçirirler. Hatta fantaziler kuralım, artık meşrebine göre yanında sıcak şarap, veya sahlep satılır, bakarsınız bir Avrupa ülkesi olup çıkarız. Oh ne ala! ‘Derdiniz buz pisti ise, Tepebaşı’nda geçici festival alanı olarak … Okumaya devam et tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar

gezi parkı paris’te olsaydı…


Malum, Taksim Meydanı ‘yayalaştırma’ projesiyle büyük bir tehlike altında. Komşusu ve Meydan’ın ayrılmaz parçası Gezi Parkı da bu proje kapsamında yıkılarak arsalaştırılacak ve büyük ihtimal bir AVM olarak yeniden inşa edilecek. Bugün öğrendiğimiz haberler Park’ın etrafındaki işletmelerin tahliye kağıtlarını aldıkları ve daha önce kırmızı ile işaretlenmiş ağaçların kesimine devam edildiği noktasında. Yani Gezi Parkı’nı AVM’leştirme planı yürütülüyor. Tabi bütün bu çıkarımlara, bu projelerin detaylarının şeffaf … Okumaya devam et gezi parkı paris’te olsaydı…

taksim’e taksim için çıkma vakti!


Taksim Meydanı ve Gezi Parkı için artık gün sayıyoruz. Taksim Projesi, tam da binlerce İstanbullu hayvan dostlarının yaşam hakkı için meydanı doldurmuşken, dün Başbakan tarafından bir kere daha dile getirildi. Bugün yarın ilk kazma vurulacak ve burası İstanbul’un kent gündeminin en sıcak noktalarından biri haline gelecek. Yapılacak proje elimizdeki en önemli kamusal mekanı yok etmekle kalmayacak, veya kentin belleğini silip atmayacak sadece. Aynı zamanda projenin … Okumaya devam et taksim’e taksim için çıkma vakti!