AKP İktidarı’nın Kentsel Sınırları: 13 Yıllık Bir Hesap Özeti


13 yıllık iktidara kentler üzerinden baktığımızda, bugün hissedilen ve ardı ardına gelen yakıcı anların pek de şaşırtıcı olmadığı görülecektir. AKP iktidarının kentsel politika ve uygulamalarının, yaşadığımız ve içinden çıkması zor bir derinliğe erişen çok boyutlu krizin erken uyarı sistemi gibi bir işleyişi oldu. Henüz iktidarın, yaptığı ‘‘reformlar’’ ve ekonomik büyüme sebebiyle ulusal ve uluslararası kamuoyu tarafından kucaklandığı, bugün Erdoğan karşısında açık pozisyon alan The Economist … Okumaya devam et AKP İktidarı’nın Kentsel Sınırları: 13 Yıllık Bir Hesap Özeti

Şantiyeden Şantiyeye Koşan…


Erzurum – 6 Temmuz 2014 Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın aleni bir şekilde, (parti başkanı = başbakan = cumhurbaşkanı formülü ile tanımladığı) başkanlık rejimine geçmek isteği karşısında pozisyon alan Ekmeleddin İhsanoğlu, 2 Temmuz 2014 tarihinde Yozgat’ta seçim kampanyasını başlattığı konuşma sırasında ‘Cumhurbaşkanının görevi duble yol yapmak değil’ diye bir çıkış yapmıştı. İhsanoğlu, Türkiye’nin  başkanlık sistemine hazır olmadığını şu şekilde savunmuştu: Türkiye 90 senelik tarihinde çok kıymetli cumhurbaşkanları … Okumaya devam et Şantiyeden Şantiyeye Koşan…

mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi


2013 kelimenin her anlamıyla olağandışı bir yıldı. Kent, hem ekonominin hem de siyasetin merkezine iyice oturdu. Kentsel dönüşüm, çılgın projeler, gayrimenkul rantı, ekolojik yıkım tavan yaptı. Kentsel kararlar hiç olmadığı kadar merkezden, doğrudan Ankara’dan alınırken, yurttaşların da kurumsal yapılara katılım imkan ve mekanları giderek  azaldı. Kente, kentliye karşı işlenen suçlar listesi iyice kabardı. Ancak önceki yıllardan farklı olarak, kentlilerin ortak mücadelesi de hiç olmadığı kadar … Okumaya devam et mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi

şehir düştü! bizanslı tarihçi francis’den istanbul’un fethi


29 Mayıs İstanbul’un fethinin yıldönümü. İnsanlar şehrin farklı noktalarında, Başbakanın da katılımıyla bu günü görkemli bir şekilde kutlayacaklar. Mehteren takımı marşlar çalacak, Fetih temalı konuşmalar yapılacak, okullarda öğrenciler yazdıkları kompozisyonları okuyacak, Türklüğümüz, Osmanlı geçmişimiz, ‘ecdadımız’ ile gurur duyacağız. ‘Kahpe Bizans’ı, ‘imanımızla’, ‘hak yolunda’ yendiğimizi bir kere daha haykıracağız. Bugün, Ağaoğlu’nun Fetih temalı Maslak 1453 Projesi hukuku hiçe sayarak yükselmeye devam edecek. Tam da bugün Fetih’in … Okumaya devam et şehir düştü! bizanslı tarihçi francis’den istanbul’un fethi

kentin merkezini siyasete kapamak!


Başbakan, ‘E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse orada miting yapmak zorundasın. Burası hukuk devleti.‘ demiş. Başbakanın ‘hukuk devleti’ dediği aslında kanun devleti. Kanuni olmak ile hukuki olmak farklı şeyler. Sonuçta diktatörlükler de kanunlarla yönetiliyor. Kanun devletinde şehir merkezini yoksullara/toplumsal hareketlere kapayabilirsiniz. Örneği çok, Bakü, Beyrut, … Okumaya devam et kentin merkezini siyasete kapamak!

itiraf ediyorum, gökdelen izinlerini ben veriyorum!


Başbakan Erdoğan birkaç gün önce şöyle bir demeçte bulundu: Fevkalade bir hal olmadıkça gökdelenler dikilmemeli… Zemin artı 4, zemin artı 5… Bunun daha üzerine çıkmamalıyız. Zemin artı 10, zemin artı 15… Bu tür binalar değil. Biz kültürümüzün de derinliklerinden gelmek üzere estetiğe önem vermeliyiz. 40, 50, 80 katlı bina estetik olmaz mı? Olabilir. İnkar etmiyorum, reddiyeci değilim. Ama bir şeyi ortaya koymak istiyorum; insanoğlu toprağa yakın … Okumaya devam et itiraf ediyorum, gökdelen izinlerini ben veriyorum!

terör, gecekondu ve kentsel dönüşüm üzerine başbakan


6 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde ‘Kentsel Dönüşüm Devam Ediyor’ başlığı ile düzenlenen törende konuşan Başbakan Erdoğan gecekondu ile ‘terör’ arasında bir ilişki kurmuş, kentsel dönüşüm projeleri ile de terörle mücadele edildiğini ifade etmişti. Başbakan aşağıda yer alan söylemlerinde kentsel dönüşüm ve çözüm süreci arasında da paralellikler kurmakta: Yaklaşık 30 yıldır Türkiye terörle mücadele ediyor. Gaziosmanpaşa, Sultangazi çok önemli; terörün ortaya çıktığı anda terörü … Okumaya devam et terör, gecekondu ve kentsel dönüşüm üzerine başbakan

kentsel dönüşüme muhalefet sorununa nihai çözüm?


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Şubat 2013 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm Yıkım Şenliği’ndeki konuşmasından: Ana muhalefet partisi de onun işbirliği yaptığı marjinal sol örgütler de terör örgütleri de bu dönüşümün gerçekleşmesini istemiyorlar. Mağduriyet diyerek fırsat devşiriyorlar. Militan devşirdikleri, insanca yaşamdan uzak bu yapılaşmanın devamını istiyorlar. Ana muhalefet partisi tüm imtiyazların kendi elinde toplanmasını istemiştir. Kendisi en iyi eğitim imkanına sahip olacak ama … Okumaya devam et kentsel dönüşüme muhalefet sorununa nihai çözüm?

mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası


Ne seneydi ama… Artık olağanüstü hal planlama rejimi ile turbo hızında dönüşen kentlerin gündemini takip edebilmek, artan iletişim olanaklarına rağmen, gittikçe zorlaşıyor. İktidarın mekansal politikaları ile kolaylaştırılan rant üretimi ve bölüşümü, projelerin sayılarını ve boyutlarını artırırken, kültürel hegemonya da mekana yapılan sembolik müdahaleler ile üretilmeye çalışılıyor. Neoliberal konsolidasyon kamusallıklara açıkca saldırıyor. Kentsel dönüşüm uygulayıcıları utangaç ve meşruiyet zemini arayan söylemlerini, otoriterleşen yönetim anlayışı ve siyaset … Okumaya devam et mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası

EDEP YAHU! Taksim – Hasankeyf Hattında Bir Traji-Komedi


31 Ekim Pazar sabahı, bu ülke gene, daha önce onlarca kere olduğu gibi bombalarla uyandı.  Bomba benim mahallemde, milyonların şehrinin merkezinde,  siyasi mesajın mekan ile en sık buluştuğu yerde, Taksim Meydanı`nda patladı. Birileri gene barışa şiddetle karşı çıktı..

Bu ülkede yaşayan hepimize, ucu bir şekilde dokunan bombalardandı. Merak ettirdi bize sevdiklerimizi, ürküttü acaba şiddet şehirlerde mi büyüyecek diye. Hedef polislerdi belli ki ama mekan bu toprakların en demokratik, açık, davetkar yerlerinden biriydi. Her kesimden insanın geldiği, millet, etnisite, inanç, cinsiyet, siyaset tanımayan İstiklal Caddesi`nin girişinde, emekçi Kürtlerin, yoksul göçmenlerin, travestilerin, marjinallerin, ötekilerin ve hızla daha fazla burayla tanışan, farklı renklere karışan orta-üst sınıfların (her ne kadar birbirlerine değmeden) varolabildikleri bu yerde patladı.. Teröre adres arandı ve Başbakanın deyimiyle “Edep Yahu” dedirtecek bir adres bulundu hem de hemen akabinde.. Okumaya devam et “EDEP YAHU! Taksim – Hasankeyf Hattında Bir Traji-Komedi”