Sabit Yazı

“Güzel bir Fikirtepe” nasıl doğuyor?


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın “İstanbul’da Fikirtepe’den başlayarak bir kentsel dönüşüm hamlesi başlatacaklarını” söylediği Ekim 2010’dan beri Fikirtepe’de büyük yıkımlar gerçekleşti, çok mağduriyetler yaşandı, henüz biten bir proje olmadı. Bugün, yani proje başlangıcından yıllar sonra, 5 Şubat 2017’de, “bitmeyen” Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi’nin, “Güzel Bir Fikirtepe Doğuyor” sloganı ile, “temel atma töreni” düzenleniyor. Bu oldukça sancılı doğumun nasıl gerçekleştiğine bir örnek  üzerinden bakalım. İstanbul CNR … Okumaya devam et “Güzel bir Fikirtepe” nasıl doğuyor?

Sabit Yazı

15 Temmuz sonrası kent


“Devrim” anlarında zaman ve mekan sıkışır, hayatın normal akışı hiç olmadığı kadar süratlenir, ve yaşadığımız kenti başka bir algı düzeyiyle tecrübe etmeye başlarız. İstanbul gibi bir mega kent bile küçülür, Türkiye’de zaten hızlı akan zaman daha da hızlanır. Gezi Parkı direnişinde de böyleydi, şimdi, darbe karşıtı demokratik süreçte de böyle. Örneğin, ulaşım altyapısının parçası olarak “kullandığımız”, veya İstanbul’un dekoru olarak birer “seyirci” gibi her gün … Okumaya devam et 15 Temmuz sonrası kent

Sabit Yazı

Beyoğlu’nu kurtarmak için bir öneri: alternatif para birimi


Beyoğlu uzun bir süredir benim yaşam alanım. Burada yaşıyorum, çalışıyorum, sosyalleşiyorum. Beyoğlu üzerine düşünüyor, araştırma yapıyor, yazıyorum. Tüm sorunlarına rağmen Beyoğlu’nu seviyorum.  Yaşadığım yerin farklı sınıf, kimlik ve inançtan insanları tarihi boyunca barındırmış olması fikrini seviyorum. Buranın çok katmanlı, komplike bir yer olmasını seviyorum. Beyoğlu’nun birçok insanın belleğinde yer eden mekanlarını, dar sokaklarını ve yoğun yapılaşmasını seviyorum. Hareketli kamusal alanlarını, burada yapılan eylemlerini, yıllardır düzenli … Okumaya devam et Beyoğlu’nu kurtarmak için bir öneri: alternatif para birimi

Savaştan İstanbul’a Suriyeli hemşehrilerimizin kent hakkı


Eski ve yeni göçmenlerin ortaklaşma zemini olarak İstanbul ‘‘Hemşerim memleket nire’’ şarkısında Barış Manço bu soruya, kendi sözleriyle, zaten paramparça bölünmüş ve yaşanmaz olmuş dünyamızı daha fazla kesip bölmeye hiç gerek yok gerekçesiyle ‘‘bu Dünya benim memleket’’ diye cevap verir. Aslında bu cevap, mekan (memleket) ile kurulan aidiyet, sahiplik, karar verme ilişkilerinin öngörülmüş ve kısıtlayıcı kalıplarını aşmak; ulusal ve uluslararası hukuki sınırlamaları ve algıları, mekanda … Okumaya devam et Savaştan İstanbul’a Suriyeli hemşehrilerimizin kent hakkı