Mahalle Namusundan Mahalle Siyasetine: Yeni Bir Kentsel Müşterek Arayışı


Bu hafta Meclis Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu Üyesi AKP’li İsmet Uçma, şiddeti bitirecek ‘müthiş’ önerisi ile gündeme geldi: “Kadına şiddet için geliştirilen acil durumda müdahaleyi kolaylaştıran panik butonu yerine mahallenin namusu diye bir şey geliştirebiliriz, o mahallede birisine yönelik bir şey yapılıyorsa herkes ona sahip çıkar ve hakikaten de yapanı neredeyse ifna eder.” Kadına karşı şiddeti ‘yönetmek’ için yukarıda önerilen ‘mahallenin namusu’ yaklaşımının, … Okumaya devam et Mahalle Namusundan Mahalle Siyasetine: Yeni Bir Kentsel Müşterek Arayışı

Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

kentsel dönüşüme muhalefet sorununa nihai çözüm?


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Şubat 2013 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm Yıkım Şenliği’ndeki konuşmasından: Ana muhalefet partisi de onun işbirliği yaptığı marjinal sol örgütler de terör örgütleri de bu dönüşümün gerçekleşmesini istemiyorlar. Mağduriyet diyerek fırsat devşiriyorlar. Militan devşirdikleri, insanca yaşamdan uzak bu yapılaşmanın devamını istiyorlar. Ana muhalefet partisi tüm imtiyazların kendi elinde toplanmasını istemiştir. Kendisi en iyi eğitim imkanına sahip olacak ama … Okumaya devam et kentsel dönüşüme muhalefet sorununa nihai çözüm?

Twitter and the City


Verba volant, scripta manent (söz uçar yazı kalır) demiş Romalı dostlarımız. Twitter, Facebook gibi sosyal medya iletişim mecraları ile artık yazı da uçup gidiyor sanki. Zamanın ruhuna uygun bir şekilde iletişim de son derece kompakt, hızlı ve değişken. Türkiye`de her zaman hızlı değişegelmiş gündem artık sanki daha bir hızlı. Fast-food tüketim gibi, farklı “twitter accountlarından” ve “facebook friendlerinden” gelen linkleri, statü mesajlarını, bilgileri, haberleri habire tüketiyoruz. Yazıya odaklanmaya, biraz durup düşünmeye, yansıtmaya ve üretme / yeniden üretme pratiğine fazla ayıracak sabrımız kalmıyor. Tabi bir yandan da iletişimin demokratikleşmesi, herkesin (yoksulların yoksulları ve teknoloji okur-yazarı olmayanların dışında belki) bilgiye erişimi kolaylaşıyor. Hatta o kadar ki devrimlerde sosyal medyanın rolünden bahseder olduk. Okumaya devam et “Twitter and the City”