Sabit Yazı

15 Temmuz sonrası kent


“Devrim” anlarında zaman ve mekan sıkışır, hayatın normal akışı hiç olmadığı kadar süratlenir, ve yaşadığımız kenti başka bir algı düzeyiyle tecrübe etmeye başlarız. İstanbul gibi bir mega kent bile küçülür, Türkiye’de zaten hızlı akan zaman daha da hızlanır. Gezi Parkı direnişinde de böyleydi, şimdi, darbe karşıtı demokratik süreçte de böyle. Örneğin, ulaşım altyapısının parçası olarak “kullandığımız”, veya İstanbul’un dekoru olarak birer “seyirci” gibi her gün … Okumaya devam et 15 Temmuz sonrası kent

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları


Taksim kentin sadece birkaç dönüm beton yığını değildir. Taksim Meydanı’nın ne olduğunu, neye ve niye dönüştüğünü merak edenler için bir Mutlu Kent derlemesi: Taksim’in Kuşatma Mimarisi – Nisan 2014 Aslında, özgür olması gereken, toplumsal iradenin ürettiği kent meydanlarını yasaklamak, veya Yenikapı Meydanı gibi devasa iktidar meydanları yaratmak, iktidarlar için bir paradoks. Meydanları ne kadar kapatmaya çalışsanız da, Taksim Meydanı’nda toplanmaya çalışanları şiddetle bastırsanız da, bu … Okumaya devam et 1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)


Memet Ali Alabora’nın, ağaç/doğa savunusu ile tetiklenen ama (polis şiddetine karşı gelme, ifade de dahil bütün özgürlüklere sahip çıkmak gibi) ilintili alanlara genişleyen direnişin aldığı çoklu boyuta istinaden söylediği ‘mesele sadece Gezi Parkı değil‘ sözüyle nasıl da hedef haline getirildiğine tanık olduk. Mevzunun sadece Park olmadığını aslında herkes biliyor, hele Park’ın kendisi bile sadece Park değilken… Bir mekana yapılan müdahalenin (parkı yıkmak), o müdahaleye imkan sağlayan koşulların (parkın … Okumaya devam et ‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)

gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif


Birçok farklı yurttaş girişimi Gezi Parkı’nda gönüllü çalışmalar yürütüyor. Kitap değiş-tokuşundan yurttaş haberciliğine, dayanışma mutfağından çocuk atölyelerine onlarca otonom faaliyet mekanı hergün yaşıyor, canlı tutuyor, onu sürekli yeniden üretiyor. Bunlardan biri de Sivil İnisiyatif. Polis barikatlarını yeniden işlevselleştirerek yapılan bir masa ve yiyecek/içecek dayanışması ile başlayan çalışmalar kısa sürede devasa bir öz-örgütlülüğe, Park hayatının birçok alanına dokunan bir dayanışma pratiğine dönüşmüş. Sivil İnisiyatif’in manifestosu, Gezi … Okumaya devam et gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif

#direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş


Gezi Parkı direnişi ikinci haftasını doldurmak üzere. Protestolarla ortaya çıkan yoğun enerjinin somut talepler mecrasına akmasının önemi ise artıyor. Bunun için Gezi direnişinin taleplerini bütün ülkeye yaymalı, her yerde bu talepleri dillendirmeli, direnişinin taleplerini ülke çapında yaygınlaştıracak bir kampanya oluşturmalıyız. Talepler her yere ulaşmalı, anlatılmalı. Nasıl mı? Mahallemizde, işyerimizde, okulumuzda sokağımızda Gezi direnişinin taleplerini yayalım. Her yere afişlerimizi asalım. Tüm İstanbul’u, bütün ülkeyi taleplerimizle, Gezi … Okumaya devam et #direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş

mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası


Ne seneydi ama… Artık olağanüstü hal planlama rejimi ile turbo hızında dönüşen kentlerin gündemini takip edebilmek, artan iletişim olanaklarına rağmen, gittikçe zorlaşıyor. İktidarın mekansal politikaları ile kolaylaştırılan rant üretimi ve bölüşümü, projelerin sayılarını ve boyutlarını artırırken, kültürel hegemonya da mekana yapılan sembolik müdahaleler ile üretilmeye çalışılıyor. Neoliberal konsolidasyon kamusallıklara açıkca saldırıyor. Kentsel dönüşüm uygulayıcıları utangaç ve meşruiyet zemini arayan söylemlerini, otoriterleşen yönetim anlayışı ve siyaset … Okumaya devam et mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası

Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası


Taksim’e yapılmak istenen müdahalenin şehircilik / mimari açısından neden hatalı olduğu tartışması konunun uzmanları tarafından çok farklı platformlarda defalarca yapıldı. Hatta kentsel mevzularda ender görülen, farklı pozisyondaki aktörlerin bir konuda uzlaşması durumunun, bu proje aleyhinde gerçekleştiği söylenebilir. Dolayısıyla Taksim Projesi’nin teknik anlamının ötesindeki boyutları bu yazıyı ilgilendirmekte: Bu proje nasıl bir ekonomik-politik zemine oturuyor, nasıl bir siyasi aklın ürünü olabilir, kültürel anlamda hangi tartışmalara eklemleniyor? … Okumaya devam et Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası

tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar


Bence de buz pisti yapalım! Bir yere, bir kent meydanına, parka buz pisti yapmak iyi bir proje olabilir. Hatta ücretsiz veya ucuz yaparsınız, farklı yaş grupları birlikte, kışın havanın soğuk olduğu zamanlarda iyi vakit geçirirler. Hatta fantaziler kuralım, artık meşrebine göre yanında sıcak şarap, veya sahlep satılır, bakarsınız bir Avrupa ülkesi olup çıkarız. Oh ne ala! ‘Derdiniz buz pisti ise, Tepebaşı’nda geçici festival alanı olarak … Okumaya devam et tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar

gezi parkı paris’te olsaydı…


Malum, Taksim Meydanı ‘yayalaştırma’ projesiyle büyük bir tehlike altında. Komşusu ve Meydan’ın ayrılmaz parçası Gezi Parkı da bu proje kapsamında yıkılarak arsalaştırılacak ve büyük ihtimal bir AVM olarak yeniden inşa edilecek. Bugün öğrendiğimiz haberler Park’ın etrafındaki işletmelerin tahliye kağıtlarını aldıkları ve daha önce kırmızı ile işaretlenmiş ağaçların kesimine devam edildiği noktasında. Yani Gezi Parkı’nı AVM’leştirme planı yürütülüyor. Tabi bütün bu çıkarımlara, bu projelerin detaylarının şeffaf … Okumaya devam et gezi parkı paris’te olsaydı…

taksim’e taksim için çıkma vakti!


Taksim Meydanı ve Gezi Parkı için artık gün sayıyoruz. Taksim Projesi, tam da binlerce İstanbullu hayvan dostlarının yaşam hakkı için meydanı doldurmuşken, dün Başbakan tarafından bir kere daha dile getirildi. Bugün yarın ilk kazma vurulacak ve burası İstanbul’un kent gündeminin en sıcak noktalarından biri haline gelecek. Yapılacak proje elimizdeki en önemli kamusal mekanı yok etmekle kalmayacak, veya kentin belleğini silip atmayacak sadece. Aynı zamanda projenin … Okumaya devam et taksim’e taksim için çıkma vakti!