Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

EDEP YAHU! Taksim – Hasankeyf Hattında Bir Traji-Komedi


31 Ekim Pazar sabahı, bu ülke gene, daha önce onlarca kere olduğu gibi bombalarla uyandı.  Bomba benim mahallemde, milyonların şehrinin merkezinde,  siyasi mesajın mekan ile en sık buluştuğu yerde, Taksim Meydanı`nda patladı. Birileri gene barışa şiddetle karşı çıktı..

Bu ülkede yaşayan hepimize, ucu bir şekilde dokunan bombalardandı. Merak ettirdi bize sevdiklerimizi, ürküttü acaba şiddet şehirlerde mi büyüyecek diye. Hedef polislerdi belli ki ama mekan bu toprakların en demokratik, açık, davetkar yerlerinden biriydi. Her kesimden insanın geldiği, millet, etnisite, inanç, cinsiyet, siyaset tanımayan İstiklal Caddesi`nin girişinde, emekçi Kürtlerin, yoksul göçmenlerin, travestilerin, marjinallerin, ötekilerin ve hızla daha fazla burayla tanışan, farklı renklere karışan orta-üst sınıfların (her ne kadar birbirlerine değmeden) varolabildikleri bu yerde patladı.. Teröre adres arandı ve Başbakanın deyimiyle “Edep Yahu” dedirtecek bir adres bulundu hem de hemen akabinde.. Okumaya devam et “EDEP YAHU! Taksim – Hasankeyf Hattında Bir Traji-Komedi”