#Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!


İstanbul’da insani genişlikte, engelli erişimine uygun, arabalar tarafından işgal edilmemiş düzgün döşemeli bir kaldırımda yürümek neredeyse imkansız. İstanbul’da bir reklam panosunun ‘tükeeet’, daha çok ‘tükeeet’ tacizine uğramadan özgürce sokaklarda yürümek de neredeyse imkansız. Hatta İstanbul’da çoğu zaman doğrudan reklam panoları, kaldırımda bir yaya olarak yürüyememenizin nedeni. Alın size, başımdan geçen ve ilginç bir şekilde mutlu sonla biten oldukça ‘sıradan’ bir kaldırım işgali hikayesi: Her gün kullandığım güzergah … Okumaya devam et #Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!

Sabit Yazı

Gezi Parkı, Topçu Kışlası ve ‘Katılımcılık’ Oyunu


Topçu Kışlası için halkoylaması yapmak fikri ne kadar da demokratik, değil mi? Önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 – 2019 Stratejik Planı’nda Topçu Kışlası Restitüsyon Projesi’nin yer aldığı haberleriyle uyarıldık. Haliyle, bütün yaşananlardan, kaybedilen canlardan sonra bile Kışla ısrarının devam ettiğini teyit etmiş olduk. Tek adam siyasetinin, merkezden yönetilen ‘yerel’ yönetimin ve sürdürülmek istenen gerilim politikalarının doğal sonucu olan bu ısrar aslında kimseyi de şaşırtmadı.. Ancak bu … Okumaya devam et Gezi Parkı, Topçu Kışlası ve ‘Katılımcılık’ Oyunu

Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi


2013 kelimenin her anlamıyla olağandışı bir yıldı. Kent, hem ekonominin hem de siyasetin merkezine iyice oturdu. Kentsel dönüşüm, çılgın projeler, gayrimenkul rantı, ekolojik yıkım tavan yaptı. Kentsel kararlar hiç olmadığı kadar merkezden, doğrudan Ankara’dan alınırken, yurttaşların da kurumsal yapılara katılım imkan ve mekanları giderek  azaldı. Kente, kentliye karşı işlenen suçlar listesi iyice kabardı. Ancak önceki yıllardan farklı olarak, kentlilerin ortak mücadelesi de hiç olmadığı kadar … Okumaya devam et mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi

beyoğlu imar planı iptal


Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği’nin açtığı dava sonucu Beyoğlu’nun 2011’de hazırlanan koruma amaçlı imar planları 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. 25 Eylül’de verilen ancak yeni tebliğ edilen kararda ders niteliği taşıyan gerekçeler mevcut. Topyekün turistleşme Uzun bir süredir, yerel yönetimin teşviki ve piyasa aktörlerinin yatırımları sonucu Beyoğlu’nun tektipleştiğini, kocaman bir açık hava AVM’sine ve sadece turistlere hitap eden bir  oteller bölgesine dönüştüğünü dile … Okumaya devam et beyoğlu imar planı iptal

karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı


Malum, Karaköy Sahili İSPARK otoparkına, sahilin arkasında bulunan küçük meydan ise şantiye alanına dönüştürüldü. İBB, şantiyenin Karaköy Meydan Düzenlemesi ihalesini alan şirket tarafından kurulduğunu ve gerekli izinlerin alındığını belirtmişti. Biz de ‘Karaköy gibi merkezi bir yerde yapılacak proje hakkındaki bilgi neden şeffaf bir şekilde paylaşılmıyor’ diye sormuştuk. Meğer projenin tabelası çitlerin içinde yatıyormuş. Yatay faziyette duran tabelada ‘Karaköy Meydanı ve Yakın Çevresi Düzenleme İnşaatı’ yazmakta. … Okumaya devam et karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı

yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’


Malum, Tarlabaşı Bulvarı’ndan Taksim Meydanı’na doğru çıkarken sol kolda yer alan şantiyenin adı Tarlabaşı Yenileme Projesi. Beyoğlu Belediyesi ve GAP İnşaat ortaklığında yürütülen bu kentsel dönüşüm uygulaması ile, Belediye Başkanı’nın değişiyle ‘zehirlenmiş prenses tedavi ediliyor’! Şantiye boyunca yerleştirilmiş proje görselleri üzerinde düşünmeyi fazlasıyla hak ediyor. Aslında bu dönüşüm uygulaması kelimenin tam anlamıyla bir ‘soylulaştırma’ projesi: Uzunca bir süredir Tarlabaşı’nda yaşayan ve çalışan insanlar mahallelerinden kendi … Okumaya devam et yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’

kentin merkezini siyasete kapamak!


Başbakan, ‘E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse orada miting yapmak zorundasın. Burası hukuk devleti.‘ demiş. Başbakanın ‘hukuk devleti’ dediği aslında kanun devleti. Kanuni olmak ile hukuki olmak farklı şeyler. Sonuçta diktatörlükler de kanunlarla yönetiliyor. Kanun devletinde şehir merkezini yoksullara/toplumsal hareketlere kapayabilirsiniz. Örneği çok, Bakü, Beyrut, … Okumaya devam et kentin merkezini siyasete kapamak!

Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası


Taksim’e yapılmak istenen müdahalenin şehircilik / mimari açısından neden hatalı olduğu tartışması konunun uzmanları tarafından çok farklı platformlarda defalarca yapıldı. Hatta kentsel mevzularda ender görülen, farklı pozisyondaki aktörlerin bir konuda uzlaşması durumunun, bu proje aleyhinde gerçekleştiği söylenebilir. Dolayısıyla Taksim Projesi’nin teknik anlamının ötesindeki boyutları bu yazıyı ilgilendirmekte: Bu proje nasıl bir ekonomik-politik zemine oturuyor, nasıl bir siyasi aklın ürünü olabilir, kültürel anlamda hangi tartışmalara eklemleniyor? … Okumaya devam et Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası

her yol masumiyete çıkar müzesi


masumiyet müzesi masumiyet mi? müzesi masum değiliz hiçbirimiz müzesi bir proje olarak masumiyet müzesi masumiyet bir kitap bir de müze müzesi bir tane daha masumiyet müzesi işareti görürsem çıldıracam müzesi masumiyet müzesinden sonra kiralar mı yükseldi acaba müzesi masumiyet müzesinin komşusu eskiciler antikacı mı oluyor müzesi acaba masumiyet müzesi nerede müzesi masumiyet müzesi sanki o kadar da masum değil müzesi… Okumaya devam et her yol masumiyete çıkar müzesi

beyoğlu’nda gezersin çukura takılıp düşersin


İstiklal Caddesi’nde yürümek öyle herkesin altından kolaycana kalkacağı bir aktivite değil. Hadi Cadde’yi omuz omuza arşınlayan günlük 2 milyon ziyaretçi arasından sıyrılmayı başardınız, bir aşağı bir yukarı volta atan son model zabıta arabalarının altında da kalmadınız, peki son derece sofistike bir bubi tuzağı gibi kilometrelerce uzayan parke taşlarını ne yapacaksınız?  Kırık dökük döşemeler, derin çukurlar, içinden çamur fışkıran oynak granit taşlar ile sizi tercih şansı … Okumaya devam et beyoğlu’nda gezersin çukura takılıp düşersin

hazzo pulo pasajı: 1965 – 2012 – 2023?


Kentin bellek mekanlarından Hazzo Pulo (Haco Pulo) Pasajı 140 yıldır hayatta. İstanbul’dayken en yakın dostlarımla en sık uğradığım yerlerden biri. 1965 yılında çekilmiş Charles Cushman’ın Pasaj fotoğrafını görünce heyecanlandım. Pasajın dünü ve bugünü aşağıdaki fotoğrafta, muhtemel yarını ise geçen ay Mesele Dergisi’nin yaptığı röportajda… Geçtiğimiz ay Hasan Bülent Kahraman Sabah gazetesinde bir yazı  yazdı ve Beyoğlu’nun 25 Kuruş’a bira içenlere bırakılamayacağını söyledi. Belediye yönetiminin içki tüketimini azaltan … Okumaya devam et hazzo pulo pasajı: 1965 – 2012 – 2023?

taksim projesi veya william whyte’ın kabusu


The Social Life of Small Urban Spaces / Küçük Kentsel Mekanların Sosyal Yaşantısı Amerikalı şehirci ve gözlemci William Whyte, 1980 yılında New York’un kentsel kamusal mekanlarını derinlemesine çalışır. Kentin meydanlarının, parklarının, gökdelenler arasında kalmış açık alanlarının nasıl kullanıldığına, buralarda ne çeşit etkinlikler gerçekleştiğine ve nasıl bir sosyal hayatın var olduğuna dair, politika-yapıcılara dersler çıkartır. Kentsel tasarım / mekansal yaşanabilirlik ilişkisini ‘gözlemleyerek’ inceler. Bazı mekanlar başarılıdır, canlı, … Okumaya devam et taksim projesi veya william whyte’ın kabusu

istanbul’a hiç çocukların objektifinden baktınız mı?


2004 – 2005 senesinde Sabancı Üniversitesi’nde güzel bir projeye başlamıştık. Mezun olduktan sonra bir sene üniversitede kalmış, asistan olarak çalışmıştım. O sene gerçekleştirdiğimiz projelerden biri çocuk hakları ve fotoğraf üzerineydi. Sultanbeyli ve civardaki gecekondu mahallelerinde yaşayan, Beyoğlu’nda sokakta çalışan, veya engelli toplam 80 kadar çocukla bir sene boyunca fotoğraf ve çocuk hakları eğitimi üzerine çalışmış, belli temalar çerçevesinde çekimler yapmıştık. O zaman tanesini 20 YTL’ye Migros’lardan … Okumaya devam et istanbul’a hiç çocukların objektifinden baktınız mı?

soylu beyoğlu prodüksiyon sunar: demirören disko


AhmetMisbah Demiroren binası 1870 te yapılan Devalux apartmanının aynisidir http://t.co/VeosKrlM 12/10/11 11:30 PM Beyoğlu Belediye Başkanı Twitter’da Demirören İstiklal AVM’nin aslında yangın sonucu kül olan Deveaux Binası’nın aynısı olduğunu iddia etti ve yukarıdaki fotoğrafı paylaştı. Nedense ben bu iki binaya baktıkça, iki farklı bina görüyorum. Ne kadar uzun ve detaylı bakarsam bu iki farklı bina daha da bir farklılaşıyor. İnsanların aynı şeylere bakıp farklı şeyler … Okumaya devam et soylu beyoğlu prodüksiyon sunar: demirören disko

satılık beyoğlu


“@AhmetMisbah: BEYOGLU soylu bir yerdir azelinden beri, ayrıca soylulastirmaya ihtiyacı yoktur” Beyoğlu İçin Mücadele İnisiyatifi’nin 12 Aralık 2011 Pazartesi günü saat 11.30’da TMMOB Makine Mühendisleri Odası konferans salonunda yaptığı basın açıklaması: BEYOĞLU SATILIYOR, SOYLULAŞTIRILIYOR, KAMUSALLIĞINI YİTİRİYOR! Beyoğlu, birçoğumuzun hayatının bir parçası, İstanbul’un kalbi demek. Kendimizi yeniden inşa ettiğimiz yerdir Beyoğlu. Beyoğlu İstanbul’da en önemli rastlaşma ve buluşma mekânımızdır. Hem bize benzeyenleri hem beş benzemezi bir … Okumaya devam et satılık beyoğlu

kaldırım kafeleri: masa, sandalye ve biraz da akıllı belediyecilik


Kaldırım kafeleri, masa ve sandalyelerin yerleştirildiği ve yiyecek/içeceğin tüketildiği kaldırım ve yol gibi kamusal alanların belli kısımlarına verilen isim. Bütün dünyada yaygın bir şekilde uygulanan kent mekanlarını geçici olarak kullanma şekli, Türkiye`de kaldırım işgaliyesi olarak biliniyor. İyi tasarlanmış, yeri hassas şekilde seçilmiş kaldırım kafeleri sokak görünümüne değer katabilir, yerel ekonomiyi ve kent yaşantısını canlandırabilir, sokak güvenliğini arttırabilir. Kaldırım ve sokaklar gibi geçiş yolları, öncelikli olarak … Okumaya devam et kaldırım kafeleri: masa, sandalye ve biraz da akıllı belediyecilik

Klonlanmış bir anacadde: İstiklal


(fotoya tıkla şaşır!)

Yolu her gün Istiklal Caddesi`nden geçen ortalama 2 milyon insandan biri de benim. Cadde her daim kalabalık, hareketli ve yorucu. Ama her geçen gün yoğunluk artıyor. Bilinmezliklerin ve çeşitliliğin bol olduğu, farklı sosyal ve ekonomik ilişkileri barındırabilen, enformel ile formelin bir birine karıştığı, disipline etmenin çok kolay olmadığı bir yer(di). Cadde`nin bu özellikleri hızla değişiyor ve değişmeye devam edecek gibi görünüyor. Okumaya devam et “Klonlanmış bir anacadde: İstiklal”

Eco Monster köşemizde bu hafta: Demirören AVM, Beyoğlu


Istiklal Caddesi`nde Aga Cami ve Emek Sineması`nın tam ortasındaki adada uzun süredir bir inşaat devam ediyor. Bitmek üzere olan bir alışveriş merkezi (AVM) inşaatı. Proje sahibi Demirören Sirketler Grubu, mimarı Han Tümertekin, projeye ruhsat veren Beyoğlu Belediyesi, onaylayan Koruma Kurulu.. Mimar eserini 2007 de şu şekilde anlatıyor: Okumaya devam et “Eco Monster köşemizde bu hafta: Demirören AVM, Beyoğlu”