1 menü 7.45


Canlı Reklam Panoları Yok, bu fotoğraf gelecek distopyasının anlatıldığı bir bilim kurgu filminden alınmadı. Şimdiki zamanda, Forum Mersin Alışveriş ve Yaşam Merkezi`nde çekildi. Fotoğraftaki kişi, üzerindeki iki LCD ekran ile bütün AVM`yi bir aşağı bir yukarı gezen canlı reklam panosu olarak çalışan genç bir erkek. Aynı işi yapan bir de kadın var, o da kırmızı eşofmanlı, beyaz bereli. Bu kişinin üzerindeki reklam bir fast food … Okumaya devam et 1 menü 7.45

Twitter and the City


Verba volant, scripta manent (söz uçar yazı kalır) demiş Romalı dostlarımız. Twitter, Facebook gibi sosyal medya iletişim mecraları ile artık yazı da uçup gidiyor sanki. Zamanın ruhuna uygun bir şekilde iletişim de son derece kompakt, hızlı ve değişken. Türkiye`de her zaman hızlı değişegelmiş gündem artık sanki daha bir hızlı. Fast-food tüketim gibi, farklı “twitter accountlarından” ve “facebook friendlerinden” gelen linkleri, statü mesajlarını, bilgileri, haberleri habire tüketiyoruz. Yazıya odaklanmaya, biraz durup düşünmeye, yansıtmaya ve üretme / yeniden üretme pratiğine fazla ayıracak sabrımız kalmıyor. Tabi bir yandan da iletişimin demokratikleşmesi, herkesin (yoksulların yoksulları ve teknoloji okur-yazarı olmayanların dışında belki) bilgiye erişimi kolaylaşıyor. Hatta o kadar ki devrimlerde sosyal medyanın rolünden bahseder olduk. Okumaya devam et “Twitter and the City”

Klonlanmış bir anacadde: İstiklal


(fotoya tıkla şaşır!)

Yolu her gün Istiklal Caddesi`nden geçen ortalama 2 milyon insandan biri de benim. Cadde her daim kalabalık, hareketli ve yorucu. Ama her geçen gün yoğunluk artıyor. Bilinmezliklerin ve çeşitliliğin bol olduğu, farklı sosyal ve ekonomik ilişkileri barındırabilen, enformel ile formelin bir birine karıştığı, disipline etmenin çok kolay olmadığı bir yer(di). Cadde`nin bu özellikleri hızla değişiyor ve değişmeye devam edecek gibi görünüyor. Okumaya devam et “Klonlanmış bir anacadde: İstiklal”

Getto Hikayesi…


28.11.2010 tarihinde Radikal‘de “Evleri Ayırdık” başlıklı haber içinde yayınlanan röportajın kesilmemiş hali:

Son yıllarda İstanbul ve diğer büyük şehirlerde toplu konut projelerinin sayısının artışının gettolar yarattığı fikrine katılıyor musunuz?

Kesinlikle katılıyorum. Tabii burada bir noktanın altını çizmek lazım. Getto kentin yoksullarının, belli bir etnik gruba mensupların aşırı yoğun bir şekilde yaşadıkları kentsel mekanı tanımlayan bir kelimedir. TOKİ`nin alt gelir grubuna yönelik, kentin bütününden kopuk, izole, tek tip formu ve fonksiyonları olan toplu konut projeleri bu tanıma uyuyor. Diğer taraftan varsıllar için geliştirilen, belli hayat tarzları konseptleri ile pazarlanan güvenlikli site projeleri de büyük şehirlerde hızla çoğalmaktadır. Bunlar da kentin varsıl gettolarını hızla oluşturmaktadır. Okumaya devam et “Getto Hikayesi…”

Eco Monster köşemizde bu hafta: Demirören AVM, Beyoğlu


Istiklal Caddesi`nde Aga Cami ve Emek Sineması`nın tam ortasındaki adada uzun süredir bir inşaat devam ediyor. Bitmek üzere olan bir alışveriş merkezi (AVM) inşaatı. Proje sahibi Demirören Sirketler Grubu, mimarı Han Tümertekin, projeye ruhsat veren Beyoğlu Belediyesi, onaylayan Koruma Kurulu.. Mimar eserini 2007 de şu şekilde anlatıyor: Okumaya devam et “Eco Monster köşemizde bu hafta: Demirören AVM, Beyoğlu”

Forum Mersin: Yaşamın Merkezinde Bir AVM


Mersin Bundan bir kaç ay önce doğup büyüdüğüm şehir Mersin`e gittim. Orada yaşanan dönüşümler üzerine beni fazlasıyla endişelendiren gözlemler yapma fırsatım oldu. Hem mesleki hem de hemşehri sorumluluk hissi ile ne zamandır bu gözlemleri yazmak istiyordum. Bilmeyenler için, Mersin yoğun göç alan, 1.5 milyonun üzerinde nüfusu ile, önemli bir liman şehri. Adana ile birlikte Doğu Akdeniz`in sanayi ve tarım merkeziyken, hızla bölgesel lojistik bağlantı noktası … Okumaya devam et Forum Mersin: Yaşamın Merkezinde Bir AVM