Sabit Yazı

Beyoğlu’nu kurtarmak için bir öneri: alternatif para birimi


Beyoğlu uzun bir süredir benim yaşam alanım. Burada yaşıyorum, çalışıyorum, sosyalleşiyorum. Beyoğlu üzerine düşünüyor, araştırma yapıyor, yazıyorum. Tüm sorunlarına rağmen Beyoğlu’nu seviyorum.  Yaşadığım yerin farklı sınıf, kimlik ve inançtan insanları tarihi boyunca barındırmış olması fikrini seviyorum. Buranın çok katmanlı, komplike bir yer olmasını seviyorum. Beyoğlu’nun birçok insanın belleğinde yer eden mekanlarını, dar sokaklarını ve yoğun yapılaşmasını seviyorum. Hareketli kamusal alanlarını, burada yapılan eylemlerini, yıllardır düzenli … Okumaya devam et Beyoğlu’nu kurtarmak için bir öneri: alternatif para birimi

#Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!


İstanbul’da insani genişlikte, engelli erişimine uygun, arabalar tarafından işgal edilmemiş düzgün döşemeli bir kaldırımda yürümek neredeyse imkansız. İstanbul’da bir reklam panosunun ‘tükeeet’, daha çok ‘tükeeet’ tacizine uğramadan özgürce sokaklarda yürümek de neredeyse imkansız. Hatta İstanbul’da çoğu zaman doğrudan reklam panoları, kaldırımda bir yaya olarak yürüyememenizin nedeni. Alın size, başımdan geçen ve ilginç bir şekilde mutlu sonla biten oldukça ‘sıradan’ bir kaldırım işgali hikayesi: Her gün kullandığım güzergah … Okumaya devam et #Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!

Karaköy Camii ‘Yeniden’ Yapılıyor


1958’de Adnan Menderes tarafından ‘söktürülen’ Karaköy Camii yeniden inşa edilecek. 1903 yılında Mimar Raimondo D’Aronco tarafından art nouveau tarzında Galata Köprüsü’nün çıkışı Ziraat Bankası binasının hemen yanında yapılan cami, Menderes’in namlı yıkımları sırasında sökülmüş, sonraki yıllarda da sökülen parçaları yok olmuştu. Erdoğan’ın, Belediye Başkanlığı döneminden beri bu camiyi yeniden yaptırmak istediği biliniyordu. 2003 yılında Hürriyet’te çıkan bir haberde ‘peki ama Karaköy Camii, üzerinde durmaya değecek ölçüde önemli bir … Okumaya devam et Karaköy Camii ‘Yeniden’ Yapılıyor

External link to Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı

Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı


İBB ve İstanbul Ulaşım A.Ş’nin Karaköy – Kabataş tramvay hattı boyunca diktiği demir barikatlar yayalar için aşılması güç bir set oluşturmaktadır. Bu güzergah hali hazırda kent merkezinden geçen bir otoban işlevi görmekte, ve dolayısıyla yayalara düşman bir ortam oluşturmaktayken, bu son yapılan uygulama ile yaya konforu daha da bozulmuştur. Yolun iki yakası arasındaki geçiş sayısı sınırlanmıştır. Halbuki bahsi geçen güzergah, toplu taşıma açısıdan İstanbul’un en sorunsuz bölgesidir. Güzergahın iki ucunda vapur istasyonları, finüküler ve … Okumaya devam et Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı

Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

SALT & Rob389 İşbirliği Üzerine


Vasıf Kortun resmi görüş isimli sitesinde SALT ile Rob389 arasındaki işbirliği üzerine bir yazı paylaştı. Bu yazıda Rob389 Kitabevi’nin taşınması konusunda kendi yazdığım yazı ile zıtlaştığı bir noktadan bahsediyor. Şöyle demiştim yazıda: Her ne kadar Robinson Crusoe’nun hayatına devam edecek olması iyi bir şey olsa da, Serkildoryan Binası’nın alt katında yer alan İnci Pastanesi’nin AVM inşaatı sebebiyle tahliye sonrası Mis Sokak’ta tekrar açılması, veya yıkılan Emek … Okumaya devam et SALT & Rob389 İşbirliği Üzerine

Son Kurban: Robinson Crusoe 389


Beyoğlu’nun Kültürel Kırımının Son Kurbanı Bağımsız kitabevlerinin kapanması bir şehrin en hüzünlü anlarındandır. Ara sokaktaki mütevazi bir sahaf, veya ana cadde üzerindeki çok tanınmış olanı da, kapandığında o şehrin de bir parçası eksilir. Hele ki yerine büyük bir zincir kitabevi, ve hatta daha da kötüsü, bir ‘Dünya markası’ moda devinin bilmem kaçıncı mağazası açıldığında, o sokak, o kent ölümü yaşamaktadır artık. Kültürel olarak çölleşmek, sıradanlaşmak, … Okumaya devam et Son Kurban: Robinson Crusoe 389

Okmeydanı’nda Neler Oluyor? Erbay Yucak ile Söyleşi


1Umut Derneği ve Dayanışmacı Atölye üyesi hukukçu Erbay Yucak ile Okmeydanı için Beyoğlu Belediye Meclisi’nin aldığı ‘Riskli Alan’ kararını detaylı bir şekilde konuştuk. Okmeydanı, ‘nasıl bir kentsel dönüşüm?’, ‘tapu hukuki güvence midir?’, ‘plan nasıl yapılır?’, ‘kriminalizasyon ve bölünme!’, ‘toplumsal kutuplaşma rant süreçlerinin etkin bir parçası olarak canlı tutulabilir mi?’, ‘6306 sayılı kanun ve uygulama yönetmeliği ne diyor?’, ’Okmeydanı gerçekten riskli alan mı?’ gibi bütün sorular … Okumaya devam et Okmeydanı’nda Neler Oluyor? Erbay Yucak ile Söyleşi

Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?


Danıştay’ın Taksim Yayalaştırma Projesi’nin iptali ile ilgili aldığı karar üzerine 9 Mayıs 2014 tarihinde İBB Başkanı Kadir Topbaş, Eminönü Yeni Camii Meydanı açılış töreninde aşağıdaki açıklamayı yapmıştı: “Orada yapılan işlem bitmiştir. Herhalde toprak dolduracak halimiz yok. Öyle de bir karar değil zaten. Proje gerçekleşmiştir. Hayata geçmiştir. Tabi ki orada bizim iptal edilen planlarla ilgili yeniden plan yapma yetki ve süreçlerimiz var. Bu kente hizmet etmek … Okumaya devam et Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?

Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak


Arkitera‘dan Bahar Bayhan’ın 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı ve Yenikapı Miting alanı karşılaştırması üzerinden sorduğu sorulara yanıtlarım: Toplumsal hareketler ile meydanların ilişkisini nasıl değerlendirirsin? 12 yıllık AKP iktidarı bir şeyi öğrettiyse o da siyaset alanı toplumsal alanda genişlemediği müddetçe demokratikleşmenin de ilerletilemeyeceğidir. Siyaset alanının, kentsel ve kırsal dönüşüm projeleri ile yaşam alanlarını kuşattığı mevcut otoriter neoliberalizm döneminde genişleyeceği yer de mekan(da)dır. Yani demokratikleşme aynı zamanda bir … Okumaya devam et Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları


Taksim kentin sadece birkaç dönüm beton yığını değildir. Taksim Meydanı’nın ne olduğunu, neye ve niye dönüştüğünü merak edenler için bir Mutlu Kent derlemesi: Taksim’in Kuşatma Mimarisi – Nisan 2014 Aslında, özgür olması gereken, toplumsal iradenin ürettiği kent meydanlarını yasaklamak, veya Yenikapı Meydanı gibi devasa iktidar meydanları yaratmak, iktidarlar için bir paradoks. Meydanları ne kadar kapatmaya çalışsanız da, Taksim Meydanı’nda toplanmaya çalışanları şiddetle bastırsanız da, bu … Okumaya devam et 1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

Beyoğlu’nda Durmadan Devam


  Kültürün ve sanatın sahnesi Beyoğlu Beyoğlu’nda sinema ve tiyatrolar kapanırken, Emek AVM, AKM karakol yapılmışken, kültür üzerinden oy istemek!  Kitaba, kitapseverlere, sahaflarımıza hizmet yolunda devam Beyoğlu’nda kitapçılar hızla kapanırken, birçoğu otele dönüştürülmeyi beklerken, kitap ve sahaflar üzerinden oy istemek! Taksim Meydanı Projesi Taksim Meydanı’nın içine edilmişken, Gezi Parkı halen yıkım tehlikesi altındayken, Beyoğlu’nun hukuksuz projelerinden Maksim AVM’nin inşaat paravanı üzerinde sergilenen Taksim Meydanı Projesi … Okumaya devam et Beyoğlu’nda Durmadan Devam

Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan


Bugün Kadir Topbaş, twitter hesabından Taksim Meydanı için gerçekleştirmeyi planladıkları kentsel tasarım projesinin görsellerini paylaştı. Bir süre önce “aslında meydanlarda ağaç olmaz ama madem insanlar istiyorlar, biz de bol ağaçlı bir meydan tasarlarız” mealinde bir açıklaması olmuştu. Gerçi ondan önce de “bundan sonra tek bir otobüs durağının yeri bile değişse halka soracağız” demecinde bulunmuştu. Ne halka, ne konuyla ilgili gruplara ne de uzmanlara sormadan, Kinder çikolata … Okumaya devam et Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan

beyoğlu imar planı iptal


Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği’nin açtığı dava sonucu Beyoğlu’nun 2011’de hazırlanan koruma amaçlı imar planları 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. 25 Eylül’de verilen ancak yeni tebliğ edilen kararda ders niteliği taşıyan gerekçeler mevcut. Topyekün turistleşme Uzun bir süredir, yerel yönetimin teşviki ve piyasa aktörlerinin yatırımları sonucu Beyoğlu’nun tektipleştiğini, kocaman bir açık hava AVM’sine ve sadece turistlere hitap eden bir  oteller bölgesine dönüştüğünü dile … Okumaya devam et beyoğlu imar planı iptal

karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı


Malum, Karaköy Sahili İSPARK otoparkına, sahilin arkasında bulunan küçük meydan ise şantiye alanına dönüştürüldü. İBB, şantiyenin Karaköy Meydan Düzenlemesi ihalesini alan şirket tarafından kurulduğunu ve gerekli izinlerin alındığını belirtmişti. Biz de ‘Karaköy gibi merkezi bir yerde yapılacak proje hakkındaki bilgi neden şeffaf bir şekilde paylaşılmıyor’ diye sormuştuk. Meğer projenin tabelası çitlerin içinde yatıyormuş. Yatay faziyette duran tabelada ‘Karaköy Meydanı ve Yakın Çevresi Düzenleme İnşaatı’ yazmakta. … Okumaya devam et karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı

Karaköy’de neler oluyor?


Karaköy ve sahili, Beyoğlu’nda yaşanan ‘soylulaştırma’ süreci, Galataport özelleştirmesi ve krüvazör gemileri baskısı altında hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Her geçen gün yeni bir bina el değiştiriyor. Uzun yıllardır bölgede yer alan üretim atölyeleri ve küçük esnaf ise ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği, ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği… olarak fonksiyon yeniliyor. Beyoğlu gibi ‘otantik bir kent deneyimi’ sunma iddiasındaki yeni tüketim mekanları, Karaköy’ü sınıfsal ve mekansal … Okumaya devam et Karaköy’de neler oluyor?

‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)


Memet Ali Alabora’nın, ağaç/doğa savunusu ile tetiklenen ama (polis şiddetine karşı gelme, ifade de dahil bütün özgürlüklere sahip çıkmak gibi) ilintili alanlara genişleyen direnişin aldığı çoklu boyuta istinaden söylediği ‘mesele sadece Gezi Parkı değil‘ sözüyle nasıl da hedef haline getirildiğine tanık olduk. Mevzunun sadece Park olmadığını aslında herkes biliyor, hele Park’ın kendisi bile sadece Park değilken… Bir mekana yapılan müdahalenin (parkı yıkmak), o müdahaleye imkan sağlayan koşulların (parkın … Okumaya devam et ‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)

gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif


Birçok farklı yurttaş girişimi Gezi Parkı’nda gönüllü çalışmalar yürütüyor. Kitap değiş-tokuşundan yurttaş haberciliğine, dayanışma mutfağından çocuk atölyelerine onlarca otonom faaliyet mekanı hergün yaşıyor, canlı tutuyor, onu sürekli yeniden üretiyor. Bunlardan biri de Sivil İnisiyatif. Polis barikatlarını yeniden işlevselleştirerek yapılan bir masa ve yiyecek/içecek dayanışması ile başlayan çalışmalar kısa sürede devasa bir öz-örgütlülüğe, Park hayatının birçok alanına dokunan bir dayanışma pratiğine dönüşmüş. Sivil İnisiyatif’in manifestosu, Gezi … Okumaya devam et gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif

yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’


Malum, Tarlabaşı Bulvarı’ndan Taksim Meydanı’na doğru çıkarken sol kolda yer alan şantiyenin adı Tarlabaşı Yenileme Projesi. Beyoğlu Belediyesi ve GAP İnşaat ortaklığında yürütülen bu kentsel dönüşüm uygulaması ile, Belediye Başkanı’nın değişiyle ‘zehirlenmiş prenses tedavi ediliyor’! Şantiye boyunca yerleştirilmiş proje görselleri üzerinde düşünmeyi fazlasıyla hak ediyor. Aslında bu dönüşüm uygulaması kelimenin tam anlamıyla bir ‘soylulaştırma’ projesi: Uzunca bir süredir Tarlabaşı’nda yaşayan ve çalışan insanlar mahallelerinden kendi … Okumaya devam et yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’

1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’


1 Mayıs’a 1 kala Taksim Projesi’ni hatırlayalım ve Meydan’da son duruma bakalım: Taksim’e yapılan müdahale her ne kadar mekânsal olsa bile, aslında çok katmanlıdır: Ekonomik açıdan inşaata dayalı rant ekonomisinin geldiği ‘çılgın projeler’ döneminin iştahını yansıtmaktadır. Küreselleşen İstanbul’un soylulaştırılan merkezinin turist ve tüketim odaklı yeniden yapılandırılması projesi olarak değerlendirmek mümkün. Kültürel açıdan seçici bir miras anlayışı ile tarihi yeniden yazmaktadır. Sık sık ‘Osmanlı – Selçuklu … Okumaya devam et 1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’

mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası


Ne seneydi ama… Artık olağanüstü hal planlama rejimi ile turbo hızında dönüşen kentlerin gündemini takip edebilmek, artan iletişim olanaklarına rağmen, gittikçe zorlaşıyor. İktidarın mekansal politikaları ile kolaylaştırılan rant üretimi ve bölüşümü, projelerin sayılarını ve boyutlarını artırırken, kültürel hegemonya da mekana yapılan sembolik müdahaleler ile üretilmeye çalışılıyor. Neoliberal konsolidasyon kamusallıklara açıkca saldırıyor. Kentsel dönüşüm uygulayıcıları utangaç ve meşruiyet zemini arayan söylemlerini, otoriterleşen yönetim anlayışı ve siyaset … Okumaya devam et mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası

tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar


Bence de buz pisti yapalım! Bir yere, bir kent meydanına, parka buz pisti yapmak iyi bir proje olabilir. Hatta ücretsiz veya ucuz yaparsınız, farklı yaş grupları birlikte, kışın havanın soğuk olduğu zamanlarda iyi vakit geçirirler. Hatta fantaziler kuralım, artık meşrebine göre yanında sıcak şarap, veya sahlep satılır, bakarsınız bir Avrupa ülkesi olup çıkarız. Oh ne ala! ‘Derdiniz buz pisti ise, Tepebaşı’nda geçici festival alanı olarak … Okumaya devam et tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar

gezi parkı paris’te olsaydı…


Malum, Taksim Meydanı ‘yayalaştırma’ projesiyle büyük bir tehlike altında. Komşusu ve Meydan’ın ayrılmaz parçası Gezi Parkı da bu proje kapsamında yıkılarak arsalaştırılacak ve büyük ihtimal bir AVM olarak yeniden inşa edilecek. Bugün öğrendiğimiz haberler Park’ın etrafındaki işletmelerin tahliye kağıtlarını aldıkları ve daha önce kırmızı ile işaretlenmiş ağaçların kesimine devam edildiği noktasında. Yani Gezi Parkı’nı AVM’leştirme planı yürütülüyor. Tabi bütün bu çıkarımlara, bu projelerin detaylarının şeffaf … Okumaya devam et gezi parkı paris’te olsaydı…

galata’yı mühürlemek


Beyoğlu Belediyesi’nden Galata Kulesi etrafında çarpıcı bir açık hava sergisi! Küratörlüğünü (Beyoğlu) Belediye Başkanı’nın yaptığı “Galata’yı Mühürlemek” isimli sergi kamusal mekana yapılan müdahaleleri kamusal/özel, geçirgen/kapatılmış, özgür/yasak gibi karşıtlıklar üzerinden tartışmaya açıyor. Sergide kulenin etrafındaki açık alanlara üzerinde ‘Beyoğlu Zabıta’ ve ‘Polis’ yazan çitler yerleştirilerek, kamusal ve davetkar olanla özel ve kapatılmış olanın sınırlarını ve kesişimlerini sorgulayacak. Tabelasında Efes Pilsen reklamı bulunan, kulenin hemen dibindeki Bakkal … Okumaya devam et galata’yı mühürlemek

beyoğlu’nda gezersin çukura takılıp düşersin


İstiklal Caddesi’nde yürümek öyle herkesin altından kolaycana kalkacağı bir aktivite değil. Hadi Cadde’yi omuz omuza arşınlayan günlük 2 milyon ziyaretçi arasından sıyrılmayı başardınız, bir aşağı bir yukarı volta atan son model zabıta arabalarının altında da kalmadınız, peki son derece sofistike bir bubi tuzağı gibi kilometrelerce uzayan parke taşlarını ne yapacaksınız?  Kırık dökük döşemeler, derin çukurlar, içinden çamur fışkıran oynak granit taşlar ile sizi tercih şansı … Okumaya devam et beyoğlu’nda gezersin çukura takılıp düşersin

hazzo pulo pasajı: 1965 – 2012 – 2023?


Kentin bellek mekanlarından Hazzo Pulo (Haco Pulo) Pasajı 140 yıldır hayatta. İstanbul’dayken en yakın dostlarımla en sık uğradığım yerlerden biri. 1965 yılında çekilmiş Charles Cushman’ın Pasaj fotoğrafını görünce heyecanlandım. Pasajın dünü ve bugünü aşağıdaki fotoğrafta, muhtemel yarını ise geçen ay Mesele Dergisi’nin yaptığı röportajda… Geçtiğimiz ay Hasan Bülent Kahraman Sabah gazetesinde bir yazı  yazdı ve Beyoğlu’nun 25 Kuruş’a bira içenlere bırakılamayacağını söyledi. Belediye yönetiminin içki tüketimini azaltan … Okumaya devam et hazzo pulo pasajı: 1965 – 2012 – 2023?

beyoğlu’nda sokakların ‘ölümü’


Talimhane Şanzelize, Nevizade Talimhane, Tarlabaşı Cihangir, İstiklal Nişantaşı, Tophane Galata oluyor… Malum, son zamanlarda İstanbul’un dönüşümünün nabzı Beyoğlu’nda atıyor: Taksim Meydanı ‘Yayalaştırma’ Projesi, Tarlabaşı Kentsel Dönüşüm Projesi, İstiklal Caddesi boyunca yaşanan emlak yatırımları, el değiştiren tarihi hanlar, açılan yeni AVM ve tüketim mekanları, tek tek kapanan Emek, Alkazar, İstiklal Kitabevi gibi semte özgü işletmeler ve sırasını bekleyen İnci gibi daha nicesi… Beyoğlu Belediyesi’nin ‘masa-sandalye operasyonu’ … Okumaya devam et beyoğlu’nda sokakların ‘ölümü’

beyoğlu’nda soylulaştırma güzellemeleri


Beyoğlu’nu yönetenlerin, yatırımcılarının, burayı konu eden akademisyen/köşe yazarlarının aklı ya fena halde karışık ya da bizimkini karıştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Yatırımcısı, ‘Beyoğlu neden  kültür & sanat merkezi olmasın’ diyor, sonra Cadde’de sinema alıp kapısına kilit vuruyor, tam karşısına açılan alışveriş merkezini de yere göğe sığdıramıyor. Yöneticisi, ‘kamu yararı için kaldırdık masaları sandalyeleri’ diyor ama öğrencinin, emekçinin, Beyoğlu severin sokak yaşantısını, ucuz çayını, kahvesini, nargilesini, … Okumaya devam et beyoğlu’nda soylulaştırma güzellemeleri

soylu beyoğlu prodüksiyon sunar: demirören disko


AhmetMisbah Demiroren binası 1870 te yapılan Devalux apartmanının aynisidir http://t.co/VeosKrlM 12/10/11 11:30 PM Beyoğlu Belediye Başkanı Twitter’da Demirören İstiklal AVM’nin aslında yangın sonucu kül olan Deveaux Binası’nın aynısı olduğunu iddia etti ve yukarıdaki fotoğrafı paylaştı. Nedense ben bu iki binaya baktıkça, iki farklı bina görüyorum. Ne kadar uzun ve detaylı bakarsam bu iki farklı bina daha da bir farklılaşıyor. İnsanların aynı şeylere bakıp farklı şeyler … Okumaya devam et soylu beyoğlu prodüksiyon sunar: demirören disko

satılık beyoğlu


“@AhmetMisbah: BEYOGLU soylu bir yerdir azelinden beri, ayrıca soylulastirmaya ihtiyacı yoktur” Beyoğlu İçin Mücadele İnisiyatifi’nin 12 Aralık 2011 Pazartesi günü saat 11.30’da TMMOB Makine Mühendisleri Odası konferans salonunda yaptığı basın açıklaması: BEYOĞLU SATILIYOR, SOYLULAŞTIRILIYOR, KAMUSALLIĞINI YİTİRİYOR! Beyoğlu, birçoğumuzun hayatının bir parçası, İstanbul’un kalbi demek. Kendimizi yeniden inşa ettiğimiz yerdir Beyoğlu. Beyoğlu İstanbul’da en önemli rastlaşma ve buluşma mekânımızdır. Hem bize benzeyenleri hem beş benzemezi bir … Okumaya devam et satılık beyoğlu