Sabit Yazı

“Güzel bir Fikirtepe” nasıl doğuyor?


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın “İstanbul’da Fikirtepe’den başlayarak bir kentsel dönüşüm hamlesi başlatacaklarını” söylediği Ekim 2010’dan beri Fikirtepe’de büyük yıkımlar gerçekleşti, çok mağduriyetler yaşandı, henüz biten bir proje olmadı. Bugün, yani proje başlangıcından yıllar sonra, 5 Şubat 2017’de, “bitmeyen” Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi’nin, “Güzel Bir Fikirtepe Doğuyor” sloganı ile, “temel atma töreni” düzenleniyor. Bu oldukça sancılı doğumun nasıl gerçekleştiğine bir örnek  üzerinden bakalım. İstanbul CNR … Okumaya devam et “Güzel bir Fikirtepe” nasıl doğuyor?

Sabit Yazı

15 Temmuz sonrası kent


“Devrim” anlarında zaman ve mekan sıkışır, hayatın normal akışı hiç olmadığı kadar süratlenir, ve yaşadığımız kenti başka bir algı düzeyiyle tecrübe etmeye başlarız. İstanbul gibi bir mega kent bile küçülür, Türkiye’de zaten hızlı akan zaman daha da hızlanır. Gezi Parkı direnişinde de böyleydi, şimdi, darbe karşıtı demokratik süreçte de böyle. Örneğin, ulaşım altyapısının parçası olarak “kullandığımız”, veya İstanbul’un dekoru olarak birer “seyirci” gibi her gün … Okumaya devam et 15 Temmuz sonrası kent

Sabit Yazı

Beyoğlu’nu kurtarmak için bir öneri: alternatif para birimi


Beyoğlu uzun bir süredir benim yaşam alanım. Burada yaşıyorum, çalışıyorum, sosyalleşiyorum. Beyoğlu üzerine düşünüyor, araştırma yapıyor, yazıyorum. Tüm sorunlarına rağmen Beyoğlu’nu seviyorum.  Yaşadığım yerin farklı sınıf, kimlik ve inançtan insanları tarihi boyunca barındırmış olması fikrini seviyorum. Buranın çok katmanlı, komplike bir yer olmasını seviyorum. Beyoğlu’nun birçok insanın belleğinde yer eden mekanlarını, dar sokaklarını ve yoğun yapılaşmasını seviyorum. Hareketli kamusal alanlarını, burada yapılan eylemlerini, yıllardır düzenli … Okumaya devam et Beyoğlu’nu kurtarmak için bir öneri: alternatif para birimi

Sabit Yazı

UMUT Sergisi açıldı (6 Mayıs – 11 Haziran)


UMUT 1999 – 2016 Umut, nasıl mekanlar üretir? Nasıl mekanlar umudu yeniden üretir? Mimarlık bir umut pratiği olarak ışıldayabilir mi? İnsani, ekolojik, kentsel krizler karṣısında plancılar, mimarlar, sanatçılar nasıl pozisyonlar almalıdır? Eğer umut adacıkları, deprem gibi en zor koşullardan sonra bile kurulabiliyorsa, onu alternatif bir dünyanın inşası için ölçeklendirmek de mümkün olabilir mi? 1999 – 2016 Umut Sergisi, ilhamını 12 Kasım 1999 Depremi sonrasında, “sağlıklı ve … Okumaya devam et UMUT Sergisi açıldı (6 Mayıs – 11 Haziran)

#Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!


İstanbul’da insani genişlikte, engelli erişimine uygun, arabalar tarafından işgal edilmemiş düzgün döşemeli bir kaldırımda yürümek neredeyse imkansız. İstanbul’da bir reklam panosunun ‘tükeeet’, daha çok ‘tükeeet’ tacizine uğramadan özgürce sokaklarda yürümek de neredeyse imkansız. Hatta İstanbul’da çoğu zaman doğrudan reklam panoları, kaldırımda bir yaya olarak yürüyememenizin nedeni. Alın size, başımdan geçen ve ilginç bir şekilde mutlu sonla biten oldukça ‘sıradan’ bir kaldırım işgali hikayesi: Her gün kullandığım güzergah … Okumaya devam et #Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!

Savaştan İstanbul’a Suriyeli hemşehrilerimizin kent hakkı


Eski ve yeni göçmenlerin ortaklaşma zemini olarak İstanbul ‘‘Hemşerim memleket nire’’ şarkısında Barış Manço bu soruya, kendi sözleriyle, zaten paramparça bölünmüş ve yaşanmaz olmuş dünyamızı daha fazla kesip bölmeye hiç gerek yok gerekçesiyle ‘‘bu Dünya benim memleket’’ diye cevap verir. Aslında bu cevap, mekan (memleket) ile kurulan aidiyet, sahiplik, karar verme ilişkilerinin öngörülmüş ve kısıtlayıcı kalıplarını aşmak; ulusal ve uluslararası hukuki sınırlamaları ve algıları, mekanda … Okumaya devam et Savaştan İstanbul’a Suriyeli hemşehrilerimizin kent hakkı

Dünya’nın En Yeşil Projesi’nde Yaşamak İstemez Misiniz?


Dünya’nın en büyük şantiye bölgelerinden birinin tam ortasında, milyonlarca ağacı katleden Dünya’nın en büyük inşaat projelerine referans vererek, ‘doğa ile iç içe’ vurgusu ile emlak pazarlamak… Sonuçta, doğrudan beton santrali veya hafriyat kamyonu kasasında da daire satabilirlerdi: 3. Köprü ile 3. Havalimanı arasında, Kanal İstanbul’un yanında, sağlık, doğa ile iç içe tek kat bir hayat Betonlarla çevrelenmiş bir yaşama, trafik, gürültü, çevre kirliliği ve hızlı akan … Okumaya devam et Dünya’nın En Yeşil Projesi’nde Yaşamak İstemez Misiniz?

İş Cinayetlerine Karşı Yaratıcı Bir Taktik


2 Nisan 2014 tarihinde bir inşaat işçisi yüksek katlı bir binanın cephesinde yer alan asbestli yalıtım malzemesini sökmek için çıktığı iskeleden düşerek hayatını kaybetti. Özellikle inşaat sektöründe sıkça yaşanan, yüksekten düşme şeklinde cereyan eden iş cinayetleri haberlerine Türkiye’de ne yazik ki fazlasıyla alışığız. Güvencesiz ve sağlıksız koşullarda, taşeronların hız ve iş yükü baskısı altında çalışan işçilerin ölüm haberleri olağanlaşıyor. Hayatlarını kaybettikleri şantiyelerde akan kan da, kısa sürede “aklanıp”, unutuluyor. … Okumaya devam et İş Cinayetlerine Karşı Yaratıcı Bir Taktik

Karaköy Camii ‘Yeniden’ Yapılıyor


1958’de Adnan Menderes tarafından ‘söktürülen’ Karaköy Camii yeniden inşa edilecek. 1903 yılında Mimar Raimondo D’Aronco tarafından art nouveau tarzında Galata Köprüsü’nün çıkışı Ziraat Bankası binasının hemen yanında yapılan cami, Menderes’in namlı yıkımları sırasında sökülmüş, sonraki yıllarda da sökülen parçaları yok olmuştu. Erdoğan’ın, Belediye Başkanlığı döneminden beri bu camiyi yeniden yaptırmak istediği biliniyordu. 2003 yılında Hürriyet’te çıkan bir haberde ‘peki ama Karaköy Camii, üzerinde durmaya değecek ölçüde önemli bir … Okumaya devam et Karaköy Camii ‘Yeniden’ Yapılıyor

External link to Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı

Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı


İBB ve İstanbul Ulaşım A.Ş’nin Karaköy – Kabataş tramvay hattı boyunca diktiği demir barikatlar yayalar için aşılması güç bir set oluşturmaktadır. Bu güzergah hali hazırda kent merkezinden geçen bir otoban işlevi görmekte, ve dolayısıyla yayalara düşman bir ortam oluşturmaktayken, bu son yapılan uygulama ile yaya konforu daha da bozulmuştur. Yolun iki yakası arasındaki geçiş sayısı sınırlanmıştır. Halbuki bahsi geçen güzergah, toplu taşıma açısıdan İstanbul’un en sorunsuz bölgesidir. Güzergahın iki ucunda vapur istasyonları, finüküler ve … Okumaya devam et Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı

Sabit Yazı

Sao Paulo’da Bir Favela: ‘Biz Yunanız, Türküz, Meksikalıyız…’


Yer, Brezilya’nın Sao Paulo kentinin güney batısında yer alan Grajau adlı bir favela, yani Gecekondu mahallesi.Türkiye’ye olan uzaklık yaklaşık olarak 10.000 km. Mahalleliler eylemde. Pankartta yazan: Biz Yunanız, Türküz, Meksikalıyız. Biz devletsiziz, Biz devrimciyiz! Paylaşım için Joelma Melo’ya teşekkür ederim. Okumaya devam et Sao Paulo’da Bir Favela: ‘Biz Yunanız, Türküz, Meksikalıyız…’

Sabit Yazı

Yeni İstanbul Çalışmaları


Ayfer Bartu Candan ve Cenk Özbay’ın hazırladığı Yeni İstanbul Çalışmaları: Sınırlar, Mücadeleler, Açılımlar kitabı Metis Yayıncılık’tan çıkıyor. Yakında raflarda, takip ediniz. İstanbul hızlı bir değişim içinde. Bu değişim öncelikle bu kentte yaşayan insanların, sonra kentin bölgesel çevresinin, nihayetinde bütün Türkiye’nin hayatını etkiliyor. Yeni İstanbul Çalışmaları’ndaki “yeni”, öncelikle bu hızlı değişimle ortaya çıkan “yeni” İstanbul’a atıfta bulunuyor, kentin daha önce tecrübe etmediğimiz hallerine odaklanıyor. Diğer yandan da “yeni” … Okumaya devam et Yeni İstanbul Çalışmaları

Twitter’da 10 Yıl Önce 10 Yıl Sonra İstanbul


Mutlukent’in, Google Earth Tanıklığıyla 10 Yıl Önce 10 Yıl Sonra İstanbul paylaşımı çok hızlı bir şekilde viral oldu, 24 saat içinde 20 bin tekil kişi tarafından, 235 binden fazla kere görüntülendi. Twitter’da yapılan yorumlardan örnekler aşağıda yer almakta: Arşivlik kent talanı albümü – @sinanerensu  Yetmez daha da çok sıkılalım… – @fusunaymergen  insanın içi acıyor :(( – @eyarippe çocuk doğurmak istememe sebeplerimden biri – @sutbanyosu Ah İstanbul! – @evsns Adım adım yeşilin … Okumaya devam et Twitter’da 10 Yıl Önce 10 Yıl Sonra İstanbul

Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

Hanlardan Plazalara


“Hanlardan Plazalara”, yapımcılığını Mehmet Erken’in, yönetmenliğini Mustafa Emin Büyükcoşkun’un, sunuculuğunu Erhan Erken’in yaptığı, TRT Türk ekranlarında yayınlanmış bir İstanbul programı. Program, esnaf ve zanaat erbabının dönüşümünü konu ediyor. Yüzyıllar boyunca kent merkezine entegre bir şekilde sürdürülmüş, farklı iş kolları arasında gelişmiş organik ilişkilerin bulunduğu üretim ve ticaret faaliyetlerinin, bugün İstanbul’da ne yönde dönüştüğünü anlamak için bir hazine niteliğinde:   Okumaya devam et Hanlardan Plazalara

Kuzey Ormanlarının İmara Açılması ‘Ricası’ Üzerine Erdoğan Bayraktar


Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın istediği üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kuzey Ormanları’nın bulunduğu Sarıyer Gümüşdere ve Kısırkaya bölgesinin imara açıldığı iddiası hakkında eski bakan Erdoğan Bayraktar’ın açıklaması Okumaya devam et Kuzey Ormanlarının İmara Açılması ‘Ricası’ Üzerine Erdoğan Bayraktar

İstanbul’da 10 Yılın Yıkım Belgeseli: 1983 – 1993


Oktay Ekinci’nin İstanbul’u Sarsan On Yıl 1983 – 1993 kitabında (sayfa 138 – 143) yer alan Yağmalanan İstanbul haritası yukarıda, haritada listelenmiş tekil projeler ise aşağıda yer almaktadır. Bu belgesel niteliğindeki çalışma, 2000 sonrası yaşanan kentsel dönüşüm furyası ve mülksüzleştirme projeleri tartışmalarına hem bir zemin, hem de bugün yaşanan dönüşümün niteliği ve yoğunluğunu anlamak için bir kıyaslama imkanı sunmaktadır:  Bu haritada işaretli olan yerler, İstanbul’un … Okumaya devam et İstanbul’da 10 Yılın Yıkım Belgeseli: 1983 – 1993

İstanbul’un Kuzeyi ve ‘Yağma’


Oktay Ekinci, 1983 – 1993 yılları arasında İstanbul’da yaşanan kentsel yıkımı ve rant odaklı şehirleşmeyi belgelediği ‘İstanbul’u Sarsan 10 Yıl’ adlı kitabında, İstanbul’un Kuzeyi’nin önemini ve bu bölgenin Dalan yönetimi sonrası yaşadığı ‘‘yağmayı’’ anlatır. Kitabın yayınlanmasından tam 20 yıl sonra, aşağıda alıntılanan bölüm bugün gerçekliğini olduğu gibi korumaktadır: Hiç düşündünüz mü; İstanbul’un çevresinde bunca bol su kaynakları olmasaydı, doğuda bir İsaköy, bir Darlık, bir Tavşanlı, ya da … Okumaya devam et İstanbul’un Kuzeyi ve ‘Yağma’

Hayalet Köy: Güney İtalya’da Bir Faşist Ütopya


Güney İtalya’da Faşizm döneminde inşa edilmiş birçok ‘organize çiftlik’  yer almakta. Bu çiftlikler 1920’ler sonrası, güney bölgesinin ‘kolonizasyonu’ ve kırsal kalkınması için oldukça detaylı planlar çerçevesinde, bölgede tarımsal üretimi arttıracak, tarımsal ürünleri işleyerek katma değer üretecek, ve burada çalışacak köylülerin barınma ve eğitim gibi ihtiyaçlarını sağlayacak şekilde, kamuya ait işletmeler olarak inşa edilmişler. Faşizmin korporatist ve kalkınmacı ideolojisinin mükemmel birer mekansal izdüşümünü oluşturmaktalar. Yani, bir nevi ‘ütopya’ olarak planlanmışlar. … Okumaya devam et Hayalet Köy: Güney İtalya’da Bir Faşist Ütopya

SALT & Rob389 İşbirliği Üzerine


Vasıf Kortun resmi görüş isimli sitesinde SALT ile Rob389 arasındaki işbirliği üzerine bir yazı paylaştı. Bu yazıda Rob389 Kitabevi’nin taşınması konusunda kendi yazdığım yazı ile zıtlaştığı bir noktadan bahsediyor. Şöyle demiştim yazıda: Her ne kadar Robinson Crusoe’nun hayatına devam edecek olması iyi bir şey olsa da, Serkildoryan Binası’nın alt katında yer alan İnci Pastanesi’nin AVM inşaatı sebebiyle tahliye sonrası Mis Sokak’ta tekrar açılması, veya yıkılan Emek … Okumaya devam et SALT & Rob389 İşbirliği Üzerine

Son Kurban: Robinson Crusoe 389


Beyoğlu’nun Kültürel Kırımının Son Kurbanı Bağımsız kitabevlerinin kapanması bir şehrin en hüzünlü anlarındandır. Ara sokaktaki mütevazi bir sahaf, veya ana cadde üzerindeki çok tanınmış olanı da, kapandığında o şehrin de bir parçası eksilir. Hele ki yerine büyük bir zincir kitabevi, ve hatta daha da kötüsü, bir ‘Dünya markası’ moda devinin bilmem kaçıncı mağazası açıldığında, o sokak, o kent ölümü yaşamaktadır artık. Kültürel olarak çölleşmek, sıradanlaşmak, … Okumaya devam et Son Kurban: Robinson Crusoe 389

3. Havalimanı Üzerine Başbakan: Havalimanı Değil Şehir İnşa Ediyoruz


Tarihe notumuzu düşelim, 7 Haziran 2014 Cumartesi günü “Dünya’nın en büyük havalimanı” olma iddiasındaki İstanbul’un 3. Havalimanı Projesi’nin temeli Başbakan Erdoğan’ın katıldığı tören ile atıldı. Yaklaşık 2.5 milyon ağacın bulunduğu, İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda “kesinlikle korunması gereken alan” olarak belirtilen kentin Kuzey bölgesinde inşaatına başlanan Havalimanı’nın, ekolojik sonuçlarının İstanbul için bir yıkım olacağı, gerek mahkemenin verdiği Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın “Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu” kararının yürütmesini … Okumaya devam et 3. Havalimanı Üzerine Başbakan: Havalimanı Değil Şehir İnşa Ediyoruz

Okmeydanı’nda Neler Oluyor? Erbay Yucak ile Söyleşi


1Umut Derneği ve Dayanışmacı Atölye üyesi hukukçu Erbay Yucak ile Okmeydanı için Beyoğlu Belediye Meclisi’nin aldığı ‘Riskli Alan’ kararını detaylı bir şekilde konuştuk. Okmeydanı, ‘nasıl bir kentsel dönüşüm?’, ‘tapu hukuki güvence midir?’, ‘plan nasıl yapılır?’, ‘kriminalizasyon ve bölünme!’, ‘toplumsal kutuplaşma rant süreçlerinin etkin bir parçası olarak canlı tutulabilir mi?’, ‘6306 sayılı kanun ve uygulama yönetmeliği ne diyor?’, ’Okmeydanı gerçekten riskli alan mı?’ gibi bütün sorular … Okumaya devam et Okmeydanı’nda Neler Oluyor? Erbay Yucak ile Söyleşi

Saraybosna 1996 – 2011


Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, 1992 – 1996 yılları arasında tarihin en uzun kent kuşatmasını yaşadı. Etrafını saran tepelere konumlanmış işgalci güçler ağır silahlar ve keskin nişancılar ile 4 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde insanlığa karşı suç işlediler. Saraybosnalılar, bütün bu süre boyunca uluslararası ambargo ile de boğuşmak zorunda kaldılar. Yaklaşık 1500 çocuk, 10.000’den fazla sivil hayatını kaybetti, neredeyse bütün binaları kurşun veya top mermisi ile … Okumaya devam et Saraybosna 1996 – 2011

Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?


Danıştay’ın Taksim Yayalaştırma Projesi’nin iptali ile ilgili aldığı karar üzerine 9 Mayıs 2014 tarihinde İBB Başkanı Kadir Topbaş, Eminönü Yeni Camii Meydanı açılış töreninde aşağıdaki açıklamayı yapmıştı: “Orada yapılan işlem bitmiştir. Herhalde toprak dolduracak halimiz yok. Öyle de bir karar değil zaten. Proje gerçekleşmiştir. Hayata geçmiştir. Tabi ki orada bizim iptal edilen planlarla ilgili yeniden plan yapma yetki ve süreçlerimiz var. Bu kente hizmet etmek … Okumaya devam et Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?

Bağdat Caddesi Proje Alanı


  Bağdat Caddesi ve buraya çıkan sokaklar, İstanbul’da kentsel dönüşümün en hızlı yaşandığı yerlerin başında geliyor. Hem de öyle fazla patırtı gürüldü çıkartmadan, TOKİ ve Emlak Konut gibi devasa kamu şirketleri devreye girmeden, piyasanın ‘görünmez eli’ üçer, dörder katlı, bahçeli apatmanları sanki hokus pokus yaparak, büyük markaların prestij mağazalarına, veya çok katlı rezidanslara hızlıca dönüştürüyor. İşte kısa bir yürüyüşte ağımıza takılan ‘proje alanları’, yıkım ve yapım diyalektiğinin tahliye, … Okumaya devam et Bağdat Caddesi Proje Alanı

Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak


Arkitera‘dan Bahar Bayhan’ın 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı ve Yenikapı Miting alanı karşılaştırması üzerinden sorduğu sorulara yanıtlarım: Toplumsal hareketler ile meydanların ilişkisini nasıl değerlendirirsin? 12 yıllık AKP iktidarı bir şeyi öğrettiyse o da siyaset alanı toplumsal alanda genişlemediği müddetçe demokratikleşmenin de ilerletilemeyeceğidir. Siyaset alanının, kentsel ve kırsal dönüşüm projeleri ile yaşam alanlarını kuşattığı mevcut otoriter neoliberalizm döneminde genişleyeceği yer de mekan(da)dır. Yani demokratikleşme aynı zamanda bir … Okumaya devam et Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları


Taksim kentin sadece birkaç dönüm beton yığını değildir. Taksim Meydanı’nın ne olduğunu, neye ve niye dönüştüğünü merak edenler için bir Mutlu Kent derlemesi: Taksim’in Kuşatma Mimarisi – Nisan 2014 Aslında, özgür olması gereken, toplumsal iradenin ürettiği kent meydanlarını yasaklamak, veya Yenikapı Meydanı gibi devasa iktidar meydanları yaratmak, iktidarlar için bir paradoks. Meydanları ne kadar kapatmaya çalışsanız da, Taksim Meydanı’nda toplanmaya çalışanları şiddetle bastırsanız da, bu … Okumaya devam et 1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

Beyoğlu’nda Durmadan Devam


  Kültürün ve sanatın sahnesi Beyoğlu Beyoğlu’nda sinema ve tiyatrolar kapanırken, Emek AVM, AKM karakol yapılmışken, kültür üzerinden oy istemek!  Kitaba, kitapseverlere, sahaflarımıza hizmet yolunda devam Beyoğlu’nda kitapçılar hızla kapanırken, birçoğu otele dönüştürülmeyi beklerken, kitap ve sahaflar üzerinden oy istemek! Taksim Meydanı Projesi Taksim Meydanı’nın içine edilmişken, Gezi Parkı halen yıkım tehlikesi altındayken, Beyoğlu’nun hukuksuz projelerinden Maksim AVM’nin inşaat paravanı üzerinde sergilenen Taksim Meydanı Projesi … Okumaya devam et Beyoğlu’nda Durmadan Devam

‘Ormanda Daha Güzel’


Paris Bölge Yönetimi’nin yeşil alanlardan sorumlu ajansı iyi bir tanıtım kampanyası başlatmış. Ünlü ressamların orman temalı tablolarını, bugünün yaşam alanlarında ve çağdaş hayat tarzına uygun bir şekilde yeniden fotoğraflatmış. Kadın-erkek ve çıplaklık ilişkisiyle de biraz oynamış. Üzerine de ‘ormanda daha güzel’ diye bir slogan eklemiş. Manet’nin  Kırda Öğle Yemeği, gerçekten de doğada daha güzel! Okumaya devam et ‘Ormanda Daha Güzel’

Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan


Bugün Kadir Topbaş, twitter hesabından Taksim Meydanı için gerçekleştirmeyi planladıkları kentsel tasarım projesinin görsellerini paylaştı. Bir süre önce “aslında meydanlarda ağaç olmaz ama madem insanlar istiyorlar, biz de bol ağaçlı bir meydan tasarlarız” mealinde bir açıklaması olmuştu. Gerçi ondan önce de “bundan sonra tek bir otobüs durağının yeri bile değişse halka soracağız” demecinde bulunmuştu. Ne halka, ne konuyla ilgili gruplara ne de uzmanlara sormadan, Kinder çikolata … Okumaya devam et Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan

beyoğlu imar planı iptal


Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği’nin açtığı dava sonucu Beyoğlu’nun 2011’de hazırlanan koruma amaçlı imar planları 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. 25 Eylül’de verilen ancak yeni tebliğ edilen kararda ders niteliği taşıyan gerekçeler mevcut. Topyekün turistleşme Uzun bir süredir, yerel yönetimin teşviki ve piyasa aktörlerinin yatırımları sonucu Beyoğlu’nun tektipleştiğini, kocaman bir açık hava AVM’sine ve sadece turistlere hitap eden bir  oteller bölgesine dönüştüğünü dile … Okumaya devam et beyoğlu imar planı iptal

22 aralık kent mitingi


  22 Aralık İstanbul Kent Mitingi için binlerce İstanbullu Kadıköy’de toplandı. Malum, ülkede sıcacık geçen Gezi Yazı’ndan sonra, kentsel rant ve imar usulsüzlüklerini de içeren yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ve de çok sert iktidar mücadeleleri ile buz gibi bir Kış yaşanıyor. Haliyle kentsel yağmaya karşı yapılan bu kitlesel gösteri çağrısı, mevcut siyasi ortamda kentle iç içe geçmiş ama kentsel sınırlarla da bağlı kalmayan başka toplumsal … Okumaya devam et 22 aralık kent mitingi