Sabit Yazı

15 Temmuz sonrası kent


“Devrim” anlarında zaman ve mekan sıkışır, hayatın normal akışı hiç olmadığı kadar süratlenir, ve yaşadığımız kenti başka bir algı düzeyiyle tecrübe etmeye başlarız. İstanbul gibi bir mega kent bile küçülür, Türkiye’de zaten hızlı akan zaman daha da hızlanır. Gezi Parkı direnişinde de böyleydi, şimdi, darbe karşıtı demokratik süreçte de böyle. Örneğin, ulaşım altyapısının parçası olarak “kullandığımız”, veya İstanbul’un dekoru olarak birer “seyirci” gibi her gün … Okumaya devam et 15 Temmuz sonrası kent

#Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!


İstanbul’da insani genişlikte, engelli erişimine uygun, arabalar tarafından işgal edilmemiş düzgün döşemeli bir kaldırımda yürümek neredeyse imkansız. İstanbul’da bir reklam panosunun ‘tükeeet’, daha çok ‘tükeeet’ tacizine uğramadan özgürce sokaklarda yürümek de neredeyse imkansız. Hatta İstanbul’da çoğu zaman doğrudan reklam panoları, kaldırımda bir yaya olarak yürüyememenizin nedeni. Alın size, başımdan geçen ve ilginç bir şekilde mutlu sonla biten oldukça ‘sıradan’ bir kaldırım işgali hikayesi: Her gün kullandığım güzergah … Okumaya devam et #Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!

Karaköy Camii ‘Yeniden’ Yapılıyor


1958’de Adnan Menderes tarafından ‘söktürülen’ Karaköy Camii yeniden inşa edilecek. 1903 yılında Mimar Raimondo D’Aronco tarafından art nouveau tarzında Galata Köprüsü’nün çıkışı Ziraat Bankası binasının hemen yanında yapılan cami, Menderes’in namlı yıkımları sırasında sökülmüş, sonraki yıllarda da sökülen parçaları yok olmuştu. Erdoğan’ın, Belediye Başkanlığı döneminden beri bu camiyi yeniden yaptırmak istediği biliniyordu. 2003 yılında Hürriyet’te çıkan bir haberde ‘peki ama Karaköy Camii, üzerinde durmaya değecek ölçüde önemli bir … Okumaya devam et Karaköy Camii ‘Yeniden’ Yapılıyor

Mahalle Namusundan Mahalle Siyasetine: Yeni Bir Kentsel Müşterek Arayışı


Bu hafta Meclis Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu Üyesi AKP’li İsmet Uçma, şiddeti bitirecek ‘müthiş’ önerisi ile gündeme geldi: “Kadına şiddet için geliştirilen acil durumda müdahaleyi kolaylaştıran panik butonu yerine mahallenin namusu diye bir şey geliştirebiliriz, o mahallede birisine yönelik bir şey yapılıyorsa herkes ona sahip çıkar ve hakikaten de yapanı neredeyse ifna eder.” Kadına karşı şiddeti ‘yönetmek’ için yukarıda önerilen ‘mahallenin namusu’ yaklaşımının, … Okumaya devam et Mahalle Namusundan Mahalle Siyasetine: Yeni Bir Kentsel Müşterek Arayışı

External link to Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı

Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı


İBB ve İstanbul Ulaşım A.Ş’nin Karaköy – Kabataş tramvay hattı boyunca diktiği demir barikatlar yayalar için aşılması güç bir set oluşturmaktadır. Bu güzergah hali hazırda kent merkezinden geçen bir otoban işlevi görmekte, ve dolayısıyla yayalara düşman bir ortam oluşturmaktayken, bu son yapılan uygulama ile yaya konforu daha da bozulmuştur. Yolun iki yakası arasındaki geçiş sayısı sınırlanmıştır. Halbuki bahsi geçen güzergah, toplu taşıma açısıdan İstanbul’un en sorunsuz bölgesidir. Güzergahın iki ucunda vapur istasyonları, finüküler ve … Okumaya devam et Karaköy – Kabataş Barikatı Kaldırılmalı

Sabit Yazı

Gezi Parkı, Topçu Kışlası ve ‘Katılımcılık’ Oyunu


Topçu Kışlası için halkoylaması yapmak fikri ne kadar da demokratik, değil mi? Önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 – 2019 Stratejik Planı’nda Topçu Kışlası Restitüsyon Projesi’nin yer aldığı haberleriyle uyarıldık. Haliyle, bütün yaşananlardan, kaybedilen canlardan sonra bile Kışla ısrarının devam ettiğini teyit etmiş olduk. Tek adam siyasetinin, merkezden yönetilen ‘yerel’ yönetimin ve sürdürülmek istenen gerilim politikalarının doğal sonucu olan bu ısrar aslında kimseyi de şaşırtmadı.. Ancak bu … Okumaya devam et Gezi Parkı, Topçu Kışlası ve ‘Katılımcılık’ Oyunu

Sabit Yazı

Google Earth Tanıklığıyla 10 Yıl Önce 10 Yıl Sonra İstanbul


Türkiye’nin inşaata dayalı ekonomik büyüme modelinin merkezinde yer alan İstanbul, son 10 yılda büyük bir dönüşüm yaşıyor. Kentin korunması gereken bütün açıklıklarına kentsel dönüşüm lobisinin müteahhit aklı AVM, rezidans, otel projelerini kondurmak için, idare aklı da ‘kente imzasını atmak’, ‘fetih’ etmek için seferberlik halinde çalışıyorlar. Google Earth uydu görüntüleri, 2002 yılından günümüze İstanbul’un yaşadığı ‘boşlukları doldurmak’ (hali hazırda yapılaşmış ise de önce boşaltıp sonra tekrar ve daha yoğun … Okumaya devam et Google Earth Tanıklığıyla 10 Yıl Önce 10 Yıl Sonra İstanbul

Sabit Yazı

Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?


Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir. … Okumaya devam et Taksim Meydanı’nı Ne Yapmalı?

Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?


Danıştay’ın Taksim Yayalaştırma Projesi’nin iptali ile ilgili aldığı karar üzerine 9 Mayıs 2014 tarihinde İBB Başkanı Kadir Topbaş, Eminönü Yeni Camii Meydanı açılış töreninde aşağıdaki açıklamayı yapmıştı: “Orada yapılan işlem bitmiştir. Herhalde toprak dolduracak halimiz yok. Öyle de bir karar değil zaten. Proje gerçekleşmiştir. Hayata geçmiştir. Tabi ki orada bizim iptal edilen planlarla ilgili yeniden plan yapma yetki ve süreçlerimiz var. Bu kente hizmet etmek … Okumaya devam et Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?

Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak


Arkitera‘dan Bahar Bayhan’ın 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı ve Yenikapı Miting alanı karşılaştırması üzerinden sorduğu sorulara yanıtlarım: Toplumsal hareketler ile meydanların ilişkisini nasıl değerlendirirsin? 12 yıllık AKP iktidarı bir şeyi öğrettiyse o da siyaset alanı toplumsal alanda genişlemediği müddetçe demokratikleşmenin de ilerletilemeyeceğidir. Siyaset alanının, kentsel ve kırsal dönüşüm projeleri ile yaşam alanlarını kuşattığı mevcut otoriter neoliberalizm döneminde genişleyeceği yer de mekan(da)dır. Yani demokratikleşme aynı zamanda bir … Okumaya devam et Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları


Taksim kentin sadece birkaç dönüm beton yığını değildir. Taksim Meydanı’nın ne olduğunu, neye ve niye dönüştüğünü merak edenler için bir Mutlu Kent derlemesi: Taksim’in Kuşatma Mimarisi – Nisan 2014 Aslında, özgür olması gereken, toplumsal iradenin ürettiği kent meydanlarını yasaklamak, veya Yenikapı Meydanı gibi devasa iktidar meydanları yaratmak, iktidarlar için bir paradoks. Meydanları ne kadar kapatmaya çalışsanız da, Taksim Meydanı’nda toplanmaya çalışanları şiddetle bastırsanız da, bu … Okumaya devam et 1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan


Bugün Kadir Topbaş, twitter hesabından Taksim Meydanı için gerçekleştirmeyi planladıkları kentsel tasarım projesinin görsellerini paylaştı. Bir süre önce “aslında meydanlarda ağaç olmaz ama madem insanlar istiyorlar, biz de bol ağaçlı bir meydan tasarlarız” mealinde bir açıklaması olmuştu. Gerçi ondan önce de “bundan sonra tek bir otobüs durağının yeri bile değişse halka soracağız” demecinde bulunmuştu. Ne halka, ne konuyla ilgili gruplara ne de uzmanlara sormadan, Kinder çikolata … Okumaya devam et Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan

beyoğlu imar planı iptal


Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği’nin açtığı dava sonucu Beyoğlu’nun 2011’de hazırlanan koruma amaçlı imar planları 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. 25 Eylül’de verilen ancak yeni tebliğ edilen kararda ders niteliği taşıyan gerekçeler mevcut. Topyekün turistleşme Uzun bir süredir, yerel yönetimin teşviki ve piyasa aktörlerinin yatırımları sonucu Beyoğlu’nun tektipleştiğini, kocaman bir açık hava AVM’sine ve sadece turistlere hitap eden bir  oteller bölgesine dönüştüğünü dile … Okumaya devam et beyoğlu imar planı iptal

22 aralık kent mitingi


  22 Aralık İstanbul Kent Mitingi için binlerce İstanbullu Kadıköy’de toplandı. Malum, ülkede sıcacık geçen Gezi Yazı’ndan sonra, kentsel rant ve imar usulsüzlüklerini de içeren yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ve de çok sert iktidar mücadeleleri ile buz gibi bir Kış yaşanıyor. Haliyle kentsel yağmaya karşı yapılan bu kitlesel gösteri çağrısı, mevcut siyasi ortamda kentle iç içe geçmiş ama kentsel sınırlarla da bağlı kalmayan başka toplumsal … Okumaya devam et 22 aralık kent mitingi

karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı


Malum, Karaköy Sahili İSPARK otoparkına, sahilin arkasında bulunan küçük meydan ise şantiye alanına dönüştürüldü. İBB, şantiyenin Karaköy Meydan Düzenlemesi ihalesini alan şirket tarafından kurulduğunu ve gerekli izinlerin alındığını belirtmişti. Biz de ‘Karaköy gibi merkezi bir yerde yapılacak proje hakkındaki bilgi neden şeffaf bir şekilde paylaşılmıyor’ diye sormuştuk. Meğer projenin tabelası çitlerin içinde yatıyormuş. Yatay faziyette duran tabelada ‘Karaköy Meydanı ve Yakın Çevresi Düzenleme İnşaatı’ yazmakta. … Okumaya devam et karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı

Gecekondu ‘‘Palast’’: Berlin’de Kiracıların Direniş Mekanı


Gecekondu ‘‘Palast’’: Berlin’de Kiracıların Direniş ve Umut Mekanı Berlin’de göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Kruezberg semtinin merkezinde, Kottbusser Tor metro çıkışının bulunduğu, etrafı sosyal konutlarla çevrili meydanda bir Gecekondu bulunuyor. Aslında burası ismi özellikle seçilmiş, 7/24 yaşatılan, kentsel dönüşüm ve mutenalaştırma baskısı sonucu artan kiralara karşı  Kreuzberg Kiracılar İnisiyatifi’nin, yani Kotti&Co.’nun inşa ettiği direniş barakası. Kapısı herkese açık bu Gecekondu ile ilk olarak 2012’nin sonbaharında … Okumaya devam et Gecekondu ‘‘Palast’’: Berlin’de Kiracıların Direniş Mekanı

Karaköy’de neler oluyor?


Karaköy ve sahili, Beyoğlu’nda yaşanan ‘soylulaştırma’ süreci, Galataport özelleştirmesi ve krüvazör gemileri baskısı altında hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Her geçen gün yeni bir bina el değiştiriyor. Uzun yıllardır bölgede yer alan üretim atölyeleri ve küçük esnaf ise ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği, ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği… olarak fonksiyon yeniliyor. Beyoğlu gibi ‘otantik bir kent deneyimi’ sunma iddiasındaki yeni tüketim mekanları, Karaköy’ü sınıfsal ve mekansal … Okumaya devam et Karaköy’de neler oluyor?

‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)


Memet Ali Alabora’nın, ağaç/doğa savunusu ile tetiklenen ama (polis şiddetine karşı gelme, ifade de dahil bütün özgürlüklere sahip çıkmak gibi) ilintili alanlara genişleyen direnişin aldığı çoklu boyuta istinaden söylediği ‘mesele sadece Gezi Parkı değil‘ sözüyle nasıl da hedef haline getirildiğine tanık olduk. Mevzunun sadece Park olmadığını aslında herkes biliyor, hele Park’ın kendisi bile sadece Park değilken… Bir mekana yapılan müdahalenin (parkı yıkmak), o müdahaleye imkan sağlayan koşulların (parkın … Okumaya devam et ‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)

gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif


Birçok farklı yurttaş girişimi Gezi Parkı’nda gönüllü çalışmalar yürütüyor. Kitap değiş-tokuşundan yurttaş haberciliğine, dayanışma mutfağından çocuk atölyelerine onlarca otonom faaliyet mekanı hergün yaşıyor, canlı tutuyor, onu sürekli yeniden üretiyor. Bunlardan biri de Sivil İnisiyatif. Polis barikatlarını yeniden işlevselleştirerek yapılan bir masa ve yiyecek/içecek dayanışması ile başlayan çalışmalar kısa sürede devasa bir öz-örgütlülüğe, Park hayatının birçok alanına dokunan bir dayanışma pratiğine dönüşmüş. Sivil İnisiyatif’in manifestosu, Gezi … Okumaya devam et gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif

#direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş


Gezi Parkı direnişi ikinci haftasını doldurmak üzere. Protestolarla ortaya çıkan yoğun enerjinin somut talepler mecrasına akmasının önemi ise artıyor. Bunun için Gezi direnişinin taleplerini bütün ülkeye yaymalı, her yerde bu talepleri dillendirmeli, direnişinin taleplerini ülke çapında yaygınlaştıracak bir kampanya oluşturmalıyız. Talepler her yere ulaşmalı, anlatılmalı. Nasıl mı? Mahallemizde, işyerimizde, okulumuzda sokağımızda Gezi direnişinin taleplerini yayalım. Her yere afişlerimizi asalım. Tüm İstanbul’u, bütün ülkeyi taleplerimizle, Gezi … Okumaya devam et #direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş

#direngeziparkı mücadelesinin talepleri


Taksim Dayanışması’nın 2 Haziran Pazar günü Taksim Meydanı’nda açıkladığı 4 talep. Hepsi makul, hepsi haklı, hepsi kapsayıcı. 1) Gezi Parkı, Park olarak kalacaktır. Ne Taksim’de Topçu Kışlası’na ne de tüm doğa ve yaşam alanlarımızın talanına izin vermeyeceğiz. 2) Gezi Parkı’ndaki direnişten başlayarak halkın demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan, yüzlerce insanın yaralanmasına neden olan sorumlular, başta İstanbul Valisi, Emniyet Genel … Okumaya devam et #direngeziparkı mücadelesinin talepleri

kentin merkezini siyasete kapamak!


Başbakan, ‘E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse orada miting yapmak zorundasın. Burası hukuk devleti.‘ demiş. Başbakanın ‘hukuk devleti’ dediği aslında kanun devleti. Kanuni olmak ile hukuki olmak farklı şeyler. Sonuçta diktatörlükler de kanunlarla yönetiliyor. Kanun devletinde şehir merkezini yoksullara/toplumsal hareketlere kapayabilirsiniz. Örneği çok, Bakü, Beyrut, … Okumaya devam et kentin merkezini siyasete kapamak!

1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’


1 Mayıs’a 1 kala Taksim Projesi’ni hatırlayalım ve Meydan’da son duruma bakalım: Taksim’e yapılan müdahale her ne kadar mekânsal olsa bile, aslında çok katmanlıdır: Ekonomik açıdan inşaata dayalı rant ekonomisinin geldiği ‘çılgın projeler’ döneminin iştahını yansıtmaktadır. Küreselleşen İstanbul’un soylulaştırılan merkezinin turist ve tüketim odaklı yeniden yapılandırılması projesi olarak değerlendirmek mümkün. Kültürel açıdan seçici bir miras anlayışı ile tarihi yeniden yazmaktadır. Sık sık ‘Osmanlı – Selçuklu … Okumaya devam et 1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’

Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası


Taksim’e yapılmak istenen müdahalenin şehircilik / mimari açısından neden hatalı olduğu tartışması konunun uzmanları tarafından çok farklı platformlarda defalarca yapıldı. Hatta kentsel mevzularda ender görülen, farklı pozisyondaki aktörlerin bir konuda uzlaşması durumunun, bu proje aleyhinde gerçekleştiği söylenebilir. Dolayısıyla Taksim Projesi’nin teknik anlamının ötesindeki boyutları bu yazıyı ilgilendirmekte: Bu proje nasıl bir ekonomik-politik zemine oturuyor, nasıl bir siyasi aklın ürünü olabilir, kültürel anlamda hangi tartışmalara eklemleniyor? … Okumaya devam et Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası

tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar


Bence de buz pisti yapalım! Bir yere, bir kent meydanına, parka buz pisti yapmak iyi bir proje olabilir. Hatta ücretsiz veya ucuz yaparsınız, farklı yaş grupları birlikte, kışın havanın soğuk olduğu zamanlarda iyi vakit geçirirler. Hatta fantaziler kuralım, artık meşrebine göre yanında sıcak şarap, veya sahlep satılır, bakarsınız bir Avrupa ülkesi olup çıkarız. Oh ne ala! ‘Derdiniz buz pisti ise, Tepebaşı’nda geçici festival alanı olarak … Okumaya devam et tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar

gezi parkı paris’te olsaydı…


Malum, Taksim Meydanı ‘yayalaştırma’ projesiyle büyük bir tehlike altında. Komşusu ve Meydan’ın ayrılmaz parçası Gezi Parkı da bu proje kapsamında yıkılarak arsalaştırılacak ve büyük ihtimal bir AVM olarak yeniden inşa edilecek. Bugün öğrendiğimiz haberler Park’ın etrafındaki işletmelerin tahliye kağıtlarını aldıkları ve daha önce kırmızı ile işaretlenmiş ağaçların kesimine devam edildiği noktasında. Yani Gezi Parkı’nı AVM’leştirme planı yürütülüyor. Tabi bütün bu çıkarımlara, bu projelerin detaylarının şeffaf … Okumaya devam et gezi parkı paris’te olsaydı…

taksim’e taksim için çıkma vakti!


Taksim Meydanı ve Gezi Parkı için artık gün sayıyoruz. Taksim Projesi, tam da binlerce İstanbullu hayvan dostlarının yaşam hakkı için meydanı doldurmuşken, dün Başbakan tarafından bir kere daha dile getirildi. Bugün yarın ilk kazma vurulacak ve burası İstanbul’un kent gündeminin en sıcak noktalarından biri haline gelecek. Yapılacak proje elimizdeki en önemli kamusal mekanı yok etmekle kalmayacak, veya kentin belleğini silip atmayacak sadece. Aynı zamanda projenin … Okumaya devam et taksim’e taksim için çıkma vakti!

galata’yı mühürlemek


Beyoğlu Belediyesi’nden Galata Kulesi etrafında çarpıcı bir açık hava sergisi! Küratörlüğünü (Beyoğlu) Belediye Başkanı’nın yaptığı “Galata’yı Mühürlemek” isimli sergi kamusal mekana yapılan müdahaleleri kamusal/özel, geçirgen/kapatılmış, özgür/yasak gibi karşıtlıklar üzerinden tartışmaya açıyor. Sergide kulenin etrafındaki açık alanlara üzerinde ‘Beyoğlu Zabıta’ ve ‘Polis’ yazan çitler yerleştirilerek, kamusal ve davetkar olanla özel ve kapatılmış olanın sınırlarını ve kesişimlerini sorgulayacak. Tabelasında Efes Pilsen reklamı bulunan, kulenin hemen dibindeki Bakkal … Okumaya devam et galata’yı mühürlemek

beyoğlu’nda gezersin çukura takılıp düşersin


İstiklal Caddesi’nde yürümek öyle herkesin altından kolaycana kalkacağı bir aktivite değil. Hadi Cadde’yi omuz omuza arşınlayan günlük 2 milyon ziyaretçi arasından sıyrılmayı başardınız, bir aşağı bir yukarı volta atan son model zabıta arabalarının altında da kalmadınız, peki son derece sofistike bir bubi tuzağı gibi kilometrelerce uzayan parke taşlarını ne yapacaksınız?  Kırık dökük döşemeler, derin çukurlar, içinden çamur fışkıran oynak granit taşlar ile sizi tercih şansı … Okumaya devam et beyoğlu’nda gezersin çukura takılıp düşersin

ali sami yen stadı ve likör fabrikası kardeştir…


İstanbul’un en yoğun yapılaşmış, en çekilmez trafiği olan, en yaşanılmaz, yeşile hasret noktalarından biri Mecidiyeköy. Tepenizden geçen viyadük, egzozlardan salınan karbondioksit, sıra sıra dizilmiş niteliksiz beton binalar, ve son zamanlarda bunlara eklenerek yükselen plazalar, towerlar, AVM’ler, rezidanslar. Bu kent distopyasının ortasında kalmış nadir iki umut adası mevcut. Tarihleri ve kaderleri ortak, beton çölünde 2 komşu yeşil/açık vaha: Ali Sami Yen Stadı ve Mecidiyeköy Likör ve … Okumaya devam et ali sami yen stadı ve likör fabrikası kardeştir…