Sabit Yazı

“Güzel bir Fikirtepe” nasıl doğuyor?


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın “İstanbul’da Fikirtepe’den başlayarak bir kentsel dönüşüm hamlesi başlatacaklarını” söylediği Ekim 2010’dan beri Fikirtepe’de büyük yıkımlar gerçekleşti, çok mağduriyetler yaşandı, henüz biten bir proje olmadı. Bugün, yani proje başlangıcından yıllar sonra, 5 Şubat 2017’de, “bitmeyen” Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi’nin, “Güzel Bir Fikirtepe Doğuyor” sloganı ile, “temel atma töreni” düzenleniyor. Bu oldukça sancılı doğumun nasıl gerçekleştiğine bir örnek  üzerinden bakalım. İstanbul CNR … Okumaya devam et “Güzel bir Fikirtepe” nasıl doğuyor?

Sabit Yazı

Sığınamayanlar…


Ercüment Akdeniz’in, sığınmacıların hem çalışma hayatında hem de barınma, eğitim, sağlık gibi kentsel hizmetlere erişimde yaşadıkları ayrımcılık temelli sorunları görünür kılmaya katkıda bulunan, ‘Suriye Savaşının Gölgesinde Mülteci İşçiler‘ kitabından sonra,  Ölüm Koridorundan Mülteci Pazarlığına Sığınamayanlar kitabı Evrensel Basım Yayın’dan çıktı. Duyurulur. Ercüment Akdeniz, 2014 yılında yayımlanan Suriye Savaşının Gölgesinde Mülteci İşçiler kitabında, Suriyelilerin Türkiye’ye girdikleri andan itibaren yaşadığı emek sömürüsünü bir gazeteci titizliğiyle anlatmıştı. Şimdi de, ilk … Okumaya devam et Sığınamayanlar…

Sabit Yazı

15 Temmuz sonrası kent


“Devrim” anlarında zaman ve mekan sıkışır, hayatın normal akışı hiç olmadığı kadar süratlenir, ve yaşadığımız kenti başka bir algı düzeyiyle tecrübe etmeye başlarız. İstanbul gibi bir mega kent bile küçülür, Türkiye’de zaten hızlı akan zaman daha da hızlanır. Gezi Parkı direnişinde de böyleydi, şimdi, darbe karşıtı demokratik süreçte de böyle. Örneğin, ulaşım altyapısının parçası olarak “kullandığımız”, veya İstanbul’un dekoru olarak birer “seyirci” gibi her gün … Okumaya devam et 15 Temmuz sonrası kent

Sabit Yazı

UMUT Sergisi açıldı (6 Mayıs – 11 Haziran)


UMUT 1999 – 2016 Umut, nasıl mekanlar üretir? Nasıl mekanlar umudu yeniden üretir? Mimarlık bir umut pratiği olarak ışıldayabilir mi? İnsani, ekolojik, kentsel krizler karṣısında plancılar, mimarlar, sanatçılar nasıl pozisyonlar almalıdır? Eğer umut adacıkları, deprem gibi en zor koşullardan sonra bile kurulabiliyorsa, onu alternatif bir dünyanın inşası için ölçeklendirmek de mümkün olabilir mi? 1999 – 2016 Umut Sergisi, ilhamını 12 Kasım 1999 Depremi sonrasında, “sağlıklı ve … Okumaya devam et UMUT Sergisi açıldı (6 Mayıs – 11 Haziran)

#Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!


İstanbul’da insani genişlikte, engelli erişimine uygun, arabalar tarafından işgal edilmemiş düzgün döşemeli bir kaldırımda yürümek neredeyse imkansız. İstanbul’da bir reklam panosunun ‘tükeeet’, daha çok ‘tükeeet’ tacizine uğramadan özgürce sokaklarda yürümek de neredeyse imkansız. Hatta İstanbul’da çoğu zaman doğrudan reklam panoları, kaldırımda bir yaya olarak yürüyememenizin nedeni. Alın size, başımdan geçen ve ilginç bir şekilde mutlu sonla biten oldukça ‘sıradan’ bir kaldırım işgali hikayesi: Her gün kullandığım güzergah … Okumaya devam et #Kaldırım: Reklamlardan hemen sonra!

Suriye Savaşının Gölgesinde Mülteci İşçiler


Ercüment Akdeniz’in Evrensel Basım Yayın’dan çıkan ‘Suriye Savaşının Gölgesinde Mülteci İşçiler‘ kitabı sığınmacıların hem çalışma hayatında hem de barınma, eğitim, sağlık gibi kentsel hizmetlere erişimde yaşadıkları ayrımcılık temelli sorunları görünür kılmaya katkıda bulunuyor: Suriyeli mültecileri hedef alan linç olayları, memleketi sosyal depremlerle sarsan kırılmış bir fay hattına işaret ediyor. Mültecilerin evleri yakılırken atılan “Ne mutlu Türküm diyene” sloganı örneğin; Almanya’da Türkiyeli işçilerin evleri yakılırken atılan “Turken Raus … Okumaya devam et Suriye Savaşının Gölgesinde Mülteci İşçiler

Hanlardan Plazalara


“Hanlardan Plazalara”, yapımcılığını Mehmet Erken’in, yönetmenliğini Mustafa Emin Büyükcoşkun’un, sunuculuğunu Erhan Erken’in yaptığı, TRT Türk ekranlarında yayınlanmış bir İstanbul programı. Program, esnaf ve zanaat erbabının dönüşümünü konu ediyor. Yüzyıllar boyunca kent merkezine entegre bir şekilde sürdürülmüş, farklı iş kolları arasında gelişmiş organik ilişkilerin bulunduğu üretim ve ticaret faaliyetlerinin, bugün İstanbul’da ne yönde dönüştüğünü anlamak için bir hazine niteliğinde:   Okumaya devam et Hanlardan Plazalara

‘Kentsel Dönüşüm’den ‘Özenle İyileştirme’ye: Mekân Politikalarında Yeni Bir Paradigma Arayışı


Türkiye’nin 2000’li yıllarla birlikte mekân politikalarının merkezinde “kentsel dönüşüm” (KD) anahtar kelimesi yer almaktadır. KD bir mekân politikası olmanın ötesinde, hem söylem olarak hem de mevcut yasal çerçevesi ve uygulamalarıyla, birbirlerini besleyen kentsel ekoloji ve demokratikleşme krizlerinin kristalleşmesini ifade etmektedir. Topyekûn yıkım ve yeniden inşa şeklinde tezahür eden KD uygulamalarının, kentsel adaletsizliği derinleştirdiği, kent ekolojisi üzerinde yıkıcı etkileri olduğu, dar bir siyaset ve sermaye eliti … Okumaya devam et ‘Kentsel Dönüşüm’den ‘Özenle İyileştirme’ye: Mekân Politikalarında Yeni Bir Paradigma Arayışı

Son Kurban: Robinson Crusoe 389


Beyoğlu’nun Kültürel Kırımının Son Kurbanı Bağımsız kitabevlerinin kapanması bir şehrin en hüzünlü anlarındandır. Ara sokaktaki mütevazi bir sahaf, veya ana cadde üzerindeki çok tanınmış olanı da, kapandığında o şehrin de bir parçası eksilir. Hele ki yerine büyük bir zincir kitabevi, ve hatta daha da kötüsü, bir ‘Dünya markası’ moda devinin bilmem kaçıncı mağazası açıldığında, o sokak, o kent ölümü yaşamaktadır artık. Kültürel olarak çölleşmek, sıradanlaşmak, … Okumaya devam et Son Kurban: Robinson Crusoe 389

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

Beyoğlu’nda Durmadan Devam


  Kültürün ve sanatın sahnesi Beyoğlu Beyoğlu’nda sinema ve tiyatrolar kapanırken, Emek AVM, AKM karakol yapılmışken, kültür üzerinden oy istemek!  Kitaba, kitapseverlere, sahaflarımıza hizmet yolunda devam Beyoğlu’nda kitapçılar hızla kapanırken, birçoğu otele dönüştürülmeyi beklerken, kitap ve sahaflar üzerinden oy istemek! Taksim Meydanı Projesi Taksim Meydanı’nın içine edilmişken, Gezi Parkı halen yıkım tehlikesi altındayken, Beyoğlu’nun hukuksuz projelerinden Maksim AVM’nin inşaat paravanı üzerinde sergilenen Taksim Meydanı Projesi … Okumaya devam et Beyoğlu’nda Durmadan Devam

Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan


Bugün Kadir Topbaş, twitter hesabından Taksim Meydanı için gerçekleştirmeyi planladıkları kentsel tasarım projesinin görsellerini paylaştı. Bir süre önce “aslında meydanlarda ağaç olmaz ama madem insanlar istiyorlar, biz de bol ağaçlı bir meydan tasarlarız” mealinde bir açıklaması olmuştu. Gerçi ondan önce de “bundan sonra tek bir otobüs durağının yeri bile değişse halka soracağız” demecinde bulunmuştu. Ne halka, ne konuyla ilgili gruplara ne de uzmanlara sormadan, Kinder çikolata … Okumaya devam et Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan

mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi


2013 kelimenin her anlamıyla olağandışı bir yıldı. Kent, hem ekonominin hem de siyasetin merkezine iyice oturdu. Kentsel dönüşüm, çılgın projeler, gayrimenkul rantı, ekolojik yıkım tavan yaptı. Kentsel kararlar hiç olmadığı kadar merkezden, doğrudan Ankara’dan alınırken, yurttaşların da kurumsal yapılara katılım imkan ve mekanları giderek  azaldı. Kente, kentliye karşı işlenen suçlar listesi iyice kabardı. Ancak önceki yıllardan farklı olarak, kentlilerin ortak mücadelesi de hiç olmadığı kadar … Okumaya devam et mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi

sırrı süreyya önder ve toki mevzusu


Çoğunlukla niteliksiz mimarisi, bulunduğu çevreden ve hayattan kopuk, bağlamsız projeleri ile gündeme gelen TOKİ, bu hafta İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in ismiyle birlikte anıldı. Önder’e meclise ilk girdiğinde TOKİ kurasından bir ev çıkmış. Hemen sosyal medyada, ‘TOKİ zaten kamu kaynaklarını siyasetçilere peşkeş çekiyor’ şeklinde yorumlar dolaşmaya başladı. SSÖ’ye de ‘bulunduğu konumu süistimal eden siyasetçi’ ithamında bulunanlar oldu. SSÖ’nün açıklaması netti: ”TOKİ’den ev çıktı’ diyenler, iki yıl … Okumaya devam et sırrı süreyya önder ve toki mevzusu

karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı


Malum, Karaköy Sahili İSPARK otoparkına, sahilin arkasında bulunan küçük meydan ise şantiye alanına dönüştürüldü. İBB, şantiyenin Karaköy Meydan Düzenlemesi ihalesini alan şirket tarafından kurulduğunu ve gerekli izinlerin alındığını belirtmişti. Biz de ‘Karaköy gibi merkezi bir yerde yapılacak proje hakkındaki bilgi neden şeffaf bir şekilde paylaşılmıyor’ diye sormuştuk. Meğer projenin tabelası çitlerin içinde yatıyormuş. Yatay faziyette duran tabelada ‘Karaköy Meydanı ve Yakın Çevresi Düzenleme İnşaatı’ yazmakta. … Okumaya devam et karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı

Karaköy’de neler oluyor?


Karaköy ve sahili, Beyoğlu’nda yaşanan ‘soylulaştırma’ süreci, Galataport özelleştirmesi ve krüvazör gemileri baskısı altında hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Her geçen gün yeni bir bina el değiştiriyor. Uzun yıllardır bölgede yer alan üretim atölyeleri ve küçük esnaf ise ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği, ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği… olarak fonksiyon yeniliyor. Beyoğlu gibi ‘otantik bir kent deneyimi’ sunma iddiasındaki yeni tüketim mekanları, Karaköy’ü sınıfsal ve mekansal … Okumaya devam et Karaköy’de neler oluyor?

Sao Paulo’nun Ulaşım Devrimi


Sao Paulo, Brezilya’nın ve Güney Yarımküre’nin en büyük kenti. Merkezde 11 milyon, metropolitan alanda 20 milyon insanın yaşadığı bu şehirde, aynen İstanbul gibi, ulaşım en önemli sorunların başında geliyor. Sao Paulo’da toplu taşıma pahalı, konforsuz ve trafik aşırı derecede yoğun. O kadar yoğun ki trafik sıkışıklığı günün belli saatlerinde yüzlerce (!) kilometre uzunluğunda olabiliyor. Kentin çeperlerinde yaşayan yoksulların kent merkezine erişimi hem ulaşım ücreti hem … Okumaya devam et Sao Paulo’nun Ulaşım Devrimi

şehir düştü! bizanslı tarihçi francis’den istanbul’un fethi


29 Mayıs İstanbul’un fethinin yıldönümü. İnsanlar şehrin farklı noktalarında, Başbakanın da katılımıyla bu günü görkemli bir şekilde kutlayacaklar. Mehteren takımı marşlar çalacak, Fetih temalı konuşmalar yapılacak, okullarda öğrenciler yazdıkları kompozisyonları okuyacak, Türklüğümüz, Osmanlı geçmişimiz, ‘ecdadımız’ ile gurur duyacağız. ‘Kahpe Bizans’ı, ‘imanımızla’, ‘hak yolunda’ yendiğimizi bir kere daha haykıracağız. Bugün, Ağaoğlu’nun Fetih temalı Maslak 1453 Projesi hukuku hiçe sayarak yükselmeye devam edecek. Tam da bugün Fetih’in … Okumaya devam et şehir düştü! bizanslı tarihçi francis’den istanbul’un fethi

yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’


Malum, Tarlabaşı Bulvarı’ndan Taksim Meydanı’na doğru çıkarken sol kolda yer alan şantiyenin adı Tarlabaşı Yenileme Projesi. Beyoğlu Belediyesi ve GAP İnşaat ortaklığında yürütülen bu kentsel dönüşüm uygulaması ile, Belediye Başkanı’nın değişiyle ‘zehirlenmiş prenses tedavi ediliyor’! Şantiye boyunca yerleştirilmiş proje görselleri üzerinde düşünmeyi fazlasıyla hak ediyor. Aslında bu dönüşüm uygulaması kelimenin tam anlamıyla bir ‘soylulaştırma’ projesi: Uzunca bir süredir Tarlabaşı’nda yaşayan ve çalışan insanlar mahallelerinden kendi … Okumaya devam et yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’

kentin merkezini siyasete kapamak!


Başbakan, ‘E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse orada miting yapmak zorundasın. Burası hukuk devleti.‘ demiş. Başbakanın ‘hukuk devleti’ dediği aslında kanun devleti. Kanuni olmak ile hukuki olmak farklı şeyler. Sonuçta diktatörlükler de kanunlarla yönetiliyor. Kanun devletinde şehir merkezini yoksullara/toplumsal hareketlere kapayabilirsiniz. Örneği çok, Bakü, Beyrut, … Okumaya devam et kentin merkezini siyasete kapamak!

kentsel dönüşüme muhalefet sorununa nihai çözüm?


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Şubat 2013 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm Yıkım Şenliği’ndeki konuşmasından: Ana muhalefet partisi de onun işbirliği yaptığı marjinal sol örgütler de terör örgütleri de bu dönüşümün gerçekleşmesini istemiyorlar. Mağduriyet diyerek fırsat devşiriyorlar. Militan devşirdikleri, insanca yaşamdan uzak bu yapılaşmanın devamını istiyorlar. Ana muhalefet partisi tüm imtiyazların kendi elinde toplanmasını istemiştir. Kendisi en iyi eğitim imkanına sahip olacak ama … Okumaya devam et kentsel dönüşüme muhalefet sorununa nihai çözüm?

şekerbank’ın kapısı hep açık: esnafa da avm’ye de


Şekerbank’ın mahalle esnafından alışverişi teşvik eden yukarıdaki reklamını genel olarak beğenmiş, sonrasında da Twitter’da şöyle bir yorumda bulunmuştum: Şekerbank reklamı: ‘Mahallemizi mahalle yapan esnafımız için el ele verelim…’ & her yere AVM kondurmaya devam edelim, AVM’lerden çıkmayalım Başka bir twitter kullanıcısı da reklamı beğenmiş ama aynı şekilde ‘samimiyeti’ sorguluyordu: Şekerbank ne kadar içten bilemiyorum ama reklamı çok başarılı:) Dünya’nın neresinde var bizim mahallelerin canlılığı, sıcaklığı? Reklamda Türkiyeli esnafın ‘bizdenliği’, … Okumaya devam et şekerbank’ın kapısı hep açık: esnafa da avm’ye de

galatasaray üniversitesi yangınından bir otel çıkar mı?


Zaytung’un FotoHaberi’nde yangın fotoğrafına şu cümle eşlik ediyordu: Hotel Le’Bosphorus (Eski Galatasaray Üniversitesi) görkemli bir temel atma töreniyle dünyaya merhaba dedi Galatasaray Üniversitesi yangınının hemen sonrasında insanların ‘otel yapmak için yakılmıştır’, ‘kesin otel olur’, ‘yak, işlet, devret’ yorumları muhtemelen gerçeği yansıtmıyor(du). Ancak ihtimaller dahilinde yer alması, ilk önce akla bu tehlikenin gelmesi fazlasıyla düşündürücü. Galatasaray Üniversitesi bütün camiası ile bu yangının yaralarını sarmaya çalışacaktır. Giden … Okumaya devam et galatasaray üniversitesi yangınından bir otel çıkar mı?

mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası


Ne seneydi ama… Artık olağanüstü hal planlama rejimi ile turbo hızında dönüşen kentlerin gündemini takip edebilmek, artan iletişim olanaklarına rağmen, gittikçe zorlaşıyor. İktidarın mekansal politikaları ile kolaylaştırılan rant üretimi ve bölüşümü, projelerin sayılarını ve boyutlarını artırırken, kültürel hegemonya da mekana yapılan sembolik müdahaleler ile üretilmeye çalışılıyor. Neoliberal konsolidasyon kamusallıklara açıkca saldırıyor. Kentsel dönüşüm uygulayıcıları utangaç ve meşruiyet zemini arayan söylemlerini, otoriterleşen yönetim anlayışı ve siyaset … Okumaya devam et mutlukent 2012: bir senenin görsel hafızası

Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası


Taksim’e yapılmak istenen müdahalenin şehircilik / mimari açısından neden hatalı olduğu tartışması konunun uzmanları tarafından çok farklı platformlarda defalarca yapıldı. Hatta kentsel mevzularda ender görülen, farklı pozisyondaki aktörlerin bir konuda uzlaşması durumunun, bu proje aleyhinde gerçekleştiği söylenebilir. Dolayısıyla Taksim Projesi’nin teknik anlamının ötesindeki boyutları bu yazıyı ilgilendirmekte: Bu proje nasıl bir ekonomik-politik zemine oturuyor, nasıl bir siyasi aklın ürünü olabilir, kültürel anlamda hangi tartışmalara eklemleniyor? … Okumaya devam et Taksim ‘‘Müzesi’’: Olağanüstü Hal Kentleşme ile İktidar Mekânlarının İnşası

selçuklu ve osmanlı mimarisinin muhteşem yüzyılı


Tehlikenin farkında mısınız? 21. yüzyıl icadı ‘Selçuklu Osmanlı Mimarisi’ adlı mimarlık-karşıtı bir hareket bina cephelerinden başladı. Şimdi okulları, camileri, karakolları, adliye saraylarını, toplu konutları, rezidansları, otelleri, bütün şehirleri ve hatta ABD’yi ele geçirmek üzere!  T.C. Başkanlığı, Tasarım Vesaire (Vs.) Daire Başkanlığı, Selçuklu Osmanlı Mimarlığı Birimi’nin gizli çalışmaları sonucu hazırlanan paket tasarımlar, etap etap Türkiye şehirleri başta olmak üzere bütün Dünya’ya yayılmakta. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin … Okumaya devam et selçuklu ve osmanlı mimarisinin muhteşem yüzyılı

tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar


Bence de buz pisti yapalım! Bir yere, bir kent meydanına, parka buz pisti yapmak iyi bir proje olabilir. Hatta ücretsiz veya ucuz yaparsınız, farklı yaş grupları birlikte, kışın havanın soğuk olduğu zamanlarda iyi vakit geçirirler. Hatta fantaziler kuralım, artık meşrebine göre yanında sıcak şarap, veya sahlep satılır, bakarsınız bir Avrupa ülkesi olup çıkarız. Oh ne ala! ‘Derdiniz buz pisti ise, Tepebaşı’nda geçici festival alanı olarak … Okumaya devam et tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar

maslak 1453: reklam


    Maslak 1453: Reklam, Proje, Anlam üçlemesinin ilki: Reklam Bu diil, bu diil, ben farklı bir şey istiyorum… Bu da diil, bunları herkes yapıyor Bu hiç diil, bu sıradan Değil, hiçbir işe yaramaz, bunlar sıradan Beni anlamıyorsunuz, bu diil, daha farklı, daha güzel Ağaoğlu tam bu esnada, elleri ensesinde, gözlerini kendi proje alanına komşu Ayazağa Mahallesi’nin gecekondularına dikmiştir. İstanbul’da hızla tükenen arazilerin müteahhitler için … Okumaya devam et maslak 1453: reklam

afet yasası üzerine kaynaklar (work in progress)


Afet yasası ve kentsel dönüşüm ile ilgili kanun, yönetmelik ve görüşlerden oluşan liste aşağıdadır. Kaynakların bir kısmı pdf formatında yüklemeye hazır. Diğerleri de dış bağlantılara yönlendirir. Eklemek istediğiniz başka kaynakları yorum olarak yazabilirsiniz. Yasa 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında kanun 6306 sayılı kanunun (04.08.2012 tarihli) uygulama yönetmeliği Uygulama 6306 sayılı kanun kapsamında riskli yapıların tespiti için yetki verilen kurum ve kuruluşlar Riskli bina … Okumaya devam et afet yasası üzerine kaynaklar (work in progress)

canlı yayın yıkımın şifreleri


‘Şöyle bir zumlayalım, yıkımları görelim’ Ve nihayet Türkiye’nin ‘büyük’ kentsel dönüşüm  hamlesi ülkenin birçok şehrinde eş zamanlı yapılan yıkımlara canlı bağlanılarak Başbakan tarafından başlatıldı. Esenler Havaalanı Mahallesi’nde gerçekleştirilecek yıkım için kurulan sahneden oradaki yıkımı başlatan Başbakan, sonrasında sırayla farklı şehirlere bağlanarak önce ‘şöyle bir zumlayalım, yıkımları görelim’ dedi, sonra da o şehirlerin kendi partisinden seçilmiş yerel idarecilerinin, veya (seçilenler başka partidense) merkezden atanmışların yıkımlarla ilgili … Okumaya devam et canlı yayın yıkımın şifreleri

gezi parkı paris’te olsaydı…


Malum, Taksim Meydanı ‘yayalaştırma’ projesiyle büyük bir tehlike altında. Komşusu ve Meydan’ın ayrılmaz parçası Gezi Parkı da bu proje kapsamında yıkılarak arsalaştırılacak ve büyük ihtimal bir AVM olarak yeniden inşa edilecek. Bugün öğrendiğimiz haberler Park’ın etrafındaki işletmelerin tahliye kağıtlarını aldıkları ve daha önce kırmızı ile işaretlenmiş ağaçların kesimine devam edildiği noktasında. Yani Gezi Parkı’nı AVM’leştirme planı yürütülüyor. Tabi bütün bu çıkarımlara, bu projelerin detaylarının şeffaf … Okumaya devam et gezi parkı paris’te olsaydı…

taksim’e taksim için çıkma vakti!


Taksim Meydanı ve Gezi Parkı için artık gün sayıyoruz. Taksim Projesi, tam da binlerce İstanbullu hayvan dostlarının yaşam hakkı için meydanı doldurmuşken, dün Başbakan tarafından bir kere daha dile getirildi. Bugün yarın ilk kazma vurulacak ve burası İstanbul’un kent gündeminin en sıcak noktalarından biri haline gelecek. Yapılacak proje elimizdeki en önemli kamusal mekanı yok etmekle kalmayacak, veya kentin belleğini silip atmayacak sadece. Aynı zamanda projenin … Okumaya devam et taksim’e taksim için çıkma vakti!

tokludede üzerine bir vatandaş


İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Tokludede Mahallesi’nin 45 yıllık sakini İsmet Hezer, mağduru olduğu kentsel dönüşüm projesini sorguluyor: Aşağı yukarı 45 senedir burada oturuyorum. Benim iki çoçuğum burada doğdu. İki çocuğum da diyor ki, ‘Baba biz burada doğduk, buradan da ayrılmayız.’ Bu ev bize ait değil mi? Bize ait. Yapılacaksa biz yapacağız. Yıkılacaksa biz yıkacağız. Satılacaksa biz satacağız. Ama bizim ne satma niyetimiz var, ne atma … Okumaya devam et tokludede üzerine bir vatandaş

başarı ekip işidir…


Hadi gidelim, yağmur yağıyor… Kameraların karşısında 3 yetkili, Gençlik & Spor Bakanı Suat Kılıç, Orman & Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve Çevre & Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar. İlki Samsunlu kontenjanından orada, diğer ikisi de yaşanmış felaketle, yani şehir ve doğaya yapılan müdahaleler sonucu sel sularının toplu konutların bodrumlarında ve otoyollarda canlar almasıyla, ilgili devlet teşkilatındaki en yüksek sorumluluktaki yetkililer olması sebebiyle. Biri ülkenin bütün … Okumaya devam et başarı ekip işidir…

filistin mülteci kampları


Geri Dönüş Hakkı Filistinlilerin geri dönüş hakkı, Filistinli Mültecilerin 1948 Savaşı ve sonrasındaki 1948 Filistinli Toplu Göçü (Nakba) ve 1967`deki 6 Gün Savaşı ile terk etmek zorunda bırakıldıkları topraklarına geri dönmeyi ifade eden siyasi bir duruş ve prensiptir. Bugün Filistinli Mülteci kimliğinin en önemli yapı taşlarından birini geri dönüş hakkı oluşturmakta, Filistin – İsrail sorununun çözümü önünde de ciddi bir mesele olarak durmaktadır. Nakba (Büyük … Okumaya devam et filistin mülteci kampları

bir zamanlar anadolu’da


Mudurnu ismini çok duyduğum, ama yolumun hiç düşmediği yerlerden biriydi. Saray helvası ve Mudurnu Piliç markasının ötesinde de burayla bir tanışıklığım yoktu. Bolu Dağları’nda geçirilen zamanı fırsat bilip, altı üstü 5000 kişinin yaşadığı Mudurnu Merkez’e kısa bir ziyarette bulunmaya karar verdim.  Bolu’ya bağlı Mudurnu’ya ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ tadında pitoresk bir yoldan geçerek varıyorsunuz. Sizi önce Mudurnu Saray Helvası sonra da eski ‘ihtişamlı’ günlerinden çok uzaklarda … Okumaya devam et bir zamanlar anadolu’da