Son Kurban: Robinson Crusoe 389


Beyoğlu’nun Kültürel Kırımının Son Kurbanı Bağımsız kitabevlerinin kapanması bir şehrin en hüzünlü anlarındandır. Ara sokaktaki mütevazi bir sahaf, veya ana cadde üzerindeki çok tanınmış olanı da, kapandığında o şehrin de bir parçası eksilir. Hele ki yerine büyük bir zincir kitabevi, ve hatta daha da kötüsü, bir ‘Dünya markası’ moda devinin bilmem kaçıncı mağazası açıldığında, o sokak, o kent ölümü yaşamaktadır artık. Kültürel olarak çölleşmek, sıradanlaşmak, … Okumaya devam et Son Kurban: Robinson Crusoe 389

3. Havalimanı Üzerine Başbakan: Havalimanı Değil Şehir İnşa Ediyoruz


Tarihe notumuzu düşelim, 7 Haziran 2014 Cumartesi günü “Dünya’nın en büyük havalimanı” olma iddiasındaki İstanbul’un 3. Havalimanı Projesi’nin temeli Başbakan Erdoğan’ın katıldığı tören ile atıldı. Yaklaşık 2.5 milyon ağacın bulunduğu, İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda “kesinlikle korunması gereken alan” olarak belirtilen kentin Kuzey bölgesinde inşaatına başlanan Havalimanı’nın, ekolojik sonuçlarının İstanbul için bir yıkım olacağı, gerek mahkemenin verdiği Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın “Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu” kararının yürütmesini … Okumaya devam et 3. Havalimanı Üzerine Başbakan: Havalimanı Değil Şehir İnşa Ediyoruz

Okmeydanı’nda Neler Oluyor? Erbay Yucak ile Söyleşi


1Umut Derneği ve Dayanışmacı Atölye üyesi hukukçu Erbay Yucak ile Okmeydanı için Beyoğlu Belediye Meclisi’nin aldığı ‘Riskli Alan’ kararını detaylı bir şekilde konuştuk. Okmeydanı, ‘nasıl bir kentsel dönüşüm?’, ‘tapu hukuki güvence midir?’, ‘plan nasıl yapılır?’, ‘kriminalizasyon ve bölünme!’, ‘toplumsal kutuplaşma rant süreçlerinin etkin bir parçası olarak canlı tutulabilir mi?’, ‘6306 sayılı kanun ve uygulama yönetmeliği ne diyor?’, ’Okmeydanı gerçekten riskli alan mı?’ gibi bütün sorular … Okumaya devam et Okmeydanı’nda Neler Oluyor? Erbay Yucak ile Söyleşi

Saraybosna 1996 – 2011


Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, 1992 – 1996 yılları arasında tarihin en uzun kent kuşatmasını yaşadı. Etrafını saran tepelere konumlanmış işgalci güçler ağır silahlar ve keskin nişancılar ile 4 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde insanlığa karşı suç işlediler. Saraybosnalılar, bütün bu süre boyunca uluslararası ambargo ile de boğuşmak zorunda kaldılar. Yaklaşık 1500 çocuk, 10.000’den fazla sivil hayatını kaybetti, neredeyse bütün binaları kurşun veya top mermisi ile … Okumaya devam et Saraybosna 1996 – 2011

Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?


Danıştay’ın Taksim Yayalaştırma Projesi’nin iptali ile ilgili aldığı karar üzerine 9 Mayıs 2014 tarihinde İBB Başkanı Kadir Topbaş, Eminönü Yeni Camii Meydanı açılış töreninde aşağıdaki açıklamayı yapmıştı: “Orada yapılan işlem bitmiştir. Herhalde toprak dolduracak halimiz yok. Öyle de bir karar değil zaten. Proje gerçekleşmiştir. Hayata geçmiştir. Tabi ki orada bizim iptal edilen planlarla ilgili yeniden plan yapma yetki ve süreçlerimiz var. Bu kente hizmet etmek … Okumaya devam et Taksim Tüneli’ne Toprak Doldurulsun mu?

Bağdat Caddesi Proje Alanı


  Bağdat Caddesi ve buraya çıkan sokaklar, İstanbul’da kentsel dönüşümün en hızlı yaşandığı yerlerin başında geliyor. Hem de öyle fazla patırtı gürüldü çıkartmadan, TOKİ ve Emlak Konut gibi devasa kamu şirketleri devreye girmeden, piyasanın ‘görünmez eli’ üçer, dörder katlı, bahçeli apatmanları sanki hokus pokus yaparak, büyük markaların prestij mağazalarına, veya çok katlı rezidanslara hızlıca dönüştürüyor. İşte kısa bir yürüyüşte ağımıza takılan ‘proje alanları’, yıkım ve yapım diyalektiğinin tahliye, … Okumaya devam et Bağdat Caddesi Proje Alanı

Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak


Arkitera‘dan Bahar Bayhan’ın 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı ve Yenikapı Miting alanı karşılaştırması üzerinden sorduğu sorulara yanıtlarım: Toplumsal hareketler ile meydanların ilişkisini nasıl değerlendirirsin? 12 yıllık AKP iktidarı bir şeyi öğrettiyse o da siyaset alanı toplumsal alanda genişlemediği müddetçe demokratikleşmenin de ilerletilemeyeceğidir. Siyaset alanının, kentsel ve kırsal dönüşüm projeleri ile yaşam alanlarını kuşattığı mevcut otoriter neoliberalizm döneminde genişleyeceği yer de mekan(da)dır. Yani demokratikleşme aynı zamanda bir … Okumaya devam et Taksim Kuşatması’nı Anlamlandırmak

Anket: Polis barikatlarını nasıl geri dönüştürmeli?


Kenti kentliye kapatan, kamusal mekanları kuşatan polis barikatlarının sayıları ve kullanım sıklığı artıyor. 1 Mayıs sebebiyle başta Taksim olmak üzere, İstanbul ve Türkiye’nin birçok kent merkezi yarı açık cezaevine dönüştürülmüş durumda. Peki bu barikatları başka türlü, insanlık hayrına kullanmak mümkün mü? Aşağıda yer alan anketimize katılın! Okumaya devam et Anket: Polis barikatlarını nasıl geri dönüştürmeli?

Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak


Bu yazı için, 2013 sonbaharında İngilizce olarak yayımlanmış #OccupyGezi: The Park Revolution makalesinden ve Gezi’den Sonra Taksim Konferansı’nda yapılan Gezi’nin Taksim’i: Mekan ile Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek sunumundan yararlandım. Yazının derdi, 1 Mayıs öncesi, Gezi Parkı ayaklanmasını hatırlamak, bu deneyim üzerinden Taksim Meydanı ve kamusal mekanları tekrar düşünmektir. Gezi’nin Taksim’i: Mekan İle Demokrasi Arasındaki Bağları Örmek[1] Başbakanı’nın, İstanbul’un yoğun nüfuslu merkezi Beyoğlu’nun nadir yeşil alanlarından olan Gezi Parkı’nın yerine … Okumaya devam et Gezi Parkı’ndan Taksim Meydanı’na Bakmak

1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları


Taksim kentin sadece birkaç dönüm beton yığını değildir. Taksim Meydanı’nın ne olduğunu, neye ve niye dönüştüğünü merak edenler için bir Mutlu Kent derlemesi: Taksim’in Kuşatma Mimarisi – Nisan 2014 Aslında, özgür olması gereken, toplumsal iradenin ürettiği kent meydanlarını yasaklamak, veya Yenikapı Meydanı gibi devasa iktidar meydanları yaratmak, iktidarlar için bir paradoks. Meydanları ne kadar kapatmaya çalışsanız da, Taksim Meydanı’nda toplanmaya çalışanları şiddetle bastırsanız da, bu … Okumaya devam et 1 Mayıs’a 1 Kala Taksim Yazıları

Taksim’in Kuşatma Mimarisi


İfade özgürlüğü, kamusal alan hakkından ayrı düşünülemez. Kişilerin, toplulukların kendilerini ifade edecekleri yer, kamusal alanlardır. Taksim Meydanı gibi fiziki veya Twitter gibi sanal, kamusal alanlar. Kamusallık (kent meydanları, sokaklar, parklar gibi) mekanda üretildiği ölçüde ifade de özgürleşir. Kamusallık medyada, internette özgürce üretildiğinde ifade de özgürleşir. Malum, ülkede Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Twitter gibi kamusal mecralar bir açık, bir kapalı. Önümüz bayram. İşçinin, emekçinin bayramı, … Okumaya devam et Taksim’in Kuşatma Mimarisi

Beyoğlu’nda Durmadan Devam


  Kültürün ve sanatın sahnesi Beyoğlu Beyoğlu’nda sinema ve tiyatrolar kapanırken, Emek AVM, AKM karakol yapılmışken, kültür üzerinden oy istemek!  Kitaba, kitapseverlere, sahaflarımıza hizmet yolunda devam Beyoğlu’nda kitapçılar hızla kapanırken, birçoğu otele dönüştürülmeyi beklerken, kitap ve sahaflar üzerinden oy istemek! Taksim Meydanı Projesi Taksim Meydanı’nın içine edilmişken, Gezi Parkı halen yıkım tehlikesi altındayken, Beyoğlu’nun hukuksuz projelerinden Maksim AVM’nin inşaat paravanı üzerinde sergilenen Taksim Meydanı Projesi … Okumaya devam et Beyoğlu’nda Durmadan Devam

‘Ormanda Daha Güzel’


Paris Bölge Yönetimi’nin yeşil alanlardan sorumlu ajansı iyi bir tanıtım kampanyası başlatmış. Ünlü ressamların orman temalı tablolarını, bugünün yaşam alanlarında ve çağdaş hayat tarzına uygun bir şekilde yeniden fotoğraflatmış. Kadın-erkek ve çıplaklık ilişkisiyle de biraz oynamış. Üzerine de ‘ormanda daha güzel’ diye bir slogan eklemiş. Manet’nin  Kırda Öğle Yemeği, gerçekten de doğada daha güzel! Okumaya devam et ‘Ormanda Daha Güzel’

Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan


Bugün Kadir Topbaş, twitter hesabından Taksim Meydanı için gerçekleştirmeyi planladıkları kentsel tasarım projesinin görsellerini paylaştı. Bir süre önce “aslında meydanlarda ağaç olmaz ama madem insanlar istiyorlar, biz de bol ağaçlı bir meydan tasarlarız” mealinde bir açıklaması olmuştu. Gerçi ondan önce de “bundan sonra tek bir otobüs durağının yeri bile değişse halka soracağız” demecinde bulunmuştu. Ne halka, ne konuyla ilgili gruplara ne de uzmanlara sormadan, Kinder çikolata … Okumaya devam et Taksim’de Topbaş’ın Gördüğü ve Gerçekte Olan

mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi


2013 kelimenin her anlamıyla olağandışı bir yıldı. Kent, hem ekonominin hem de siyasetin merkezine iyice oturdu. Kentsel dönüşüm, çılgın projeler, gayrimenkul rantı, ekolojik yıkım tavan yaptı. Kentsel kararlar hiç olmadığı kadar merkezden, doğrudan Ankara’dan alınırken, yurttaşların da kurumsal yapılara katılım imkan ve mekanları giderek  azaldı. Kente, kentliye karşı işlenen suçlar listesi iyice kabardı. Ancak önceki yıllardan farklı olarak, kentlilerin ortak mücadelesi de hiç olmadığı kadar … Okumaya devam et mutlukent 2013: olağandışı bir yılın kentsel hikayesi

beyoğlu imar planı iptal


Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği’nin açtığı dava sonucu Beyoğlu’nun 2011’de hazırlanan koruma amaçlı imar planları 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. 25 Eylül’de verilen ancak yeni tebliğ edilen kararda ders niteliği taşıyan gerekçeler mevcut. Topyekün turistleşme Uzun bir süredir, yerel yönetimin teşviki ve piyasa aktörlerinin yatırımları sonucu Beyoğlu’nun tektipleştiğini, kocaman bir açık hava AVM’sine ve sadece turistlere hitap eden bir  oteller bölgesine dönüştüğünü dile … Okumaya devam et beyoğlu imar planı iptal

22 aralık kent mitingi


  22 Aralık İstanbul Kent Mitingi için binlerce İstanbullu Kadıköy’de toplandı. Malum, ülkede sıcacık geçen Gezi Yazı’ndan sonra, kentsel rant ve imar usulsüzlüklerini de içeren yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ve de çok sert iktidar mücadeleleri ile buz gibi bir Kış yaşanıyor. Haliyle kentsel yağmaya karşı yapılan bu kitlesel gösteri çağrısı, mevcut siyasi ortamda kentle iç içe geçmiş ama kentsel sınırlarla da bağlı kalmayan başka toplumsal … Okumaya devam et 22 aralık kent mitingi

sırrı süreyya önder ve toki mevzusu


Çoğunlukla niteliksiz mimarisi, bulunduğu çevreden ve hayattan kopuk, bağlamsız projeleri ile gündeme gelen TOKİ, bu hafta İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in ismiyle birlikte anıldı. Önder’e meclise ilk girdiğinde TOKİ kurasından bir ev çıkmış. Hemen sosyal medyada, ‘TOKİ zaten kamu kaynaklarını siyasetçilere peşkeş çekiyor’ şeklinde yorumlar dolaşmaya başladı. SSÖ’ye de ‘bulunduğu konumu süistimal eden siyasetçi’ ithamında bulunanlar oldu. SSÖ’nün açıklaması netti: ”TOKİ’den ev çıktı’ diyenler, iki yıl … Okumaya devam et sırrı süreyya önder ve toki mevzusu

karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı


Malum, Karaköy Sahili İSPARK otoparkına, sahilin arkasında bulunan küçük meydan ise şantiye alanına dönüştürüldü. İBB, şantiyenin Karaköy Meydan Düzenlemesi ihalesini alan şirket tarafından kurulduğunu ve gerekli izinlerin alındığını belirtmişti. Biz de ‘Karaköy gibi merkezi bir yerde yapılacak proje hakkındaki bilgi neden şeffaf bir şekilde paylaşılmıyor’ diye sormuştuk. Meğer projenin tabelası çitlerin içinde yatıyormuş. Yatay faziyette duran tabelada ‘Karaköy Meydanı ve Yakın Çevresi Düzenleme İnşaatı’ yazmakta. … Okumaya devam et karaköy meydanı ve yakın çevresi düzenleme inşaatı

Gecekondu ‘‘Palast’’: Berlin’de Kiracıların Direniş Mekanı


Gecekondu ‘‘Palast’’: Berlin’de Kiracıların Direniş ve Umut Mekanı Berlin’de göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Kruezberg semtinin merkezinde, Kottbusser Tor metro çıkışının bulunduğu, etrafı sosyal konutlarla çevrili meydanda bir Gecekondu bulunuyor. Aslında burası ismi özellikle seçilmiş, 7/24 yaşatılan, kentsel dönüşüm ve mutenalaştırma baskısı sonucu artan kiralara karşı  Kreuzberg Kiracılar İnisiyatifi’nin, yani Kotti&Co.’nun inşa ettiği direniş barakası. Kapısı herkese açık bu Gecekondu ile ilk olarak 2012’nin sonbaharında … Okumaya devam et Gecekondu ‘‘Palast’’: Berlin’de Kiracıların Direniş Mekanı

Karaköy’de neler oluyor?


Karaköy ve sahili, Beyoğlu’nda yaşanan ‘soylulaştırma’ süreci, Galataport özelleştirmesi ve krüvazör gemileri baskısı altında hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Her geçen gün yeni bir bina el değiştiriyor. Uzun yıllardır bölgede yer alan üretim atölyeleri ve küçük esnaf ise ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği, ‘gurme’ lokanta, cafe, tasarım butiği… olarak fonksiyon yeniliyor. Beyoğlu gibi ‘otantik bir kent deneyimi’ sunma iddiasındaki yeni tüketim mekanları, Karaköy’ü sınıfsal ve mekansal … Okumaya devam et Karaköy’de neler oluyor?

Sao Paulo’nun Ulaşım Devrimi


Sao Paulo, Brezilya’nın ve Güney Yarımküre’nin en büyük kenti. Merkezde 11 milyon, metropolitan alanda 20 milyon insanın yaşadığı bu şehirde, aynen İstanbul gibi, ulaşım en önemli sorunların başında geliyor. Sao Paulo’da toplu taşıma pahalı, konforsuz ve trafik aşırı derecede yoğun. O kadar yoğun ki trafik sıkışıklığı günün belli saatlerinde yüzlerce (!) kilometre uzunluğunda olabiliyor. Kentin çeperlerinde yaşayan yoksulların kent merkezine erişimi hem ulaşım ücreti hem … Okumaya devam et Sao Paulo’nun Ulaşım Devrimi

‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)


Memet Ali Alabora’nın, ağaç/doğa savunusu ile tetiklenen ama (polis şiddetine karşı gelme, ifade de dahil bütün özgürlüklere sahip çıkmak gibi) ilintili alanlara genişleyen direnişin aldığı çoklu boyuta istinaden söylediği ‘mesele sadece Gezi Parkı değil‘ sözüyle nasıl da hedef haline getirildiğine tanık olduk. Mevzunun sadece Park olmadığını aslında herkes biliyor, hele Park’ın kendisi bile sadece Park değilken… Bir mekana yapılan müdahalenin (parkı yıkmak), o müdahaleye imkan sağlayan koşulların (parkın … Okumaya devam et ‘Mesele sadece Gezi Parkı değil!’ (Mutlukent derleme)

gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif


Birçok farklı yurttaş girişimi Gezi Parkı’nda gönüllü çalışmalar yürütüyor. Kitap değiş-tokuşundan yurttaş haberciliğine, dayanışma mutfağından çocuk atölyelerine onlarca otonom faaliyet mekanı hergün yaşıyor, canlı tutuyor, onu sürekli yeniden üretiyor. Bunlardan biri de Sivil İnisiyatif. Polis barikatlarını yeniden işlevselleştirerek yapılan bir masa ve yiyecek/içecek dayanışması ile başlayan çalışmalar kısa sürede devasa bir öz-örgütlülüğe, Park hayatının birçok alanına dokunan bir dayanışma pratiğine dönüşmüş. Sivil İnisiyatif’in manifestosu, Gezi … Okumaya devam et gezi parkı demokrasisi: sivil inisiyatif

#direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş


Gezi Parkı direnişi ikinci haftasını doldurmak üzere. Protestolarla ortaya çıkan yoğun enerjinin somut talepler mecrasına akmasının önemi ise artıyor. Bunun için Gezi direnişinin taleplerini bütün ülkeye yaymalı, her yerde bu talepleri dillendirmeli, direnişinin taleplerini ülke çapında yaygınlaştıracak bir kampanya oluşturmalıyız. Talepler her yere ulaşmalı, anlatılmalı. Nasıl mı? Mahallemizde, işyerimizde, okulumuzda sokağımızda Gezi direnişinin taleplerini yayalım. Her yere afişlerimizi asalım. Tüm İstanbul’u, bütün ülkeyi taleplerimizle, Gezi … Okumaya devam et #direngeziparkı #taleplerimiz bas yapıştır çek paylaş

#direngeziparkı mücadelesinin talepleri


Taksim Dayanışması’nın 2 Haziran Pazar günü Taksim Meydanı’nda açıkladığı 4 talep. Hepsi makul, hepsi haklı, hepsi kapsayıcı. 1) Gezi Parkı, Park olarak kalacaktır. Ne Taksim’de Topçu Kışlası’na ne de tüm doğa ve yaşam alanlarımızın talanına izin vermeyeceğiz. 2) Gezi Parkı’ndaki direnişten başlayarak halkın demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan, yüzlerce insanın yaralanmasına neden olan sorumlular, başta İstanbul Valisi, Emniyet Genel … Okumaya devam et #direngeziparkı mücadelesinin talepleri

şehir düştü! bizanslı tarihçi francis’den istanbul’un fethi


29 Mayıs İstanbul’un fethinin yıldönümü. İnsanlar şehrin farklı noktalarında, Başbakanın da katılımıyla bu günü görkemli bir şekilde kutlayacaklar. Mehteren takımı marşlar çalacak, Fetih temalı konuşmalar yapılacak, okullarda öğrenciler yazdıkları kompozisyonları okuyacak, Türklüğümüz, Osmanlı geçmişimiz, ‘ecdadımız’ ile gurur duyacağız. ‘Kahpe Bizans’ı, ‘imanımızla’, ‘hak yolunda’ yendiğimizi bir kere daha haykıracağız. Bugün, Ağaoğlu’nun Fetih temalı Maslak 1453 Projesi hukuku hiçe sayarak yükselmeye devam edecek. Tam da bugün Fetih’in … Okumaya devam et şehir düştü! bizanslı tarihçi francis’den istanbul’un fethi

yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’


Malum, Tarlabaşı Bulvarı’ndan Taksim Meydanı’na doğru çıkarken sol kolda yer alan şantiyenin adı Tarlabaşı Yenileme Projesi. Beyoğlu Belediyesi ve GAP İnşaat ortaklığında yürütülen bu kentsel dönüşüm uygulaması ile, Belediye Başkanı’nın değişiyle ‘zehirlenmiş prenses tedavi ediliyor’! Şantiye boyunca yerleştirilmiş proje görselleri üzerinde düşünmeyi fazlasıyla hak ediyor. Aslında bu dönüşüm uygulaması kelimenin tam anlamıyla bir ‘soylulaştırma’ projesi: Uzunca bir süredir Tarlabaşı’nda yaşayan ve çalışan insanlar mahallelerinden kendi … Okumaya devam et yeni tarlabaşı: ‘adam olacak prenses’

kentin merkezini siyasete kapamak!


Başbakan, ‘E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın Taksim de miting alanı olmayacak. Yasak olmasına rağmen ben burada miting yaparım diyemezsin. Sana neresi gösterilirse orada miting yapmak zorundasın. Burası hukuk devleti.‘ demiş. Başbakanın ‘hukuk devleti’ dediği aslında kanun devleti. Kanuni olmak ile hukuki olmak farklı şeyler. Sonuçta diktatörlükler de kanunlarla yönetiliyor. Kanun devletinde şehir merkezini yoksullara/toplumsal hareketlere kapayabilirsiniz. Örneği çok, Bakü, Beyrut, … Okumaya devam et kentin merkezini siyasete kapamak!

1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’


1 Mayıs’a 1 kala Taksim Projesi’ni hatırlayalım ve Meydan’da son duruma bakalım: Taksim’e yapılan müdahale her ne kadar mekânsal olsa bile, aslında çok katmanlıdır: Ekonomik açıdan inşaata dayalı rant ekonomisinin geldiği ‘çılgın projeler’ döneminin iştahını yansıtmaktadır. Küreselleşen İstanbul’un soylulaştırılan merkezinin turist ve tüketim odaklı yeniden yapılandırılması projesi olarak değerlendirmek mümkün. Kültürel açıdan seçici bir miras anlayışı ile tarihi yeniden yazmaktadır. Sık sık ‘Osmanlı – Selçuklu … Okumaya devam et 1 mayıs 2013 taksim ‘darbesi’

itiraf ediyorum, gökdelen izinlerini ben veriyorum!


Başbakan Erdoğan birkaç gün önce şöyle bir demeçte bulundu: Fevkalade bir hal olmadıkça gökdelenler dikilmemeli… Zemin artı 4, zemin artı 5… Bunun daha üzerine çıkmamalıyız. Zemin artı 10, zemin artı 15… Bu tür binalar değil. Biz kültürümüzün de derinliklerinden gelmek üzere estetiğe önem vermeliyiz. 40, 50, 80 katlı bina estetik olmaz mı? Olabilir. İnkar etmiyorum, reddiyeci değilim. Ama bir şeyi ortaya koymak istiyorum; insanoğlu toprağa yakın … Okumaya devam et itiraf ediyorum, gökdelen izinlerini ben veriyorum!