İş Cinayetlerine Karşı Yaratıcı Bir Taktik


2 Nisan 2014 tarihinde bir inşaat işçisi yüksek katlı bir binanın cephesinde yer alan asbestli yalıtım malzemesini sökmek için çıktığı iskeleden düşerek hayatını kaybetti.

Özellikle inşaat sektöründe sıkça yaşanan, yüksekten düşme şeklinde cereyan eden iş cinayetleri haberlerine Türkiye’de ne yazik ki fazlasıyla alışığız. Güvencesiz ve sağlıksız koşullarda, taşeronların hız ve iş yükü baskısı altında çalışan işçilerin ölüm haberleri olağanlaşıyor. Hayatlarını kaybettikleri şantiyelerde akan kan da, kısa sürede “aklanıp”, unutuluyor.

Ancak yukarıdaki vaka Türkiye’den değil. New York’un Manhattan adasında yer alan Dream (yani ‘Rüya’) adlı bir otelin tamiratı sırasında gerçekleşmiş. İş cinayetinin yaşandığı tarihten beri, Local 78 adlı Asbest İşçileri Sendikası otelin önüne park ettikleri kamyonetleri ile güvenli çalışma koşulları için bir kampanya yürütüyor. New York metro ve sokaklarında sık sık karşınıza çıkan lağım farelerinin aç gözlü patron kılığındaki şişme modelleri, işçinin düşerek hayatını kaybettiği yerde gelene geçene burasının bir cinayet mahali olduğunu hatırlatıyor. Sendika, hayatını kaybeden işçinin kolayca unutulmaması için yürüttüğü kampanya ile diğer asbest işçilerinin çalışma koşullarına dair de bir farkındalık yaratmaya çalışıyor.

İstanbul gibi yoğun inşaat faaliyetlerinin yaşandığı New York’un iş cinayetleri karnesinin İstanbul’dan daha iyi olduğu söylenebilir. 2014 yılında kayda geçmiş cinayet sayısı 8. Bu rakam İstanbul’da 41! Evet, 2014 yılında en az 41 işçiyi ‘inşaat ya resullullah’ diyerek toprağa vermişiz. Bu isyan edilmesi gereken bir durum!

Ancak sektörün en büyüklerinin iş cinayetlerine dair takındıkları ‘soğukkanlı’ tavırı düşündükçe, bu kadar işçinin hayatını kaybetmesi de şaşırtıcı olmaktan çıkıyor. Örneğin, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Başkanı Celal Koloğlu’nun (Kolin İnşaat) bu hafta Dünya Gazetesi’nde yayınlanan röportajına bir bakalım. Koloğlu’na göre Torba yasaya eklenen iş güvenliği yasası iş akışını durma noktasına getirirmiş; başkanı olduğu sendika ‘iş sağlığı ve güvenliği üzerine sosyal sorumluluk projeleri’ yapıyormuş; istihdam artarsa iş cinayetleri azalırmış!

►İş sağlığı ve güvenliği konusunda inşaat ve maden sektöründe işverenlerin sorumlulukları artmış gözüküyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerinizi paylaşabilir misiniz? 

İnşaat sektöründe hemen her gün bir iş kazası meydana geliyor. 2014 yılında maden ve inşaat sektöründe yaşanan iş kazaları ise kamuoyunda çok ses getirdi. Çünkü, tek bir kazada onlarca işçimiz hayatını kaybetti. Yaşamını yitiren ya da sakatlanan her bir işçimiz inanın bizlerin de canını yakıyor. Ancak, ne yazık ki ülkemizde toplumsal olgular içeren olayların yaşanmasının ardından tepki yasaları çıkarılmaktadır.

Son dönemde iş sağlığı ve güvenliği alanında getirilen düzenlemeler buna örnek oluşturmakta. Bu durum özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan mesleklerin ağırlıklı olduğu inşaat ve maden sektörlerindeki iş akışını neredeyse durma noktasına getirmektedir.

►İNTES iş sağlığı ve güvenliği konularında ne yapıyor? 

Sendikamız kurulduğu günden bu yana hep insan odaklı çalışmıştır ve bir sivil toplum kuruluşu olma sorumluluğu ile iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirme çabası içerisindedir. “Yapı İşlerinde Risk Envanteri Oluşturulması Çalışması”, “Güvenli İskele ve iskelede Güvenlik”gibi projeleri örnek gösterebiliriz. İNTES olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılan sosyal sorumluluk projeleri ile vatandaşımızın bilinçlenmesinde katkı sağlamamızdan dolayı büyük gurur duymaktayız.

►Cezaların yanı sıra düzenlemedeki teşvikleri nasıl buldunuz? 

…Devlet teşviklerinin gerçek manada işveren açısından teşvik oluşturması durumunda istihdamın daha artacağı ve bunun devamında da iş kazalarının azalacağını düşünmekteyim. Ayrıca, sendikamız üyesi firmaların yurt dışı çalışmaları azımsanmayacak kadar çok sayıdadır. Getirilen teşviklerin yurt dışı işçilerini de kapsaması gerektiği açıktır. İş kazası meslek hastalığı sigorta prim dalları içinde artı veren tek daldır. Nedenini hep merak etmişimdir. Ama cevabı basittir. Zira hem primi, hem de tüm tazminat ve ödemeleri işveren yapmaktadır. Bu dalda mavi bayraklı işyerlerini muaf tutulsun kırmızı bayraklıları ise artırılsın. Teşvik dediğimiz böyle bir şey olmalıdır.

IMG_20150426_152859-2

Bir Umut Yayınları tarafından yakınlarda üçüncüsü yayımlanan, İş Cinayetleri 2014 Almanağı’nın kapağının inşaat sektörüne ayrılmış olması tesadüf değil. Belli ki New York’ta olduğu gibi, inşaat sektöründe yaşanan iş çinayetleri sonrasında, ‘yedi yıldızlı’ cinayet mahallerine siyasetçi ve patronların şişme modellerini koyma vakti geldi.

Hatırlatmakta fayda var, iş cinayetlerine dur demek için:

  • Her ayın ilk pazar günü saat 13:00’da İstanbul Galatasaray Meydanı’nda gerçekleşen İş Cinayetlerine Karşı Vicdan ve Adalet Nöbeti‘ne katılın.
  • 28 Nisan’ın İş Cinayetleri’nde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi için yürütülen kampanyaya destek verin.
  • Ve İş Cinayeti 2014 Almanağı‘nı alarak canından endişe duyduğunuz sevdiklerinize ve canınızdan endişe duyması gereken patronlarınıza armağan ediniz.
  • İş güvenliği ve işçi sağlığı önlemlerinden endişe duyduğunuz işletmeleri ihbar edin!

IMG-20150425-WA0004

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s