Bir Osmanlı Mahallesi


Bugün ‘mahallenin site ile yer değiştirmesi’ şeklinde ifade edebileceğimiz kentsel dönüşüm süreci ile, Türkiye kentlerinin temel yaşam birimi olan mahalle radikal bir değişimden geçiyor. Bu değişimin en belirgin özelliklerinden biri, sınıf temeline göre kurgulanmamış olan mahallenin, tamamen sınıfsal olarak ayrışmış, kapalı site, rezidans ve TOKİ’ye dönüşmesi. Murat Belge’nin İstanbul Gezi Rehberi kitabında, ‘Bir Osmanlı Mahallesi’ başlığı altında mahalleyi kısaca tarif ettiği bölüm, neyin ne ile yer değiştirdiğini anlamak için faydalı:

Mahalle, kırsal köyün kentte yeniden üretilmiş biçimi gibidir. Çok önemli bir özelliği, sınıf temeline göre kurulmamış olmasıdır. Mahallenin zengini veya zenginleri çok sayıda orta hallileri ve yoksulları bulunur. Paris, Londra gibi büyük şehirlerde kentsel oluşum sınıf ayrımı çizgilerini izlemiş, farklı sınıflar farklı fiziksel mekanları bölüşmüşlerdi. İstanbul mahallesinin bu kaynaşık yapısı, Batı’daki gibi oldukça farklı sınıf kültürlerinin oluşmasına imkan vermedi, çünkü özellikle düğün, bayram gibi ortak olaylarda bir araya gelen değişik tabakalardan insanlar üzerinde, genel ve ortak bir kültür egemen oldu.

Mahallenin oluşumunu belirleyen temel sınıfsal değil, çok zaman etnikti. Tabii, Rum, Ermeni, Yahudi mahalleleri vardı (yalnız bunlar da Batı’daki gibi ”getto”laşmamıştı), ama Türk-Müslüman mahalleleri de çoğunlukla hemşehrilik temeline göre kuruluyordu. Her zaman İstanbul’a dışarıdan göç oldu; gelenler Aksaray, Çarşamba semtlerinde olduğu gibi, mahalle kurarak birlikte yaşadılar. Bu alışkanlık bugün bile büyük ölçüde sürüyor -yalnız büyükşehirlere gelenler değil, işçi olarak Avrupa’ya gidenler de hemşehrilik temeline göre yerleşiyor.

Mahallenin küçük bir meydanı olur. Genel kamusal ve ayrıca ticari hayat burada merkezileşir. Kahve, bakkal, manav buradadır. Herkes herkesi burada görür, herkesle herkesin dedikodusu büyük ölçüde burada yapılıyor. Sokaklar o meydana göre yönlenir ve biçimlenir, oraya doğru akar, evler, arkalarını öteki mahalleye döner. Zengin konağı meydanı yakın bir yerdedir. Sokaklar oldukça dardır. Yukarıda cumbalar iyice birbirine yaklaşır. Dolayısıyla özel hayatında özel kalması epey zordur. Mahalleli, birçok işte birbirine yardımcı olur – örneğin sokakta oynayan çocukların sorumluluğu oldukça ortaklaşadır. Tabii bu ortamda gerginlik ve sürtüşmeler de eksik olmaz ve buna göre çeşitli mahalle içi ittifakları kurulur, stratejiler uygulanır. Çocuklara göz kulak olmak gibi, ”mahallenin namusu” da ortak bir sorumluluk alanıdır. Bireysel farklılaşmadan çok komünal değerleri teşvik eden bu hayat tarzının, her hayat tarzı gibi olumlu ve olumsuz özellikleri iç içedir (tabii bakış açısına göre olumlu ya da olumsuz).

İstanbul Gezi Rehberi (9. Baskı, 2003), İletişim Yayınları, sayfa 125-126

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s