itiraf ediyorum, gökdelen izinlerini ben veriyorum!


Başbakan Erdoğan birkaç gün önce şöyle bir demeçte bulundu:

Fevkalade bir hal olmadıkça gökdelenler dikilmemeli… Zemin artı 4, zemin artı 5… Bunun daha üzerine çıkmamalıyız. Zemin artı 10, zemin artı 15… Bu tür binalar değil. Biz kültürümüzün de derinliklerinden gelmek üzere estetiğe önem vermeliyiz. 40, 50, 80 katlı bina estetik olmaz mı? Olabilir. İnkar etmiyorum, reddiyeci değilim. Ama bir şeyi ortaya koymak istiyorum; insanoğlu toprağa yakın yaşamalı. Biz, çocuklarımızın rahat rahat inip çıkabileceği konutlar inşa etmeliyiz.

Sanki bu gökdelenler gökten zembille iniyormuş gibi bir hava yaratıldı… Ancak bu yapıların arşa yükselerek gökleri delebilmeleri için siyasetin en üst kademelerinden imar izinlerini almaları, sermayenin en kallavisi ile desteklenmeleri, ve 7’den 70’e tüm vatandaşların gözlerine sokularak inşa edilmeleri gerektiğini hepimiz biliyoruz.

Film festivalinde gösterilen Kule, Rusya’nın St. Petersburg kentinde bir gökdelenin dikilme hikayesini anlatıyor. Bu ‘neoliberal kalkınmacılığın en kudsi mabedlerinin’ hangi aktörlerin kararları ile yükseldiğine ve bu kararların (sivil) toplum’daki farklı yansımalarının nasıl olduğuna dair harika bir kısa film. Konunun Rusya’da geçtiğine bakmayın, aslında hepimizin hikayesi…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s