tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar


Bence de buz pisti yapalım!
Bir yere, bir kent meydanına, parka buz pisti yapmak iyi bir proje olabilir. Hatta ücretsiz veya ucuz yaparsınız, farklı yaş grupları birlikte, kışın havanın soğuk olduğu zamanlarda iyi vakit geçirirler. Hatta fantaziler kuralım, artık meşrebine göre yanında sıcak şarap, veya sahlep satılır, bakarsınız bir Avrupa ülkesi olup çıkarız. Oh ne ala!

‘Derdiniz buz pisti ise, Tepebaşı’nda geçici festival alanı olarak kullanılan otoparkı kışın buz pistine çevirsenize’ dediğinizi duyar gibiyim. Ve haklısınız! Buz pistinin yeri Gezi Parkı değil! Bunun şekli mevcut parkı ve ağaçları yok etmek değil! Varolmayan bir yapıyı yeniden inşa ederken ortasına konduracağınız buz pisti ancak buz gibi akılların, buz gibi yüreklerin eseri olabilir.

‘Gezi’nin kamuya kapatılması gibi bir önerimiz yok. Ama tabii ki bir düzen getirilmek zorunda. Her elini kolunu sallayan kafeye, restorana girsin demek doğru değil. Herkes her yere girebilir mi?’ diye belirtmiş proje mimarı. Cevap çok basit: Herkesin olan her yere herkes girebilir! Kimi nereye sokmuyorsun? Biri Orman’a bilet keser, diğeri herkesin parkına ancak tüketici potansiyeli olanları alır…

Gezi Parkı herşeyden önce İstanbul’un, ayrıca herkesten önce de orayı kullananın. İnsanların katılımı ile, derinlemesine yaptığınız, ‘gezi parkı ne olsun’ çalışmanızın sonucunda mı ‘buz pisti’ fikrine ulaştınız? Bugün parkı kullananlara sordunuz mu ne isterler diye?

İnanmayın ‘Gezi Parkı kullanılmıyor, daha fonksiyonel olabilir, daha iyi tasarlanabilir, vs., diyenleri.’ Gezi Parkı’nı ‘herkes’ kullanıyor! Sevgililer, işsiz güçsüzler, evsizler, barksızlar, gezginler, çocuklu anne-babalar, fakirler, öğrenciler, her gün binlerce insan gayet güzel kullanıyor burayı.

Gezi Parkı şehrin ender ‘tüketmeden var olabildiğiniz’ açıklıklarından. Cebinizden beş kuruş para çıkmadan bir bankta oturabilme ve kafa dinleme, gelen geçene bakma hakkınız. Gezi Parkı tüketici olmadan önce şehirli olma şansınız. Elden alınan da budur. Boşlukları doldur misali, şehrin bütün açıklıklarına AVM’ler konduranların, sahil şeridini ve Boğazı otellerle özelleştirenlerin aklıdır ‘buz pisti’nin arkasındaki akıl. İnsanların yuvasının, mahallesinin tam üstüne lüks rezidans, villa konduranlar, bugün Gezi Parkı’nı kullananlara, ‘herkes her yere girebilir mi?’ diye sorabilir ancak. Dün ‘halk plaja indi, vatandaş denize giremiyor’ yaklaşımı ne kadar yanlışsa, bugün de ‘vatandaş’ tüketsin diye, ‘halkın’ parkına göz koymak o kadar yanlış.

Hayaller derseniz, herkesin her yer hakkında hayalleri vardır. Mesela Gezi Parkı’nda, ağaçların tek bir dalını bile kırmadan veya 10 cm yüksekliğinde inşaat bile yapmadan, etafında bir koşu pisti olsun isterdim. Sabah sıcak simitleriyle Park’ta ‘beleşe’ oturup kahvaltısını eden insanların önünde kendi halimde ben de beleşe koşardım. Yok illa ‘biz bu çakma Topçu Kışlası’nı konduracağız, ortasına da buz pistini yapacağız’ mı diyorsunuz? O zaman bu yeni ‘kültür merkezinde’, buz pistinin buzları yazın eridiğinde, bir sergi yapmak isterdim. Adı bile hazır: Kentsel Dönüşümü Geri-dönüştürmek: Acil Yıkılacak Projeler… En başta yer alacaklardan biri de, evet, doğru tahmin ettiniz, sergi mekanının ta kendisi!

Reklamlar

tarih hayal edenleri değil taksim’e buz pistini yazar” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s