başarı ekip işidir…


Hadi gidelim, yağmur yağıyor…

Kameraların karşısında 3 yetkili, Gençlik & Spor Bakanı Suat Kılıç, Orman & Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve Çevre & Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar. İlki Samsunlu kontenjanından orada, diğer ikisi de yaşanmış felaketle, yani şehir ve doğaya yapılan müdahaleler sonucu sel sularının toplu konutların bodrumlarında ve otoyollarda canlar almasıyla, ilgili devlet teşkilatındaki en yüksek sorumluluktaki yetkililer olması sebebiyle. Biri ülkenin bütün derelerinin HES ve baraj projeleri ile kırsal dönüşümünü, diğeri de bütün şehirlerinin TOKİ ve inşaat sektörü ile kentsel dönüşümünü sağlamakla görevlendirilmiş, süper yetkilerle donatılmış, neredeyse şahıslarına özel bakanlıklar tasarlanmış isimleri.

Çevre & Şehircilik Bakanı’nın TOKİ başkanı olduğu dönemde başlattığı onlarca kentsel dönüşüm projelerinden biri de Samsun’un Canik ilçesinde yer alan, ilçe belediyesi ile birlikte gerçekleştirdiği Kuzey Yıldızı Projesi’ydi. Daha önce gecekonduların yer aldığı, 2 derenin yatağının kesiştiği bu yerde yapılacak projeyi Bayraktar, ‘Türkiye’nin gerekli imar şartlarını taşımayan binalardan artık kurtulmasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Canik’te halkımız için çağdaş bir yaşam alanı oluşturacağız’ diye tanıtmış, Canik Belediye Başkanı Osman Genç de ‘Canik değişimin yeri, Samsun’un gülen yüzü olacak’ diye eklemiş. ‘Çağdaş bir yaşam alanı’ ve ‘Samsun’un gülen yüzü’ iddiasındaki bu dönüşüm projesinin, muhtemelen ‘gerekli imar şartlarını taşımaması’ sebebiyle, aldığı bodrum katındaki canlar ve üzdüğü çok daha fazla sayıda insan ile Samsun’un acı yüzü olarak hatırlanacağı şüphesiz. ‘Çağdaş yaşam alanı’ iddiasının içini TOKİ’ler nasıl dolduramıyorsa, ‘çağdaş yaşam merkezi’ iddiasının içini de AVM’lerin dolduramadığını bu felaket sonucunda bir kere daha görmüş olduk. Bir derenin yatağının üstüne inşa edilmiş, ve dolayısıyla ‘gerekli imar şartlarına’ uymadığı anlaşılan Karadeniz’in en büyük ‘yaşam merkezi’ Lovelet AVM’de TOKİ gibi sular altında kaldı.

İşte, yaşanan bu felaketle ilgili gazetecilerin zorlu sorularına cevap verecek tahammülünün olmadığı her halinden belli olan kentsel dönüşüm bakanının, açıklama yapmaya çalışan kırsal dönüşüm bakanının omzuna dokunup, ‘hadi gidelim yağmur yağıyordediğine tanık olduk. Yağmur yağar, su akar. Siz ne kadar istemeseniz de, su akıp yatağını bulur. Yatağına tecavüz etmiş binalar, otoyollar, AVM’ler ile karşılaştığında da ya taşar, ya da onları da akıntısına katıp sürükler. Siz türlü hinlikler ile, elinizdeki yetkileri usulsüzce kullanarak, uyarılara rağmen dere yataklarının kesiştiği yerlere koca koca TOKİ blokları dikerseniz; hani neredeyse kapakları her an açılacak ve biriktirdiği bütün suları boşaltacak bir baraj setinin altı gibi bir yere AVM kondurursanız; ülkenin en yağışlı bölgesinde, dik yamaçlardan denize doğru inen sayısız nehirlerinin, derelerinin denizle buluşacağı yere Karadeniz Otoyolu’nu sanki bir set gibi çekerseniz taşan nehirlere, sellere suçu atıp işin içinden çıkamazsınız.

Samsun’un Canik ilçesinde yaşanan sel felaketi bir doğal afet değildi. Bildiğiniz, el emeği göz nuru insan ürünü bir afetti. Hayatını kaybeden 9 insan aslında bir cinayete kurban gittiler. Organize, ekip işi bir cinayete. Bu cinayetin failleri belli. Cinayeti sadece Samsunlu bir balıkçı değil, bütün bir ülke gördü. Aslında uzun bir süredir bu ülkede birçok ‘cinayet’ işleniyor: doğaya, derelere, kentlere, yaşayan kültür miraslarına, işçilere karşı adeta seri-cinayetler işleniyor, ve bizler sadece seyrediyoruz. Arkasındaki örgüt devasa, adeta bir makine, baş aktörlerinden biri Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, yani TOKİ. ‘Geleceğin Türkiyesi’ni inşa ediyoruz’ derken, geçmiş ve bugünün Türkiyesini yıkıyor, paramparça ediyor. Denetlenmeden, özgürce, kendi planını kendi yaparak, yaptığı planın üzerinde kendi projesini geliştirerek, o projeleri istediği yükleniciye vererek bir olağanüstü hal kurumu gibi çalışıyor. AVM’ler deseniz TOKİ’den geri kalır bir yanları yok. Esenyurt’ta AVM inşaatında işçilerin ne koşullarda çalıştıklarını, kış günü çadırda yanarak canvermelerine tanık olarak öğrenmiştik. Samsun’daki felaket sonrası yetkililerin açıklamaları, sorumluluğu birbirlerine atmaları aslında yaşanan felaketin nasıl da insan emeği olduğunu açıkca ortaya koyuyor:

Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sefer Arlı:

TOKİ kendi ruhsatını kendisi alıyor, iskanını da kendisi veriyor. Bodrum katlarının iskâna açılmaması için şifai olarak uyarılarımız oldu ancak dikkate alınmadı. Eğer bodrum katlarına iskân verilmeseydi 5 kişi hayatını kaybetmezdi.

Canik Belediye Başkan Yardımcısı Seyit İleri:

TOKİ’ye kapıcı dairesi koymamalarını tavsiye etmiştik. Ölümler o dairelerde oldu. Bunlar bodrumda değil zeminde olsun istemiştik.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Coşkun Öncel 2 Temmuz 2012’de Canik ilçesi kanalizasyon ve yağmur suyu hattı çalışmasının 3 ay sonra tamamlanacağını açıklamış:

Canik ilçesi kentin en hızla gelişen, büyüyen ve yapılaşan bir bölgesidir. Bu ilçemizde yapılaşmaya paralel olarak kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının çözümü amacıyla bu proje hayata geçirilmiştir. Proje tamamlandığında bazı bölgelerde yaşanan taşkın ve su baskınlarının da önüne geçilmiş olacaktır.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kenan Şara 26 Mart 2012’de Canik Belediyesi ve valiliğe gönderdiği resmi yazıda sular altında kalan AVM ile ilgili şu şekilde bir açıklaması olmuş:

Çetin geçen kış şartlarından sonra gerek eriyen karlar, gerekse bahar yağmurlarının tesirleriyle taşkın olma riski çok fazladır. Bu durum üstü kapatılmış derenin gelen su debisini karşılamayarak taşmasına, alt kotlarda bulunan mağaza, otopark ve devlet karayolunda seyreden taşıt trafiği için tehlike oluşturmaktadır. Söz konusu tehlikenin bertaraf edilmesi için derenin üstünün ivedilikle açılması, aksi takdirde iskan ruhsatı ve işletme ruhsatı verilmemesini arz ederim.

Samsun’da yaşanan felaketi, yağan yağmurun miktarı, akan derenin debisi, yanlış zamanda yanlış mekanda bulunan insanlar gibi tekil faktörler ve bu faktörlerin rastlantısal birlikteliğiyle açıklamak eksik kalır. Ortada iki tane planlanmış, milyonlarca liralık yatırım ile vücud bulmuş yapı ve bunların yapılaşma sürecine dahil olmuş birçok farklı resmi ve özel, yerel ve ulusal aktör var. Nasıl oldu da dere yatağının kıyısına yapılan TOKİ bloklarının bodrum katlarında insanlar boğularak can verdi ve nasıl oldu da dere yatağının üstüne yapılan devasa bir AVM sular altında kalırken, yoldan geçen bir aile de hayatını kaybetti sorularının cevabı ‘zamanın ruhu’nda saklı. Malum, ülkede inşaata endeksli bir ekonomik büyüme modeli öncelenmekte, bu ekonominin merkezinde de ülkenin en büyük arazi sahibi ve müteahitti TOKİ, hiç bir sınır tanımadan ülkenin her yerinde adeta birbirlerini yiyerek çoğalan AVM’ler, rezidanslar, konsept siteler gibi yeni zamanlar (tüketim) mabetleri yer almakta. İnsandan önce binayı koyan ve inşaat faaliyetinden elde edilecek rantlara bakan bir anlayışın Türkiye’de hakim olmadığı söylenebilir mi? Ölümle sonuçlanan iş kazalarında Avrupa birincisi olmamıza, ve bu ölümlerde de aslan payının inşaat sektörüne düşmesine kim şaşırabilir? Sel felaketinden hemen önce, Edirne’nin Keşan İlçesi’nde TOKİ inşaatında göçük altında kalan inşaat işçisi 41 yaşındaki Cengiz Demirel, kendisini kurtarmak için gelen kepçenin kazayla başını koparması sonucu feci biçimde can vermişti. Keşan’da can veren işçi ile Canik’te can veren çocuklar arasındaki ilişki sizce fazla mı zorlama? Bu hafta TOKİ Başkanı 500 bin konut hedefini gerçekleştiren kurumun ikinci 500 bin konut hamlesi için kolları sıvadığının haberini verdi. TOKİ bu yoğun inşaat faaliyetini neden yürütüyor? ‘Çağdaş yaşam alanları’na olan sarsılmaz inancı, ve vatandaşların hak ettikleri ‘sağlıklı, modern yaşam koşullarını’ sunmak için mi? Yoksa ekonomiye ‘can vermek’, kimilerinin zenginliklerine zenginlik katmak, sermaye birikim sürecini devlet eliyle kolaylaştırmak için mi?

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s