Kentin Kadın Kahramanları 2: ‘Sarışın’


Başkent Santo Domingo’nun batı sınırına doğru, yeni yapılan Duarte Otoyolu boyunca ilerliyoruz. Yolun iki tarafında AVM inşaatları, büyük markaların devasa mağazaları, reklamların ve yaklaşan seçimlerde başkanlığa aday olan siyasetçilerin yer aldığı billboardlar bulunuyor. Kendine ‘’baba’’ lakabı takan başkan adayı, ‘’daha iyi bir ülke’’ vaad ediyor, ama ‘’herkes için’’, yani bütün çocuklarına… İktidar partisinin şu anki başkan yardımcısı ve yeni başkan adayı ise her yerde karşımıza çıkan posterlerinde ‘’en iyi değişim güvenli olandır’’ diyerek, halka Baba’yı değil beni seç mesajı veriyor.

Baba ve rakibi

Yavaşladığımız kavşakta Haitili sokak satıcısından küçük torbaların içine dizilmiş soyulmuş portakallardan alıyoruz. Nispeten trafiğin rahat olduğu bir saatte, hem de cumartesi günü, araba ile yolculuğumuz kent merkezinden destinasyonumuz Alcarrizos (Yeni Şafak) semtine yaklaşık 40 dakika sürüyor. Arabayı bir gecekondu mahalle derneğinin başkanı, ilkokul öğretmeni, aynı zamanda COOPHABITAT (Konut Kooperatifi) yönetim kurulunda yer alan Soler Perez kullanıyor. Yanında başka bir mahallenin dernek başkanı ve yine Kooperatif yöneticisi Silvia oturuyor. Yıllardır Dominik Cumhuriyeti’nde aktif bir şekilde kentsel hareketler içinde liderlik yapan, gecekondu mahallelerinde hukuki güvence ve fiziki / sosyal gelişme için mücadele veren ve aynı zamanda şehrin en doğu ucunda bir gecekondu mahallesinde tek başına yaşayan Santos Mota ise arkada, benim yanımda oturuyor. Santos, Kooperatif’in seçilmiş başkanı. Tek gelir kaynağı, toplumsal mücadeleden fırsat buldukça, ahşap evinin önünde yer alan küçük bakkalını işletmek.

Alcarrizos’a küçük bir mahalle birlikteliğini ziyarete gidiyoruz. Yaklaşık 30 hanenin bulunduğu bir sokakta yaşayan ve içlerinden 24 komşunun oluşturduğu Nueva Esperanza (Yeni Umut) mahalle birlikteliği, COOPHABITAT’a üye olmak, kooperatif yoluyla önce evlerini hukuki güvenceye kavuşturmak, sonrasında da bir konut projesi geliştirmek istiyorlar. Alcarrizos, binlerce kent yoksulunun kendi başlarına inşa ettikleri, tamamen enformel yollardan gelişmiş, kent ile kırın buluştuğu yerde yer alan bir yerleşim. Bozuk yolda ilerlerken genç bir çocuk bize bir kova uzatıyor, içinde madeni paraların olduğu. Yolu yapmak için para topluyormuş. Kentin burası gibi yoksul mahallelerinde her şey yaşayanlar tarafından, onların finansmanı ve emeği ile yapılıyor. Santos, vatandaşın altyapı yapmasının aynı zamanda işsizler için ‘’serbest meslek’’ anlamına geldiğini, yani gelir getirici bir etkinlik olduğunu belirtiyor.

Nueva Esperanza (Yeni Umut) ise, çeperde yer alan Alcarrizos’un geçmişi henüz bir iki sene ile sınırlı, sürekli yeni gelenleri ağırlayan ve bu şekilde hızla büyüyen bir kısmında yer alıyor. Yani burası çeperin de çeperi, bir kentin son (ve aynı zamanda ilk) noktası, kentleşme deneyiminin sürekli yeniden atılan ilk adımları. Bir kentin en yoksullarının o kente eklemlendiği, onu yeniden ürettiği yer.  Aslında isimler herşeyi anlatıyor, ‘’Yeni Şafak’’ ilçesinde ‘’Yeni Umut’’ mahallesine doğru ilerliyoruz. Santos telefonda adresi anlamaya çalışıyor, telefonun ucunda da Yeni Umut komşular birliğinin başkanı, bizi davet eden kadın var. Bir ara durup bir gence soruyor, ‘’Sarışın (Rubia) nerede yaşıyor?’’ diye. Merak ediyorum, neden sarışın diye hitap ettiğini, sonuçta ‘’çok renkli’’ bu toplumda, kentin bu taraflarında genelde ten rengi en koyular yaşıyor… ‘’Çok beyaz’’ diyor gülümseyerek. Köşeyi dönünce, bir bakkalın önünde ‘’Sarışın’’ bizi karşılıyor.

Santos Mota konuşurken Rubia not tutuyor

40’lı yaşlarının sonu, 50’lerin başında, oğlu ile yaşayan, Santos gibi evinin önünde bir bakkalı olan ‘’Sarışın’’ aynı zamanda bulunduğu sokağın lideri. Yine karşımda, bu şehirde çok karşılaştığım ve her seferinde beni kendilerine hayran bırakan bir kadın kahraman duruyor. Çok sıcak bir şekilde kucaklıyor bizi.  Sarışın, 2 sene önce yaşadığı yıkımlardan sonra, toprak mafyasından şuan evinin bulunduğu arsayı alıyor, oğlu ile burada ev ve küçük bir bakkal inşa ediyor. Komşularıyla örgütlenerek su, elektrik gibi temel hizmetleri getiriyorlar. Şimdi de liderlik ettiği komşular birliğini Kooperatife üye yapmak istiyor.

En temel sorun hukuki güvence. Kimse tekrar yıkım yaşamak istemiyor. Yeni Umut’lular yeterince zorla tahliye ve yıkım yaşamışlar buraya gelmeden önce. Şimdi, bir güvence arıyorlar, bunun da ilk adımı mafyadan satın aldıkları toprağı bir kere daha, bu sefer ‘’asıl’’ toprak sahibinden yasal olarak almak. Bir sene içinde, metrekaresi 500 peso  (30 TL) vererek bunu yapabilirler. Evlerinin bulunduğu parseller, 75 ile 200 metre kare arası değişiyor. Ancak, düzenli bir işi olmayan, çok yoksul bir topluluk  söz konusu. Hiçbir bankadan kredi alamazlar, alsalar bile geri ödeme garantileri yok. Devlet desteği de söz konusu değil. Kent yoksullarının kurduğu Kooperatif’in biriktirme mekanizması bir imkan sağlıyor ama. Toplantının bir amacı, bunu anlatmak. 5000 peso biriktirirlerse, 20.000 peso kredi kullanabilirler, en son üç ay düzenli biriktirmiş olmaları kaydı ile. Santos’un kooperatifçiliğin evrensel prensipleri sunumunun sonrası, sırayla Silvia biriktirme mekanizmasını, Soler mahalli örgütlenmenin önemi ve püf noktalarını ve ben de farklı yerlerdeki kooperatifçilik deneyimlerini anlatıyoruz. Sürekli not tutanlar, karnında bebeği ile hamile kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, yaklaşık 25 kişilik topluluk içlerinde sıkılanlar olsa da, ortamdan kopmadan dinliyorlar.  Sonrasında derin bir sohbete başlıyoruz. Kredi mevzusu ile ilgili birçok soru geliyor. Kafada sorular var ancak belli ki biriktirme fikri akla yatıyor. Çoktan Kooperatif üyesi olan Sarışın, komşularını gerektiği yerde cesaretlendiriyor. Toplantı sonrası, birkaç mahalleli hemen üye olup ilk birikimlerini gerçekleştiriyorlar.

Toplantı biter bitmez hemen müzik açılıyor, tabi ki Bachata! Sarışın bize bakkalından bir tabak hazırlıyor, peynir, salam, bisküvi ve ananas suyu ikram ediyor. Etraftaki evlerle ilgilendiğimi gören onun gibi ‘’sarışın’’ oğlu, beni mahallede kısa bir tura çıkartıyor. Yeni Umut gibi onlarca sokak boyunca uzanan inşaatları görüyoruz, kimisi ahşap, kimisi teneke, çok azı da biriketten. Bütün yollar toprak. Her yer yeşil, genelde muz ve palmiye ağaçları var. Bazı evlerin zemini halen toprak, ama oturanlar çevre düzenlemesine özen göstermişler. İmkanları elverdikçe evlerini iyileştiriyorlar. Hayvanlar için yapılan bir baraka, çekilen bir çit, ekilen çicekler, ve hatta ahşaptan yapılan bir evin etrafında yavaş yavaş yükselen ve onu sapasaran biriketler… Gelişme, erişebildikleri malzemeler, maddi durumları ve aralarında geliştirdikleri dayanışma ile doğru orantılı. Bir de Sarışın gibi kahraman kadınların komşularını örgütlemesi ile. Bakkala dönüyoruz. Sarışın bir dahaki sefere dans etmeye çağırıyor bizi. Yeni Umut’tan oldukça umutlu bir şekilde ayrılıyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s