‘Haliç Köprüsü 6 metre yükseklikte olabilirdi’


Dünya’nın en önemli yapı mühendislerinden Jörg Schlaich’in Haliç Metro Geçiş Köprüsü hakkında görüşleri

İlk öğrencilerini  bu sene kabul eden, Stuttgart ve Ain Shaim (Kahire) Üniversiteleri’nin ortaklaşa yürüttüğü Entegre Şehircilik ve Sürdürülebilir Tasarım Mastır programının ilk konferansı ‘Entegre Şehircilik Diyalogları’ başlığı ile 7, 8 Aralık tarihlerinde Stuttgart şehrinde gerçekleştirildi. Ortadoğu özelinde şehircilik, tasarım, sürdürülebilirlik ve yoksulluk  gibi konuların uluslararası uzmanlar tarafından tartışıldığı bu etkinlik kapsamında ben de Arap Baharı sonrası ‘model ülke’ olarak sunulan Türkiye demokrasisinin kentsel sınırları üzerine bir sunum yaptım. Baş konuşmacılardan biri, Stuttgart Üniversitesi’nde 26 yıl yapısal tasarım konusunda profesör olarak çalışmış, ayrıca dünyada birçok yapı ve köprü projesinde imzası bulunan Jörg Schlaich’di. Güneş baca sistemi ile enerji üretme konusunda da projeleri olan Jörg Schlaich, yapı mühendisliği konusunda dünyanın en önemli bilim insanlarından biri. 50 sene önce Türkiye’de de farklı projeler için bulunmuş Profesör Schlaich, UNESCO tarafından Haliç Metro Geçiş Köprüsü için İstanbul’a davet edilmiş.

 

Kendi önerisini bana çizdi. ‘Sadece 6, 7 metre yükseklikte, kompakt, hafif bir yapı mümkün’ dedi.  Yetkililerle yaptığı görüşmede alternatif köprü önerilerini anlatmaya başlayınca kendisinin dinlenmediğini farketmiş. Sonuçta eldeki projenin değiştirilmesi konusunda bir motivasyonun olmadığını anlamış. Dile getirilen sebep de köprünün 100 metreye kadar derinlikteki kazıklarının çakıldığı, yani paranın harcandığı ve bunları kullanmak zorunda oldukları yönündeymiş. Ona kalsa, yani en baştan bu projeye dahil olsaymış, 65 metre yerine 6 metre yükseklikte bir köprü mümkün olabilecekti. Şuan mevcut altyapıyı, kazıkları kullanarak tasarımı en fazla 45 metre yüksekliğe çekilebileceğini söyledi. Ayrıca Belediye’nin köprü tasarımının kütleyi artıran elemanlarını, koruyucu kapsül, çelik halatların kaplamalarını ortadan kaldırmayı, yani köprüyü hafifletmeyi önermiş. Buna karşı söylenen de yayaların fırtına çıktığında ıslanacağıymış. Bu argüman kendisine son derece anlamsız gelmiş, peki o zaman koruyucu kapsülü hafif bir sitrüktür ile fırtına zamanı açılacak şekilde yapabiliriz dediğinde bu da dikkate alınmamış.

Kamusal diyalogdan, şeffaflıktan uzak bir şekilde bütün kenti ve kentlileri ilgilendiren Haliç Köprüsü gibi projeleri kapalı kapılar ardında tasarlayıp insanların önüne koyduğunuzda kaçınılmaz olarak hata yapıyorsunuz. Ne sivil toplumu, ne UNESCO’yu, ne de konusunda dünyanın en önemli uzmanlarını, kimseyi dinleme gereği duymamak nasıl bir demokratik kent yönetimi anlayışı anlamak mümkün değil. Başka bir köprü mümkün elbet, ama ancak başka bir kent, başka bir kent yönetimi, başka bir demokrasi ile mümkün. Aksi halde bugün Tarihi Yarımada Silüeti’ni süslemeye başlayan gökdelenlere daha nice köprüler, kuleler, çakma Osmanlı mimari cepheli kentsel yenileme projeleri katılacak gibi.

Reklamlar

‘Haliç Köprüsü 6 metre yükseklikte olabilirdi’” üzerine 3 yorum

  1. Belki hala yapılabilir? “Zarar”ın neresinden dönülse kâr değil midir?
    Aslında Devlet malına verilen zararlarda, zarara sebep olan kamu çalışanları idari ve mali olarak sorumlu değil midir?…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s