sorun sadece dört duvar değil…


Burada Yaşayan Var diyerek seslerini yükselten Sarıyer Mahalleleri, çözümü sadece TOKI bloklarında görenlere veya tapu mücadelesine indirgeyenlere farklı bir soluk getirecek, mahallelerinin hukuki güvenceye kavuşturulması merkezinde şekillenmiş çözüm önerilerini paylaşacakları etkinliğe davet ediyorlar. Aşağıdan yukarı, adil ve demokratik kent tahayyülleri arayıp da bulamayanların kaçırmaması gereken bir davet…

Etkinlik: Sarıyer Mahalle Dernekleri Platformu Daveti

Tarih: 16 Nisan 2011

Saat: 17:00 – 20:00

Yer: MKM Gösteri Merkezi Akatlar Beşiktaş

Reklamlar

sorun sadece dört duvar değil…” üzerine 3 yorum

  1. ne olur buradaki “adil” ifadesini bana anlatın. çünkü konuyu yanlış anlayıp boş yere öfke duymak istemiyorum. istanbul’da nesillerdir kira vererek ya da dişinden tırnağından gıdım gıdım arttırarak alabildiği evlerde yaşayan, hazine arazisidir diye gecekondu yapmayan, değerinin kat kat altına iskansız mülk almayan insanların hakkı ne olacak?
    hukuku çiğneyip sonradan hukuki güvence isteyenler ile hayatını hukuka göre düzenleyip bunun her türlü bedelini ödeyenler arasındaki adalet konusu nasıl hallolacak? siz bir tarafın hak iddiası için adil derseniz, zamanında herhangi bir yeri işgal etmemiş (fırsatlar ülkesinin nimetlerinden faydalanmayı bilememiş) diğerleri için de otomatikman aptal demiş olmuyor musunuz?

    1. hayır aptal demiş tabii ki olmuyorum. Gecekondu`yu salt bir hukuka uygunluk / uygunsuzluk meselesi olarak ele almayı son derece sakıncalı görüyorum. Bunun için uzun uzun meramımı anlatmam gerekir, ki bir gecekondu yazısı hazırlıyorum, ama kısaca cevap vereyim.

      Gecekondu temelde bir ihtiyaçtır. Ne sadece Istanbul`un ne de Türkiye`nin meselesidir. Dünya`da enformel yollardan oluşmuş, barınma güvencesi olmayan, kentsel hizmetlere erişmede sıkıntılı konutlarda yaklaşık 1 milyar insan yaşıyor. BM Binyıl Kalkınma Hedefleri`nden 7.`si 2020 yılına kadar en az 100 milyon gecekonducunun yaşam koşullarını iyileştirmeyi öngörür. Ancak bu gidişat devam ederse, 2030 yılında gecekonduda yaşayan nüfus sayısının 2 milyarı bulması beklenmekte. Sonuçta, gecekondu, sosyolojik ve tarihsel bir kent gerçeğidir. Kente daha iyi bir yaşam umudu ile gelmiş insanların barınma ihtiyaçlarını kendi elleri ile çözmesidir. Kentin emekçilerinin yaşadığı mahallelerdir ve marjinal bir konu değildir. Istanbul`un yaklaşık %60`ı gecekondularda yaşamaktadır.

      Istanbul`un gecekondularında yaşayanlar da nesillerdir buralarda yaşamaktalar. En az diğerleri kadar Istanbullulardır. 1950`de Istanbul nüfusu 1 milyon`du, bugün 15 milyon, dolayısıyla gerçek Istanbullu arayışı pek sağlıklı sonuç vermeyecektir. Sağlıklı, uygun koşullarda erişilebilir konutlar eğer var olsaydı, bu kentin % 60 `ı gecekondularda yaşamazdı. Buralarda yaşayan insanlara `gelmeselerdi` diye de bakmak doğru olmaz. Uzun uzun neden geldiklerini anlatmamız gerekir. Kısaca, ekmeğinin peşinde gelmişlerdir. Bugün `hukuka uygun` denilen konutları yapan işçiler buralarda yaşamaktadırlar. Kentin fabrikalarında çalışıp birilerini zengin eden insanlar buralarda yaşamaktadırlar. `Hukuka uygun` konutlara temizliğe gidenler buralarda yaşamaktadırlar. Adaletin hakim olmadığı bir toplumda da yoksulların formal konutlarda yaşaması madden mümkün olamamaktadır.

      Gecekondu aynı zamanda insanların devlet ile yaptıkları bir toplumsal sözleşmedir. Yoksul vatandaşa serbest piyasa konut üretmemekteydi, malum. Vatandaşların barınma ihtiyacına cevap veremeyen devlet, sık sık çıkardığı aflar ile legalleştirdiği, verdiği tapu tahsis belgeleri ile tanıdığı bu konutların kamu arazilerine inşasına izin vermiştir. Türkiye bu açıdan şanslı bir ülke, elde fazlasıyla hazine arazisi mevcut. Ayrıca, gecekonduda yaşayan insanlar, buraların altyapısını, yolunu, suyunu, elektriğini, ulaşımını kendi ceplerinden karşılamışlardır. Bugün hepsi belediyeden hizmet almakta, bu hizmetlerin karşılığını sizin, benim gibi ödemektedirler. Dolayısıyla hukuk dışılık dışardan bakıldığı kadar net değildir.

      Hukuki sanılan bir çok konut Istanbul`da kaçaktır, yoğunlukları arttırılmıştır, plan tadilatları ile hukuka uydurulmuştur, buralardan inanılmaz rantlar elde edilmiştir. Demirören AVM kaçaktır, Park Otel faciasını Istanbul yaşamıştır, Kadıköy`deki Corner Otel ne kadar hukukidir, Sapphire Avrupa`nın en yüksek binası nasıl olabilmiştir, Gökkafesi nasıl hukuka uydurulmuştur? Bütün bu hukuksuzluklar rant için yapılmışken, çıkış noktası barınma ihtiyacı olan Gecekonduları adil görmemek bana biraz haksızlık geliyor.

      Formal – enformal, yasal – yasadışı ayrımı çok keskin değildir. Gecekondudan rant elde edenler de olmuş mudur, evet olmuştur. Ancak milyonlarca insanı bir kategoriye sokup, `fırsatlar ülkesinin nimetlerinden faydalanan işgalciler` olarak tanımlamak kolaycılık olacaktır.

  2. Cevap için çok teşekkürler, üzerinde düşünüp daha iyi anlamaya çalışacağım.
    Gecekondularda oturan insanların tamamı için tabi ki fırsatçı/işgalci demek vicdana sığmaz. Ama gecekonduda oturmayan insanlar da ellerinde puroyla hain kahkahalar atan fabrikatörler değil ki 🙂 “Bugün `hukuka uygun` denilen konutları yapan işçilerin, kentin fabrikalarında çalışıp birilerini zengin eden insanların,`Hukuka uygun` konutlara temizliğe gidenlerin, emekçiler”in hepsi gecekonduda yaşamıyor. Bunların hukuki tapuya sahip konutlarda yaşayanlarının, kira ödeyenlerinin hakkı ne olacak? Nesillerdir İstanbul’da yaşayıp, bir şekilde “kamu hakkı” ya da hukuk diye birşeyin varolduğuna inanan emekçilerin hakkı? Sayılar adalet kavramını yenecek mi?
    (“Nesillerdir” ifadesini kullanmakta kastım İstanbulluluk değildi, dünya savaşından sonra böyle bir kavram kalmamıştır bence. Vurgulamak istediğim İstanbul’da mülk edinmenin zorluğu ve sıfırdan başlayan insanlar için nesiller süren bir mücadele sonrasında ulaşılabilen, sanıldığından daha fazla kez ise hiç ulaşılamayan bir imkan olduğuydu.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s