hadi emek sinemasını geri almaya!


 

Eylem: Emek Sineması`nı Geri Almak

Tarih: 17 Nisan 2011

Saat: 18:30

Buluşma noktası: Taksim Tramvay Durağı, sonrasında Yeşilçam Sokak`a beraber yürüyüş.

İstanbul`un değerlerini, bu kenti farklı kılan mekanlarını, hepimize açık kamusal alanlarını hızla kaybediyoruz. Bir çoğumuz içi yanarak, hayıflanarak ama ne yazık ki sadece seyrederek bu süreci takip ediyoruz. Bir şey yapmalı diyenler için İstanbul Kültür Sanat Varyetesi`nin çağrısı aşağıda. Taksim Tramvay Durağı`nda buluşularak, Emek Sineması`na doğru yürüyüşe geçilecek. Çağrıya geçmeden, bu yürüyüş güzergahının İstanbul ve İstiklal severler için sunduğu imkanları hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum.

  • İstanbul Tüketim Çılgınlığı ( a.k.a İstanbul Shopping Fest) zırvalığı sebebiyle sokaklarımızı işgal eden devasal sokak reklamlarının, sanatçılar ve sanatçı ruhlular için tuval, mesaj panosu, WC vs. olarak kullanılabilmesi…
  • Sol kolda bulunan İstiklal`ın soylulaştırılmasına dayanamayıp kapatılan İstiklal Kitabevi`nin önünde bir dakikalık saygı duruşu…
  • Hemen 50 metre ileride bulunan ve İstiklal Kitabevi`nin yerine göz dikmiş sansürcü D&R mağazasına, başarılı büyümesinden dolayı (satışına şer koyduğu) Bir + Bir Dergisi ve Sasha Grey fotoğrafları hediye ederek tebriklerin sunulması…
  • Gene yaklaşık 50 metre ileride ama bu sefer sağ kolda bütün kaçak katları ve çirkin kaplama ön cephesi ile karşımıza çıkacak Demirören AVM`nin yürüyen merdivenlerinin kaldırma kuvvetinin topluca test edilmesi…
  • Emek Sineması`nın geri alınıp Ekümenopolis Belgeseli`nin izlenmesi.
  • Sonrasında isteyenler Emek gibi AVM zede olmayı bekleyen yılların İnci Pastanesi`nde bir porsiyon profiterol yiyebilir.

Bunlar hemencecik benim aklıma gelenler, birlikten kim bilir daha ne yaratıcı fikirler çıkar. Sokakları, meydanları, mekanları geri alma vakti geldi de geçiyor…

İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi`nin çağrısı:

17 Nisan Emek Sineması`nı Geri Alıyoruz!

Duymayan kalmadı: Emek Sineması iki yıldır kapalı. Sinemanın da içerisinde bulunduğu ada yıkılıp yerine tıpkı sinemanın karşısındaki Demirören AVM gibi, dışı ‘tarihi eser’ çakması içi yaldır yaldır bir AVM yapılacak. Emek’ten geri kalanlar ise AVM’nin en üst katına defnedilecek. 

Emek Sineması, kentsel yenileme safsatası adı altında, İstanbul’u alışveriş, kültür ve kongre merkezi ve bol yıldızlı otel ile donatarak, kamuya ait ne varsa özelleştirerek pazarlanabilir hale getirme projesinin ne ilk ne de son kurbanı. İstanbul’un AVM’ler, plazalar ve rezidanslarla değiştirilen siluetiyle sadece evlerimizi, okullarımızı, sokaklarımızı, sinemalarımızı değil bireysel ve kolektif hafızamızı da kaybediyoruz yavaş yavaş…

Fakat bizler, İstiklal Caddesi’nde heyula gibi yükselen Demirören AVM’nin devasa gölgesiyle bile yok edemeyeceği hafızamızda hâlâ Saray Sineması’nı taşıyoruz, unutmuyoruz! Emek Sineması’nda seyrettiğimiz ilk film kadar 1987’de yine burada gerçekleştirilen 1 Mayıs kutlamasını da hatırlıyoruz. Hatırladığımız için bugüne sahip çıkıyoruz.

Israr ediyoruz, “sadece Emek değil, bütün İstanbul bizim!” diyoruz.

Dört aydır bir avuç sözüm ona tarafsız bilirkişi tarafından yazılacak ve Emek Sineması’nın kaderini belirleyecek raporu bekliyoruz. Bizler artık ellerimizden alınan mahalleleri ve kamu alanlarını “kaderlerine” terk etmek yerine onları kamu yararı adına geri alma zamanının geldiğini düşünüyoruz.

Bilenler bilmeyenlere söylesin: haksız ve hukuksuz bir şekilde sermayeye devredilen Emek Sineması ve Cercle D’Orient binası Sosyal Güvenlik Kurumu’na, yani kamuya, yani bizlere aittir ve şüphesiz ki bu alan üzerindeki her türlü kullanım hakkı kamunundur ve kolektiftir. Nazarımızda meşru ve esas olan Beyoğlu Belediye Başkanı, Kültür ve Turizm Bakanı, Yenileme Kurulu Üyeleri ve Kamer İnşaaat gibi şirketlerin çıkarları değil, kamunun yararı ve kararıdır. Ticarileştirilen sanatsal ve kültürel üretime, özelleştirilen kamusal alanlara karşı kamusal müştereklere sahip çıkmanın gerekliliğine inanıyoruz. Bu nedenle, alenen ilan ediyoruz, iktidarın keyfi hukuksuzluğuna karşı Emek Sineması’nı geri alıyoruz!

Aksi takdirde, Emek Sineması, geçen seneki İstanbul Film Festivali kapanışında, bu sene de açılışında gördüğümüz üzere, iktidarın ve sermayenin yağmaladığı, ezip geçtiği bütün kültürel, toplumsal ve tarihi değerlerin başına geldiği gibi bir nostalji mekanı olmaktan öteye geçemeyecektir. Biz bu gelip geçici duygulanmalara, ah vah çekmelere inanmıyoruz. Emek Sineması, dile getirildiği gibi bir değerse ona henüz geç olmadan sahip çıkmak zorundayız.

Bu düşünce ve motivasyonla herkesi 30. İstanbul Film Festivali’nde ulusal yarışmaya katılması “uygun görülen” ilk belgesel olan ve İstanbul’un talan edilme sürecini anlatan Ekümenopolis filmini hep beraber Emek Sineması perdesinde izlemek için 17 Nisan Pazar günü saat 18:30’da Taksim Tramvay Durağı’nda buluşarak Yeşilçam Sokak’a beraber yürümeye ve Emek Sineması’nı kitlesel bir şekilde geri almaya davet ediyoruz.

Bu vesileyle bütün sinemacılara sesleniyoruz: Gelin siz de filminizi 17 Nisan’da Emek Sineması’nda gösterin!

Emek Bizim İstanbul Bizim!

İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi

emeksinemasi.blogspot.com

iksvaryetesi@gmail.com

isyanbulkultursanatvaryetesi@hotmail.com

Reklamlar

hadi emek sinemasını geri almaya!” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s