Demirören AVM ve İstanbul Shopping Fest


Tarihe notumuzu düşelim, Demirören AVM açıldı. AVM severlere hayırlı olsun, İstiklal Caddesi severlere, kalan tek tük bağımsız sinemaya, kitapçılara, etrafındaki esnafa da geçmiş olsun diyelim.

Türkiye`nin en büyük elektronik marketi burada…

Dünyanın Kitabı Virgin Megastore`da..

Bugün aynı zamanda İstanbul Shopping Fest`in (Alışveriş Festivali) de açılış günü. İstanbul Shopping Fest internet sitesinden etkinliğin kamu ve özel sektör ortaklığı ile gerçekleştirildiğini anlıyoruz: “T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve T.C. İstanbul Valiliği himayesinde; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve TİMdesteğiyle; Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD)Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) ve Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) koordinasyonunda gerçekleştirilen İstanbul Shopping Fest (İSF), İstanbul’u dünyanın alışveriş, kültür ve eğlence merkezine dönüştürüyor.” İstanbul zaten sürekli dönüşüyor.

Demirören gibi AVM`lerin ve büyük markaların promosyonunun yapıldığı bu tüketim etkinliği İstanbul`un belli başlı anacaddelerini de kapsama alanı içine almış. İstiklal Caddesi`ni Türkiye`nin En Eklektik Caddesi sloganı ile pazarlarken sanki bir önceki yazıda konu ettiğim kentsel dönüşüm süreci, AVM`leşme ve bu yapılan tarzda etkinlikler ile caddenin “eklektik” özelliğinin hızla yitirilmesi, dünyanın her hangi bir Küresel Kenti`nin anacaddesi ile aynılaşması, ve bunun sadece piyasa yollu bir soylulaştırma süreci ile değil aynı zamanda kamunun politikaları ile yönlendirilmesi meselelerinin üstünü örtmeye çalışıyorlar.

İstanbul Shopping Fest için İstiklal Caddesi`ni işgal eden markalar

Kamunun kaynaklarını ve enerjisini İstanbul Shopping Fest gibi etkinliklere, Demirören AVM gibi kaçağı bol kentsel gelişmelere ve büyük sermayeye aktarması, aslında bize Neoliberal ideolojinin temel yapı taşlarını hatırlatıyor. Bir yanda özelleştirmeler, esnek işgücü piyasası, üretmeyen devlet, küçük bürokrasi, iyi yönetişim gibi kavramlarla piyasa fetişizmi yapılırken, diğer yandan ekonomik politikalarda tam anlamıyla devlet eli ve kamu kaynaklarıyla sermaye birikim sürecini büyük sermaye lehinde kolaylaştıran uygulamalar yaşanıyor. Finans krizlerinde bankaların kurtarılması; Anadolu`nun derelerinin HES projeleri için şirketlere satılması; hazine arazilerinin TOKİ vasıtasıyla özel sektöre devredilmesi; kentsel dönüşüm yasa ve uygulamaları ile kent toprağının kamulaştırılıp özelleştirilmesi; ve dolayısıyla devletin büyük sermaye için kaynaklarını top yekun seferber etmesinde olduğu gibi.

Peki İstiklal Caddesi`nin o “eklektik” özelliğinin yapı taşlarını oluşturan onlarca mekan Demirören AVM gibi gelişmeler yüzünden hızla kapanırken kamunun kaynakları ve enerjisi nerede?  Tabii ki AVM`lerin ve büyük balıkların yanında, esnafın, bağımsız sinemaların, sahafların, küçük balıkların çok uzağında. İşte Demirören AVM`nin 50 metre çapında kapanmış 3 emektar sinema: Alcazar, Emek ve Rüya.

Demirören AVM`nin henüz inşaatı sırasında, 6 ay önce yazdığım yazının son paragrafı ile “hoşgeldin ve elveda” mesajımı bitiriyorum:

Her bir karış kent toprağı da dahil olmak üzere, tarihi mirasın, kamu yararının, toplumsal ilişkilerin, doğanın tüketim çarkları tarafından öğütüldüğü ve rant araçları olmanın ötesinde bir değer görmediği bugünün gerçekliğinde biz “tüketicilerin” nacizane yapabileceği, buralarda bize bahşedilen görevi yerine getirmeyeceğimizi, yani tüketmeyeceğimizi deklare etmek olabilir.. Ben bu AVM`yi boykot edeceğimi şimdiden deklare ediyorum! Darısı her gün yolu Istiklale düşen diğer milyonlarca insanın başına.

Not: Eco Monster köşemizde bu hafta: Demirören AVM, Beyoğlu yazısında proje mimarı olarak belirttiğim Han Tümertekin projenin ilerleyen aşamalarında projeden çekilmiş ve şuan ortaya çıkan binanın çirkin cephesi ile bir ilgisi yokmuş. Bu konu ile ilgili tartışma için yenimimar`a göz atabilirsiniz. Projeden ayrılışın, yazıda konu ettiğim Demirören AVM ve benzer projelerin olumsuz etkilerinde mimarların sorumluluğu meselesini geçersiz kılmadığını düşünüyorum.

Reklamlar

Demirören AVM ve İstanbul Shopping Fest” üzerine 6 yorum

    1. sağolasın! “sivil itaatsizlik ve kamusal mekanı geri almak” ve “hoşçakal istiklal kitabevi” yazıları ile birlikte okunması tavsiye edilir 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s