Klonlanmış bir anacadde: İstiklal


(fotoya tıkla şaşır!)

Yolu her gün Istiklal Caddesi`nden geçen ortalama 2 milyon insandan biri de benim. Cadde her daim kalabalık, hareketli ve yorucu. Ama her geçen gün yoğunluk artıyor. Bilinmezliklerin ve çeşitliliğin bol olduğu, farklı sosyal ve ekonomik ilişkileri barındırabilen, enformel ile formelin bir birine karıştığı, disipline etmenin çok kolay olmadığı bir yer(di). Cadde`nin bu özellikleri hızla değişiyor ve değişmeye devam edecek gibi görünüyor.

Demirören AVM`nin o çirkin yüzünü ve kaçak boyunu nihayet gösterdiği bu günlerde, yabancı yatırımcıların caddede hızla mülkleri kapattıklarının haberleri geliyor. Halihazırda bir mağazası bulunan Mango, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan ve geçen haftaya kadar Kültür AŞ.’nin İstanbul Kitapçısı olarak faaliyet gösteren binayı 54 milyon TL’ye satın aldı. (http://www.patronlardunyasi.com/haber/Mango-54-Milyona-bina-aldi-fiyatlar-uctu/95323)

Avrupa’da önemli caddelerde emlak yatırımları yapan Hollandalı VastNed, Galatasaray Lisesi’nin yanındaki Yapı Kredi binasının yarısını geçtiğimiz ay 29.5 milyon euroya satın almıştı. Bunun yanı sıra şirket caddedeki bir dizi başka binayı toplam 90 milyon euroya devralmıştı. VastNed dışında İngiltere merkezli, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan “emlak piyasalarının fırsatlarından yararlanmak” için kurulmuş Eastern European Property Fund Limited (EEPFL) Beyoğlu’nda aşağıdaki toplam 9 binayı satın aldı:

  • Kadife Palas, 134-139 Susam Sokagi, Cihangir
  • Mısır Apartmanı, 6. Kat, Istiklal Caddesi,
  • Ravouna Apartmanı, 401 Istiklal Caddesi,
  • Markiz (Oriental) Pasajı, Istiklal Caddesi,
  • Nil Pasajı, Istiklal Caddesi,
  • Pera Residence, Asmalimescit Sokak,
  • Sarı Bina, Asmalimescit Sokak,
  • Gonul Sokak, Asmalimescit Sokak,
  • Taka Binası, Asmalimescit Sokak

(http://www.eepfl.com/portfolio)

Kazak Capital Partners ise Galata’daki Kamondo Han’ı satın alarak Beyoğlu’na giriş yapmıştı. (http://www.arkitera.com/h11131-kamondo-apartmani-kazak-sirketinin-oldu.html)

Bu olan bitenlerin yanında, caddenin ve cadde boyunca yer alan kamusal mekanların (meydanlar, sokaklar, gökyüzü, bina cepheleri vs.) vahşice markaların pazarlanması için geçici özelleştirilmeleri yaşanmakta. Yılbaşında ortaya çıkan, ama kalıcı bir şekilde bütün sene boyunca kilometrelerce uzanan Turkcell süslemeleri; farklı markaların köşe kapmaca oynadığı Galatasaray Meydanı; gerilla-art olarak ortaya çıkan ve reklam sektörü tarafından evcilleştirilen bina yüzeylerine projeksiyon yansıtmaları ile ışıldayan Tünel Meydanı…

Ve hatta, bina, mekan ve sokaklar yetmezmiş gibi sokak satıcıları, eylemci taklidi yapan reklam ajanları Istiklal Caddesi`ni ve onun öznelliğini “imite” ve “irrite” etmekte. Bu imitasyonu en başarılı şekilde uygulayan ve bünyede en büyük iritasyona yol açan şirketlerden biri Vodafone. Geçenlerde Taksim`den Tünel`e doğru yürürken bir grup kırmızı giysili insan ellerinde pankart, yumruklar havada sloganlar atarak yürüyorlardı. Ne gösterisi diye baktığımda Vodafone reklam ajanlarını gördüm.. Gene başka bir gün, başka bir Vodafone kampanyası için caddedeki bütün simitçiler seyyar reklam standına dönüştürülmüştü. Ve bir başka kampanya için Amerikan Futbolcu üniformaları içinde onlarca genç Cadde trafiğini Vodafone için tıkamışlardı.. Zaten yazılı ve görsel medyada reklamları ile her an hayatlarımıza girebilen bu özel şirketleri ve onların tüketim ürünlerini gündelik yaşantımız içinde, sokaklarda, baktığımız her yerde bu kadar vulgarca görüyor olmak büyük bir rahatsızlık unsuru ve kontrol edilmesi gereken bir kent sorunudur.

Tabii ki kentleri yaşanabilirlik merkezinde düşlediğimiz takdirde.. Ama ne yazık ki sermaye odaklı kentleşme vizyonunun Istiklal Caddesi ve çevresinde görmek istediği kentsel dönüşüm bu kentsel sorunlara kucak açmakta. Ve asıl “sorun” olarak, başta belirttiğim “bilinmezliklerin ve çeşitliliğin bol olduğu, farklı sosyal ve ekonomik ilişkileri barındırabilen, enformel ile formelin bir birine karıştığı, disipline etmenin çok kolay olmadığı” yeri görüyor. Haliyle seyyar satıcı ve sokak sanatçısına göz açtırmayan zabıta ve kolluk kuvvetlerinin ve onların afili arabalarının sayıları artıyor; geri dönüşüm emekçileri üzerindeki baskı çöp toplama şirketleri lehinde yoğunlaşıyor; her bir göstericiye 10 kolluk kuvveti gelecek şekilde eylemciler kontrol altında tutuluyor; “yağlı” koltukları olan Emek gibi bağımsız filmleri gösteren sinemalar bir bir kapanıyor; D&R gibi zincir mağazalar Bir+Bir gibi “Beyoğlu” merkezli yayınlara sansür uyguluyor; ve liste uzayıp gidiyor. Yabancı ve yerli sermaye ve o sermaye akışını kolaylaştırmak için canla başla çalışan yerel yönetim Istiklal`i ve çevresindeki toplumsal ve ekonomik yapıyı disipline etmeye başlıyor. 5366 sayılı kanun kapsamında kentsel dönüşüme uğrayan Tarlabaşı, ve gündemdeki Beyoğlu Koruma Amaçlı Imar Planı ile bütün alanın mekansal dönüşümü de bu sürece eklemleniyor.

(Radikal)

Istiklal Caddesi ve Beyoğlu’nda bundan sonra neler olacak?

Klonlanmış Kentler, Caddeler…

Disipline edilmiş bir tüketim merkezi olarak işlev görmeye başlayan cadde, çeşitliliğini ve öznelliğini hızla yitirmektedir. Cok uluslu şirketlerin zincir mağazalarının ve ulusal çaptaki büyük mağazaların sayıları hızla artmaktadır. Istanbul`un her hangi bir AVM`sinde görebileceğiniz dükkanlar caddede yerlerini almakta, sayılarını arttırmaktadır. Ayrıca, caddenin ruhuna aykırı bir şekilde AVM`ler açılmaktadır. Istiklal Caddesi, dünyanın her hangi bir şehrinde yer alan anacaddeler ile aynılaşmaktadır. Ve bu büyük oyuncular yıllardır burada yer alan işletmelerin bir bir kapanmasına ve el değiştirmesine yol açmaktadır.

Ingiltere merkezli New Economics Foundation (Yeni Ekonomi Vakfı) bu süreci ifade etmek için clone town, yani klonlanmış kentler terimini kullanmaktadır. Yaptıkları izleme ve raporlama faaliyetleri ile her sene Ingiltere`de kentlerin ve anacaddelerinin ne kadar aynılaştıklarının, yani klonlaşıp klonlaşmadıklarının hesabını tutmaktalar (Son raporları için tıklayın).

Peki şehir merkezlerinin hepsinin aynılaşması neden bir mesele olsun? “Klonlanmış şehirlerin yayılması ve ana caddelerin korkutucu bir şekilde homojenleştirilmesi estetik kaygının ötesinde bir şey ifade ediyor mu?” sorusuna “Bizce evet. Evet, bir yerin ayırtediciliği ve anlamı insanlar için önemlidir. Kent merkezlerimizin karaktersizleştirilmesi, yaşayan tarih ve kendi yaşadığımız çevreyi bir şekilde biçimlendirme ve etkileme imkanından yoksunluk evimizde hissetmemiz gereken yerlere yabancılaşmamıza yol açacaktır” diye cevap veriyor Anacaddeleri Geri Istemek başlıklı rapor.

Ama meselenin tabii ki bundan ibaret olmadığını hakkıyla belirtiyorlar. Anacaddeler için farklı bir vizyon önerme derdindeler: Sadece tüketicilerin varlığına dayanmayan, ancak daha iyi yaşamamızı destekleyecek farklı anacadde deneyimleri geliştiren bir vizyon. “Eğer iklim değişikliğinden ekonomik krizlere karşılaştığımız farklı sorunlar ile yüzleşeceksek anacaddelerimizi hayata tekrar döndürmeliyiz. Genetik çeşitliliğin kaybı türlerin hayatta kalmasını tehdit ederken ve doğal ekosistemleri çöküşlere karşı savunmasız kılarken, klonlanmış kentler anacaddelerin ekonomik kötügidişlere ve azalan tüketici tercihlerine karşı dirençliliğini azaltarak yerel geçim kaynaklarımızı, topluluklarımızı ve kültürümüzü tehlikeye sokmaktadır.”

Klonlanmış kentler ve anacaddeler meselesini sadece Istiklal özelinde değil, bütün Türkiye genelinde düşünmenin vakti geldi de geçiyor. Ulkenin dört bir yanına AVMler ve anacaddeler üzerinden hızla yayılan büyük zincir markalar, cafeler, giyim kuşam mağazaları, kozmetikçiler, marketler, tekno marketler ve yasal mevzuatın değişmesini bekleyen eczane zincirleri alarm zilini yeterince çalıyorlar. Yerellik, esnaflık, üretici – tüketici dayanışması, yerel para birimi, adil ticaret gibi kavramlara yaşamlarımızda daha fazla yer açmamız gerekiyor diye düşünüyorum.

Reklamlar

Klonlanmış bir anacadde: İstiklal” üzerine 7 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s