TOPHANE 2010


Şiddeti meşrulaştırmama gerekliliği onu anlamama için bir gerekçe olmamalı.

“Mahalle baskısı, galerilere içki baskını, referanduma evet demenin yansımaları, 2. Madımak olayı, laiklik karşıtlığı, medeniyetler çatışması” gibi yorumlar 21 Eylül akşamı Tophane`deki galerilerin ortak sergi açılış etkinliğinin mahalleliler tarafından organize bir şekilde basılmasını, camların indirilmesini ve çıkan arbedeyi açıklamak için yeterli olmadığını düşünüyorum. Bütünlüklü bir analiz için erken olmakla birlikte, üst ölçekte kentte yaşanan dönüşümlerin mikro ölçekte yol açtığı sancılar bu olayları anlamlandırmak için bir okuma sağlayabilir. Yaşanan şiddet Tophane çevresinde son sürat devam etmekte olan, kültür, turizm ve eğlence sektörü üzerinden yürüyen soylulaştırma sürecinin bir patlamasıdır.

Daha önce Vakit Gazetesi`nin kışkırtması ile Kumbaraci 50 adlı mekanda bir meleğin porno setindeki bir fahişenin bedenine girmesini konu eden Yala Ama Yutma adlı oyun sahnelenmek için hazırlanırken Tophaneliler gene ayaklanmış, Beyoğlu Belediyesi salona mühür vurmuş, basının gösterdiği ilgi sonrasında Belediye mührü kaldırmak zorunda kalmıştı. Bir sene kadar önce IMF Toplantısı`nı protesto edenlere gene sopalarla Tophaneliler saldırmıştı.

Tophane`nin kendi mikro sosyolojisi (aşırı muhafazakar Siirtli Arap göçmenler ve zaman zaman Türk milliyetçiliği damarı kabaran, yoksul Romanlar), bu ve bunun gibi patlamaların şiddet dozunda elbetteki etkili olmaktadır. Tophane`nin bu mikro kosmosu, organize, planlı ve faşizan doğrudan şiddet amaçlı bir saldırının bir mahalle içinde, buranın ileri gelenlerinin gözetiminde, geniş bir konsensus ile gerçekleşebilmesi, 50`ye yakın kişinin bu eyleme katılması, insanların kendilerini sonuna kadar haklı görmesinde farklılığını da ortaya koymaktadır. Ama tek başına, 22 Eylül’de yapılan basın açıklamasında ısrarla sorulan “peki bu olay neden gerçekleşti” sorusuna bir cevap verememektedir.

İstanbul`da kültür üzerinden dönüşümün yaşandığı, açılan sanat galerileri, hosteller, butikler ile soylulaştırmanın gün be gün gözlemlenebildiği bir yer Tophane. Buranın yerel basınında (http://www.tophanehaber.com/) semtin içinden geçtiği soylulaştırma sürecinin yarattığı sancılar sıkça haber olmaktadır. Ardı ardına açılan hosteller, sanat galerileri, barlar, el değiştiren tescilli konutlar, yıkılıp yenilenen eski binalar mahalleli üzerinde bir baskı olarak hissedilmekte, burada ciddi bir fiyat artışına yol açmaktadır, dolayısıyla insanların yaşam alanlarını gün geçtikçe daraltmaktadır. Gene bu mahallede yer yer İstanbul`un en yoksulları, sanki yoksulluk adacıklarda yaşamaktadırlar. Kent yoksulluğu en derininden Tophane`de tecrübe edilebilmektedir.

Saldırı sonrasında yapılan “2010 Kültür Başkenti İstanbul`a yakışmıyor” gibi yorumlar, aslında İstanbul`un, kentte kültür sektöründe yaşanan “rönesansın”, ve de bu İstanbul – Kültür ilişkisinin farklı sınıflar için anlamının anlaşılmadığını göstermektedir.

Bu sürecin makro ölçekte okuması, İstanbul`da 2000`lerin başından beri şehrin üst ölçekli planlarında kültür vadisi olarak gösterilen Haliç`in iki yakasının kültür ekseninde hızla dönüşmesidir. Yukarıdaki harita bu dönüşümü net bir şekilde ortaya koyuyor. Önce eski sanayi mekanlarının kültür mekanlarına dönüşümü ile başlayan süreç (Santral İstanbul, Kadir Has Üniversitesi, Feshane, Sütlüce Kongre Merkezi, Koç Müzesi, İstanbul Modern vb.) bugün gelinen noktada, bu mekanların tüketicilerinin ve Küresel Kent`in çekim güçünden etkilenen turistlerin, expat`ların (İstanbul`da yaşayan yabancı uyrukluların) barınma ve yaşam alanı tercihlerine uygun bir dönüşümü de tetiklemektedir. Kültürel dönüşüm, dünyada başka bir çok yerde görüldüğü gibi, hızlı bir soylulaştırmayı beraberinde getirmektedir. Bu sanayinin dağıtılması sürecinde mekansal fonksiyonların yeniden tanımlanması ve artık buralarda kendilerine ihtiyaç kalmayan işçi sınıflarının kentin dışına itilmesi ve yeni kullanıcılara yer açılmasıyla ilişkilidir. Tophane Galeri haritasını, hem Haliç dönüşüm haritası, hem de İstanbul Zorla Tahliye haritası ile birlikte değerlendirmek gerilimi anlamaya yardımcı olacaktır.

Dolayısıyla, yaşanan Galeri Basma eylemi oldukça komplike toplumsal gerilimleri, mekansal dönüşümleri, dönüşüm sürecine müdehale etme isteğini, yoksulluğun mekansal ifadelerini, sınıfsal farklılıkları içinde  barındırıyor. Yani çok katmanlı bir olay söz konusu olan.

Şiddetin yapısalı mı, doğrudanı mı?

Kentsel dönüşüm, ister Sulukule, Tarlabaşı, Fener–Balat Dönüşüm Projeleri gibi devlet eliyle zorla dayatılsın, ister de Cihangir, Çukurcuma, Asmalımescit, Tünel, Galata ve Tophane çevresinde olduğu gibi sermaye baskısı ile mutenalaştırma / soylulaştırma şeklinde gerçekleşsin, yapısal olarak şiddet içeren bir süreci ifade etmektedir. İnsanların, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmaları, yoksulluk içinde yaşayanların yoksulluklarının derinleşmesi, çaresizlik duygusu, evlerinin yıkılması, gündelik gerçekliklerinin takip edebileceklerinden çok hızlı bir şekilde değişmesi, bu değişimin bilinen değer yargılarını sarsması gibi dönüşümlerin travmatik sonuçları vardır. Özellikle bu dönüşüm süreçlerinde karar verme mekanizmalarından tamamen dışlanan, sözünü söyleyemeyen, kendi “yok oluşlarının” sadece birer gözlemcisi olmuş insanlar (yapısal) şiddeti çok derinden tecrübe ederler. Hakim medya, üst sınıflar, siyasetçiler açısından bu şiddet görünür değildir elbet, gösterilmek istenmez. Hele ki kafa göz patlatan, cam çerçeve indiren doğrudan şiddetin yanında tamamen görünmez kalır. İnsani, etik, adil duruş, hem yapısal hem de doğrudan şiddete karşı durabilmeyi gerektirir..

Peki bu noktadan sonra ne yapılabilir?

Bence, sanat galerileri içinde bulundukları mahalle ve mahallelilerin haykırışını duymaya başlamalıdır. Sanatseverler Sanat Galerilerinin bir boşlukta asılı olmadığını, bulundukları mekanın galerilerden fazlasını içerdiğini anlamalıdır. Tophane`nin ileri gelenleri (esnaf ve dernekler) ile kültür – sanat temsilcileri arasında bir diyalog süreci başlamalıdır. Rahatsızlık noktaları konuşulmaya başlanmalıdır. Asgari bir uzlaşma aranmalıdır. Organize, planlı şiddet eylemlerine mahalleli tahammül göstermeyeceğini deklere etmelidir.

Ve herşeyden önemlisi, Mahallelilerin artık çok net gördükleri, soylulaştırma tehlikesinin ve bunun sonucu yaşam alanlarını kaybetmeleri gerçeğinin altında yatan sebebin görünür kılınması gerekmektedir. Bugün halen, Tophaneliler Belediye`den medet ummaktadırlar. Hem Beyoğlu`nda, hem de İstanbul genelinde soylulaştırma bayrağı Belediyelerin elindedir. Tophanelilerin geleceği, bu belediyeler tarafından Sulukule`de, Fener – Balat`ta, Tarlabaşı`nda hali hazırda yazılmıştır. Sanat üzerinden dönüşümün katalizatörü galeriler ve mahalleli, soylulaştırma karşıtı bir birlikteliği aramaya başlayabilirler.. Evet bu arayış hiç de kolay değildir ama belki bu şekilde hem mahallenin başta belirtilen sosyolojisinden kaynaklı “gericiliğinde” bir esneme olabilir, hem de mekanda adil bir şekilde birlikte var olabilmenin bir zemini yaratılabilir. Gelişmeleri takip edeceğim..

Reklamlar

TOPHANE 2010” üzerine 3 yorum

  1. Tophane’de yaşanan olaylarda “soylulaştırma sürecinin” yarattığı gerilimin önemli bir payı olduğuna katılıyorum. Bu payı görmezden gelen her yorumun da eksik, olayın organizatörlerine yarayan ve hazırlanan ayrıştırma zeminine tuğla eklemek olduğunu düşünüyorum.
    Öte yandan olayın toptan “Tophaneliler’e” mal edilmesinden de endişe duyuyorum. Bu da bir başka tuğla olur bence. Ne yazık ki sizin yazınızda da bu ifade var. Olayın içinde Tophaneliler’in olduğu açıkça ortadadır. Olay uygun ortamın varolduğu başka bir muhitte de geçebilirdi ve o zaman da olayın içinde oralılar olurdu doğal olarak. Yine de “Bir sene kadar önce IMF Toplantısı`nı protesto edenlere gene sopalarla Tophaneliler saldırmıştı,” ifadesinin fazla kesin ve keskin olduğunu düşünüyorum.
    Yazı için teşekkür ederim.

    1. soylulaştırma, ingilizce gentrification kavramının en yaygın kullanılan şekli. mutenalaştırma da kullanılıyor. aslında sizin de kullandığınız şekliyle, tırnak içinde kullanmakta fayda var sanırım. Sonuçta terimi kullanırken pozitif veya negatif bir anlam yüklemekten ziyade yaşanan süreci ifade ediyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s