10 maddede soylulaştırma – Cihangir


Mutlukent`te bir magazin haberi vereceğim aklıma gelmezdi ama bunu beğendim. Habertürk`ten Zafer Akbaş, Cihangir`de oturduğunu öğrendiğimiz Akasya Aslıtürkmen adlı bir tiyatrocu ile semt hakkında görüşmüş. Kendisini tanımıyordum, affetsin ama google`nin aracılığıyla “derin sırt dekoltesiyle sahneye damga vuran”, güzel bir oyuncu olduğunu öğrenmiş oldum.

Aslıtürkmen, Cihangir`i 10 maddede tanımlamış, kendisini de o yüzden konuk ettik. 1990`lara kadar düşük gelirlilerin ağırlıklı olarak yaşadığı semt , 1990`ların ortalarından itibaren hızlı bir şekilde soylulaştırma (gentrification) sürecine giriyor. öncelikle sanatçıların yerleşmesiyle burada bir dönüşüm başlıyor. Neredeyse doyuma ulaşan soylulaştırma süreci sonunda, bugün semtte cafe enflasyonu ve aşırı pahalı kiralık konutlar öne çıkıyor. Sanatçı da bir anlamda soylulaştırma sürecinin “sancılarını” 10 madde de anlatmış. Maddelerden aslında dönüşümün halen devam ettiğini anlıyorsunuz, bir de tabii herkesin bambaşka dertleri var, onu.. Aynı haberi Milliyet de yayınlamış, altına da bir okuyucu harika bir yorum yapmış. Buyrun maddeler ve yorum:

– Cihangir’de bakkala bile öylesine gözler çapaklı inemezsiniz çünkü her an Kardeşler Pide’nin önünde fotonuz çekilebilir.

– Cihangir bir tadilatlar semtidir. O matkap artık herhangi bir ses gibi kanıksanır. Bir yer biter, diğeri başlar!

– Mahallede şöyle bir dolaşmaya çıkmanız bile mahallenin muhtarıymış gibi herkese hesap, selam vermek ile geçer. Surat asmak hoş karşılanmaz.

– Kaldırımda yürüyemezsiniz! Belediye tarafından kafelere kiralanmıştır. Yolda yürürseniz davar muamelesi görür, korna sesi ile irkilirsiniz.

– Dev kafe Cihangir’de ev bulmak ve sonra o evde rahat barınmak pek zordur. Bir daireye beş emlakçı bakar. Evlerde oturulacak gibi değildir.

– Topuklu ayakkabı ile Istanbul hayatı zordur ama Cihangir sokakları yarış parkuruna benzer.Ehliyetsiz topuklu giyilmez.

– İki çeşit Cihangirli vardır; evine hırsız girmiş olan ve evine hırsız girecek olan.

– Kafe türevi bir yerde otururken her türlü dilenci, dolandırıcı, boncukçu ile en az bir defa diyalog kurmak zorunda kalırsınız.

– Kafe, restoran gibi yerlerde öyle rahat rahat sohbet edemezsiniz. Yan masanın kulağı vardır!

– Cihangir’de yaşamak akvaryumda balık olmak gibidir. Sürekli gözler üzerinizdedir. Herkes sizin ne giydiğinizi, ne yaptığınızı dikizler.

(http://magazin.haberturk.com/herkes-bunu-konusuyor/haber/550264-cihangiri-topa-tuttu)

Milliyet Yorum:

Hakan Aslan – 09 Eylül 2010, 22:10

Senin en azından tercih şansın var..ya bizim??

biz Güngörene bile katlanıyoruz ablacım yaaa. . ne cihangirinden bahsediyorsun. . . arka sokağa bile arabayla gitmek zorundasın, kalabalıktan babanı görsen tanıyamazsın. . . birgün tramvayın altında kalacağız ama bakalım ne zaman. . .

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s