iftar sofraları Guinness ile buluşursa..


Ramazan boyunca, guiness rekoru kıran iftar sofraları haberleri eksik olmadı. Guiness’te böyle bir kategori hali hazırda var mı merak ediyordum ki bu rekorun 15 bin kişi ile Dubai’nin elinde olduğunu öğrendim. Türkiye bu Ramazan, “ülkenin dört bir yanını iftar çadırlarıyla donatma” yaklaşımından “sokaklara taşan iftar sofralarına” geçiş yaptı. Hayırlı olsun!

En son Ankara’da “10 platform yönetimi” hükümetin ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da katılımı ile 70.000 kişilik bir İftar daveti verdi. Toplam 8 ton et, 5 ton pirinç, 2 ton nohut kullanılırken, 60 bin pide, 60 bin ayran, 120 bin şişe su ile hurma, zeytin, tereyağ ve baldan oluşan iftariyelik hazırlandı.. Tabii Ramazan ve Referandum bir araya gelince kamusal her etkinlik propaganda için bir “platform” sağlıyor. Iftariyeliklerin konduğu kutuların üzerinde kocaman “Evet” yazıyor. Hem iftara hem referanduma evet! Cifte kavrulmuş fıstıklı lokum gibi.. Fotoğraflardan gördüğümüz kadarıyla “şoför esnafı evet diyor” yazili şapkalar takıyor rekorluk iftar sofrasının katılımcıları. Buradan da 10 platform gücündeki etkinliğin gazını verenlerin şoförler olduğu anlaşılıyor. Ülkemizin “demokratikleşme” sevdalısı “demokrat” şoför esnafı elini taşın altına soktuğunu, 70.000 kişiyle gözümüze de sokmuş oluyor, sağolsunlar. Gerçi hadlerini bilmeyerek bazıların işine de çomak sokmuşlar, nasıl mı?

Aslında sokaklarla buluşan iftar sofralarının ülkedeki öncüsünün Esenler Belediyesi olduğunu ben bu sene yaptığım bir araştırma sırasında öğrenmiştim. Belediye bu konuda son derece vurgulu ve gururluydu. Hatta her konuda öncü belediye olduklarının sadece bir örneği olarak “Bir sofra da sen kur” etkinliğini gösteriyorlardı. Geçen sene gerçekleştirilen bu etkinliğe tam 15.000 Esenlerli katılmıştı. Yazık ki bir tek Guiness heyeti eksik kalmisti. Kurulan bu sokak sofrasının medyada yol açtığı şiddetli hazımsızlık, sokağın gücü konusunda siyasi partilere bir ipucu vermiş olmalı ki AKP İstanbul İl Başkanlığı bu yıl ilçelerdeki iftar çadırlarının yerini sokaklardaki sofraların alması doğrultusunda bir karar aldı.

Haliyle, bu sene Esenler Belediyesi gözünü karartmış, 10 km uzunlugunda 7 bin masadan oluşan yaklasık 40 bin kişinin aynıanda iftarını açtığı bir sofranın öncülüğünü yapmıştı. Aslında Esenler kendini diğer belediyelerden ayırıyordu, bu sofrada belediyenin tuzu sadece takviye maiyetindeydi. Uygulamada esas olan vatandaşların kendi yemekleriyle iftara katılmaları ve dolayısıyla bir gelenek başlatmaktı (Güzel fikir!). Başkan “Allah’a şükür bu yıl görüyoruz ki, uygulamamız İstanbul’da bir çok belediyeye örnek oldu. Elbette bir hayra öncülük etmek bizleri son derece mutlu ediyor” derken aslında bugün bir çok belediye başkanının kafasında olan hatta uykularını kaçıran bir gerçeği afişe etmiş. Evet, belediyecilik tarihinde gelinen bu noktada artık kabul gören sadece “kaldırım belediyeciliği” degildir. Yani vatandaşa yol, kaldırım, su, çöp toplama gibi temel hizmetleri sağlayan altyapı belediyeciliği bugün yeterli görülmemektedir. AKP, CHP, MHP, BDP demeden bütün belediyelerin, en azindan söylemsel olarak iddiası “sosyal belediyecilik” yapmaktir. Simdi sosyal belediyecilik için, sosyal haklara saygılı, toplumsal olarak duyarlı, merkeze sermaye yerine insanı alan, katılımcı, şeffaf demokratik bir yönetim göstermek gerekir diyerek kafaları bulandırmayacağım tabii ki. O başka bir yazının konusu olsun.

Ama şurası çok net ki 2010 Türkiyesi’nin ne seçmenini ne de siyasetini maksajsız, manikür-pedikürsüz duru, kuru bir kaldırım belediyeciliği kesmemektedir. Renkli, canlı, sansasyon yaratan, haber değeri taşıyan ve belediyenin sınırlarının çok ötesinde bir kapsama alanını da içeren bir siyasetin taşıyıcılığını yapmak yerel yönetimlerde arzulanandır ki bunun merkezinde de dediğimiz gibi başkanların uykularını kaçıran “öncü olma” baskısı yer almaktadır. Bu baskı sonucunda da Esenler, 15.ooo kişilik artık mütevazi kalan “Bir sofra da sen kur” yerel etkinliğinden, sınırları Esenleri ve hatta Istanbul’u aşarak 81 ili buluşturma iddiasındaki “Türkiye Esenler iftarında buluşuyor” etkinliğine hızlı bir yükseliş göstermiştir. Iddia ediyorum, seneye Ramazan ayında ilçe belediyeleri Türkiye`yi buluşturmakla kalmayacak, kurdukları rekorluk Guiness sofralarında bütün Islam alemini buluşturma yarışına girişeceklerdir. Bugünden not düşelim.

Velhasıl, körün gözüne parmak sokar gibi fakir fukarayı doyurma amaçlı kurulan iftar çadırları Türkiyesi’nin geldiği noktada, çadır dikecek boş arsa, meydan, kamusal alan, otopark, halı saha kalmamıştır. Haliyle artik iftar çadırları üzerinden rekabet etmek, puan toplamak mümkün değildir, hele hele üzerinizdeki baskı öncü olmak ise, hiç şansınız yoktur. Iftar çadırları, Anadolu’nun yeni yetme belediyelerinde görevlerini sürdürmeye devam edebilirler. Büyük şehirlerde başkanlar sokağın gücününün farkına varmişlardır. Işte iktidar hırsı ve yarışı böyle bir şey sayın okurlar. Lakin bu yarış kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Sen kalk iftarları sokaklarla buluştur, 10 binleri toparla, sonra da karşı yakadan partidaşın bir belediye de 20 bin hedeflerken 40 bin kişiyi sofrada buluştursun. Bu Ramazan’da, Üsküdar Belediyesi’de hem 40 bin kişiyi toparladı, hem de tüm Türkiye’yi kucakladı. Tesadüfün böylesi.. Öncü olabilirsiniz ama görüyorsunuz meydan hiç boş kalmıyor. Üsküdar’da da başkanın mesajının ufku henüz Türkiye ile sinirli ama dediğim gibi bekleyin ve göreceksiniz, bu ufuk çok hızlıca genişler: “Biz belediye olarak 20 bin kişi hedefliyorduk, şu an alanda yaklaşık 40 bin kişi var. Bu alanda sofra kurmamızın amacı güzel yemekler yemek, yedirmek değil. Amacımız doğulusu batılısıyla, Kürdü Türküyle, Alevi’si Sünni’siyle, tek bilek, tek yürek olduğumuzu göstermekti. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Dur durak bilmeden, Türkiye’yi karış karış dolaşan, ülkeyi birçok alanda tarihinin en iyi noktasına getiren, ülkemizi dış dünyada saygın, itibarlı bir noktaya taşıyan Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hedeflediği sevda şölenini gerçekleştirebilmekti. Bugün bu tabloyu görmenin hazzını yaşıyoruz. Biz Türkiye sevdalısıyız”.

Gözünü karartmış başkan, yüksek katılımdan aldığı motivasyon ile gelecek seneki hedefini de açık etmiş, 20 bin 40 bin değil kısmetse 100 bin kişiyle iftar sofrasına oturacaz derken de rakiplerine göz dağı vermiş. Kızışan bu ortamda referandum gazını alan şoförlerde 70 bin kişi ile belediyelere, “sivil toplum – hükümet el ele” diyerek “bu yarışta biz de varız” mesajını vermiş. Bitirirken bir tahmin de daha bulunalım o zaman.. Iftar sofrasını Guiness Rekorlar Kitabı`na sokan, yani siyaset ile ilişkisini kitabına uyduran sivil toplumun değerli “öncüleri” de sıradaki seçimlerde esnaflıktan politikacılığa terfi ederse sanırım kimse şaşırmayacaktır..

Reklamlar

iftar sofraları Guinness ile buluşursa..” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s